Sayfa yolu
Kemal Okuyan: Bizim baştan aşağı radikal bir düzen değişikliği talebimiz var
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.09.2022 , 08:03 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, dün akşam KRT TV'de Remziye Demirkol'un konuğu oldu.
Okuyan'ın programda yaptığı değerlendirmelerden bazı başlıklar şöyle:
- Siyasi partileri operasyondan koruyacak olan şey sağlam ideolojileri, ilkeleridir. Bizde siyasette kişiler o kadar ön plana çıkıyor ki kişilere dönük operasyonlar kolaylaşıyor. Bir düşünceden kurtulmak zordur, bir kişiden kurtulmak kolaydır.
- Cumhurbaşkanlığına ilişkin adaylar gündeme geliyor ama bunların dünya görüşü nedir, bu konuşulmuyor. Kişiselleştirilmiş siyaset dünyası operasyonlara çok açık. Hiçbir siyasetçinin Türkiyede koruma alanı yok. Toplumun bu siyasete alışması kişileri tartışması çok tehlikeli.
- Beşli çetenin yarattığı bir rezalet var. Ama siyaseti manipüle etmekte TÜSİAD'ın yanına bile yaklaşamazlar. Siyasi alanı en fazla yönlendiren örgütler cemaat ve tarikatlardır, ama kimse bunlardan söz etmiyor.
- AKP her alanda büyük bir tahribat yarattı. Bizim baştan aşağı radikal bir düzen değişikliği talebimiz var. Kimsenin birbirinden kopamayacağı, sermaye egemenliği dediğimiz, bir mekanizma var. Bunun acısını emekçi halk çekiyor
- Erdoğan'ı da iktidara taşıyan sermaye çevreleriydi. Büyük holdingler AKP döneminde kârlarına kâr kattı, Sermaye ucuz işgücü teşvikler; ormanlar deniz kıyıları açılsın ister. Bunun önüne çıkan her engelden ve toplumsal patlama olasılığından rahatsızlık duyar.
- Sermaye özgür hareket etmek ister. Cumhurbaşkanlığı sistemini en çok onlar istedi. Ama ipin ucu onlar açısından da kaçtı. Şimdi belli bir düzen getirmeye çalışıyorlar. Biz bu düzenin kökten değişmesini istiyoruz. Meselenin temeli bu düzen.
- Türkiye milliyetçi ve muhafazakar bir toplumdur algısı yerleştirildi. Oysa Türkiye bundan ibaret değil. Laik kesimin duyarlılıkları bir kenara itildi çünkü muhalefet cepte diye bakıyor.
- Geçenlerde Cumhurbaşkanı 'yeni fetihlere hazır mısınız' dedi meclisten çıt çıkmadı. Bunun kaynağında 20 yıldır Osmanlıcı bir çizginin olağan hale getirilmesi var. Abdülhamid övgülerine ses var mı, yok. Neredeyse Vahdettin Kurtuluş Savaşının mimarı diyecekler.
- AKP'nin en büyük başarısı ülkeyi milliyetçi muhafazakar bir toplum olduğuna ikna etti. O kadar büyük bir hassasiyet yaratıldı ki... Biz zorunlu din dersleri kaldırılsın dediğimizde aman ürkütmeyin dediler. Laik duyarlılığı hafife almak Türkiyeyi okuyamamak demektir.
- Herkes ekonomik krizden söz ediyor ama bunca yoksullukta asli olarak emek meselesi konuşulmuyor. Kriz var deniyor, şirketler inanılmaz kârlar ediyor, halk daha da yoksullaşıyor. Elektrik şirketleri kâr açıklıyorlar ama faturalar şişiyor. Cesaret bunu sorgulamaktır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
