Sayfa yolu
Kemal Okuyan: Seçim güvenliğinin anahtarı örgütlü halktır
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.11.2022 , 09:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, dün akşam TELE1'de yayınlanan "Açıkça" programına katıldı. Okuyan programda gazeteci Gökmen Karadağ ve hukukçu Salim Şen'in sorularını yanıtladı.
'Cumhurbaşkanlığı için ismi geçen adaylar ne diyor biliniyor mu?'
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "ABD'nin taziyelerini kabul etmiyoruz" sözlerini değerlendiren Okuyan "Türkiye siyaseti her konuda kimin ne dediğinin belli olmadığı tuhaf bir alana döndü. Toplum açısından bu çürümenin dışında durulmalı, programlar, ilkeler önemsenmeli. Bugün isimler üzerinde 'Cumhurbaşkanı adayı kim olacak' diye siyaset yapılıyor. Ne diyor bu insanlar biliniyor mu? Mesela ismi geçen adayların ABD konusunda ne düşündüğüne dair fikri var mı bu toplumun? Ya da laiklik ya da Rusya. Hiçbir konu gerçek bir şekilde tartışılmayınca Soylu da rahat rahat konuşuyor. Nasılsa bu meseleleri dert edinen yok. ABD'yle ilişkiler sürüyor" dedi.
'Seçim güvenliği sandıkta alınmaz'
Hukukçu Salim Şen'in "Saldırı sonrası sosyal medya karartması ve seçimlerde de uygulanma ihtimali, hukuksal adımlar ve kolluk güçlerinin yapabileceklerini düşünürsek, seçim güvenliğini nasıl sağlarız? Bu konudaki önerileriniz nedir?" sorusuna Kemal Okuyan şöyle yanıt verdi:
"Birkaç yıldır ısrarla şunu söylüyoruz. Seçim güvenliği sandıkta alınmaz. Seçim güvenliği teknik bir olgu da değildir. Yazılımla falan da sağlayamazsınız. Seçim güvenliğinin anahtarı örgütlü halktır. Şu andaki problem ne tür hileler yapıldığı değil, hile yapıldığında ne yapılacağıdır. Seçim denetimi bugünkü devlet yapısında kolay değil. Örgütlü bir toplum bunu denetleyebilir.
TKP olarak tanık olduğumuz, yakaladığımız o kadar çok şey oldu ki geçtiğimiz seçimlerde. Ancak yaptırımı yok. Neden çünkü iktidarda güç sahibi olan parti hukuki olarak ortaya çıkabilecek bir problemde toplumun bu durumu takip edebilecek enerjisi olmadığını biliyor. Hatırlayın daha önce aynı şeyi yaşadığımızda insanlara 'Aman sokağa çıkmayın' denildi. Bu kadar örgütsüzleşmiş, hareketsiz bir toplum varken bu meseleyi gözlemciyle çözemezsiniz. Usulsüzlüğünü ortaya çıkarsanız yaptırımınız ne? YSK mı? Türkiye'de bir seçim usulsüzlüğünü neyle engellersiniz? Biz bunu yaşadık, 'Seçim sonucunu etkileyecek bir şey değildir' diyorlar.
Dolayısıyla seçimlere giden süreçte bu halkın mümkün olduğu kadar örgütlü hale gelmesi gerekiyor. İktidar doğal olarak halkın hesap sorma yeteneğini kriminalize etti. Ama muhalefet de buna çanak tuttu. Halkın meşru şekilde hakkını araması ne zamandan beri suç haline geldi. Yasal hak. Protesto gösterisi şu Anayasa'da bile hak. 'Bunu yaparsanız iktidarın işine gelir' denirse, neyle engelleyeceksiniz?
Usulsüzlüklerin nasıl yapıldığını biliyoruz. Biz örgütlü olduğumuz yerde bunların üzerine gitmeye kararlıyız. Halleri varsa, diğer partilerle bu konuda işbirliğine de gideriz. Daha önce bu konuda uyardığımız partiler ilgilenmediler. Biz tek bir oyumuzun bile peşine düşeriz."
SGB'nin ne yapacağını açıkladı
Sosyalist Güç Birliği'nin (SGB) ne yapacağına ilişkin de bilgi veren Okuyan "Sosyalist Güç Birliği, Türkiye solunun son dönemdeki CHP ve HDP ile birlikte hareket etme iradesinin dışında bir karar verdi. Kızabilirler bize... Ama açıkça söylüyorum: Solun toplumsal karşılık bulmamasının bir nedeni de bu" dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.