Breadcrumb
Kemal Okuyan: ABD nezdinde Erdoğan'a yazılan her artı Türkiye'de halkımız için bir eksi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 11.07.2023 , 07:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İsveç'in NATOya katılımını Meclis'e götürmeyi kabul eden AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için "Eninde sonunda Amerikancı bir çizgiye yaklaşacaktı, uygun bir zamanlamayla yaptığını düşünüyorum" dedi. Türkiye sağının her zaman Amerikancı olduğunu belirten Okuyan, ancak eski tarz bir Amerikancılığa dönüşün bugünün dünyasında mümkün olmadığına da işaret etti.
Okuyan Türkiye tarihinin en gerici Meclis'inde İsveç'in NATO'ya katılımı için yapılacak oylamada bu kez Finlandiya oylamasının aksine "hayır" oyu veren milletvekillerinin çıkmasını umduğunu dile getirdi. Okuyan "ABD nezdinde Erdoğan'a yazılan her artı Türkiye'de halkımız için bir eksi" ifadelerini kullandı.
TKP Genel Sekreteri Okuyan, Halk TV canlı yayınında Barış Terkoğlu ve Sinem Fıstıkoğlu'nun sorularını yanıtladı.
Okuyan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
- (İsveç-NATO-Türkiye mutabakatı) Erdoğan dış politikada (iç politikadan) daha hızlı manevralar yapabiliyor. Yandaş basın aynı gün içerisinde birbirine taban tabana zıt bir şeye sahip çıkıyor. "NATO'ya kafa tutan reis" bir anda "NATO'da en popüler lider" haline geliyor.
- Bu kadar hızlı beklemiyorduk bu kararı. Ama Türkiye'de bu iktidarın İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılımını engelleme gücü yok. Biz başından beri söyledik, pazarlık yapacaklar ve eninde sonunda boyun eğecekler. Boyun eğecekler derken bunu istemiyorlardı demek istemiyorum.
- Aslında herkes biliyor ki Türkiye'nin masada en fazla tartıştığı şey ABD'nin Türkiye'ye silah satışı. Sanıyoruz bunda bir ilerleme kaydedildi.
- (Erdoğan'ın Türkiye'nin AB üyeliğinin önünün açılmasını istemesi) İşin başka bir boyutu var. Ukrayna savaşıyla beraber ABD Avrupa'nın göreli bağımsız hareket etme yeteneğini biraz azalttı.
- NATO'nun ve ABD'nin Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyoruz açıklaması samimiyetsiz. Ama öte yandan AB'nin içini daha karışık hale getirmek için isterler.
- (Erdoğan ne verdi, ne aldı?) En temel mesele silah satışlarıyla ilgili. F-16'lar meselesinde Türkiye zamanla yarışıyor. Hava kuvvetlerinin şu anki envanterinde bir sıkıntıyla karşı karşıya. Buradaki engelleri kaldırmak için bir olanak olarak görüldü veto yetkisi.
- Erdoğan'ın BM'deki veto yetkisine bir itirazı var biliyorsunuz. Dünya 5'ten büyüktür diye. Gördük ki 31 üyeli NATO Türkiye'den büyükmüş, demek ki bir veto etkisi olmuyormuş.
'NATO dünyanın en güçlü terör örgütü'
- Asıl mesele şu. NATO dünyanın en güçlü terör örgütü. Saldırgan bir örgüt ve yayılıyor, genişliyor. 15 yeni üye eski sosyalist ülkeler.
- NATO'nun en temel misyonu şu anda Rusya'nın kuşatılması.
- Seçimden sonra dış politikanın daha Amerikancı bir çizgiye kayacağını söylüyorduk. Türk dış politikasının Amerikancı bir yönelime girdiğini görüyoruz.
- (Azov Taburu komutanlarının Ukrayna'ya gönderilmesi) Bir anda anlaşmaya uymadı Türkiye ve Azov Taburu Ukrayna'ya gitti. Azov Taburu faşist bir çete. Şu çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir anlaşmayı bozdu. Ruslar bu tür şeyleri pek unutmuyor. Bu önemli bir gelişme. Aynı sırada Ukrayna'nın NATO üyeliğini hak ettiği söyleniyor. NATO'nun içerisinde Ukrayna'nın üyeliğine bir direnç var. Başta Almanya. Erdoğan'ın Ukrayna'nın NATO üyeliğini hak ettiğini söylemesi ikinci ilginç gelişme. Bugün de İsveç'in NATO üyeliğine onay vermiş oldu.
- Türkiye Rusya ile dengeli ilişkisini sürdürmek zorunda. Enerjide, demir-çelikte, turizmde bağımlılığımız var. Ama öte yandan da daha Amerikancı bir yönde ilerliyor Türk dış politikası.
- (Putin'in bu defa tavrı ne olur?) Rusya bir kapitalist devlet, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Türkiye şu anda en önemli çıkış kapısı yaptırımlar karşısında. Deniliyordu ki Putin Erdoğan'ı destekliyor, böyle bir şey yok. Putin aynı güvenceleri muhalefetten alsaydı...
- Rusya'da muhalefet gelse ne olacak bizim işimiz diye bir kaygıları vardı. Kılıçdaroğlu 'Rusya müdahale ediyor Türkiye'deki seçimlere' dedi. Ortada bir video da yoktu. Muharrem İnce ile ilgili. Şunu dersiniz, Rusya Türkiye siyasetine müdahale ediyor dersiniz. Ama son çıkan videolar Rusya ile ilişkilidir derseniz sonra Putin niye Erdoğan'ı destekliyor deme şansına sahip değilsiniz.
'NATO bizim iç meselemiz'
- (Stoltenberg'in Erdoğan'ın protokolün Meclis'ten geçeceğinden emin olacağını söylediğini aktarması) Meclis'ten geçmesi için her şeyi yapacağını taahhüt etmesi önemli. Umarız bu kez karşı oy çıkacaktır çünkü Finlandiya oylaması tarihe bir kara leke olarak geçti.
- NATO bizim iç meselemiz. Herkes Türkiye'de 12 Eylül darbesini konuşur ama NATO bağlantısını konuşmayı tercih etmez.
- Sovyetler Birliği "tehdidi"ne karşı kurulmuş bir örgütten bahsediyoruz. Sovyetler yıkıldıktan sonra üye sayısını 2 katına çıkarmış. Bir yalan üzerine kurulduğunu buradan da görüyoruz.
'NATO'da kaldığımız sürece halkımız tehdit altında'
- İşçi hareketinin ve komünistlerin güçlü olduğu ülkelerde NATO o ülkelerin yasalarını ve iç dinamiklerini de hiçe sayarak operasyonlar yürüttü, yarı milis örgütlenmelere gitti ve cinayetler işledi. İtalya'da yüzlerce sendikacı öldürüldü. Türkiye'de 70'lerdeki neredeyse iç savaş boyutuna varan ama 'sağ sol çatışması' diye kodlanan şeyde NATO parmağı olduğunu hepimiz biliyoruz. NATO darbeler düzenleyen, siyasi cinayetler işleyen, işkencecileri eğiten bir organizma.
- NATO mevcut sistemi korumak için faaliyet yürüten bir örgüt. Komünizme karşı kurulurken o ülkelerin iç işlerine müdahale etti. Komünizm tehlikesi Sovyetler Birliği ile özdeşleştiriyordu. Sovyetler Birliği artık yok.
- NATO üye ülkelerin siyasetini dizayn eden bir örgüt. Kimden koruyor? Devrimcilerden, işçi sınıfından "koruyor".
- Bunun içinde kaldığımız sürece halkımız tehdit altında.
- NATO Türkiye'yi neye karşı koruyor? Rusya'nın Türkiye'ye saldırması için deli olması lazım. Türkiye'ye dönük bir Rus tehdidinin karşılığı yok.
- NATO Türkiye'nin siyasetini dizayn ediyor. Türkiye'deki askerler NATO eğitiminden geçmeden bir yere gelemiyorlar. Burada sadece teknik anlamda askeri eğitim verilmiyor, ideolojik, kültürel ve siyasi eğitimden geçiliyorlar.
'Türkiye sağı her zaman Amerikancıdır'
- (MHP'nin İsveç konusundaki tutumu ne olur?) MHP'nin tarihine bakalım, NATO'culuğu, Amerikancılığı o kadar açıktır, gerçektir. Sağ hiçbir zaman anti-emperyalist olmadığı için bu sönümlenme işlemi çok kolay olur.
- Türkiye sağı her zaman Amerikancıdır.
- (Meclis'te muhalefet itiraz eder mi?) CHP sürekli AKP'yi Batı ittifakından uzaklaşmakla suçladı. Ben CHP'nin bütün kadrolarıyla evet diyeceğini düşünüyorum. Arada birileri çıkar da hayır derse mutlu olurum. Türkiye'nin en gerici Meclisi var şu anda. Ama birileri çıkar NATO'nun genişlemesine hayır der umarım.
- (Rusya nasıl tepki verir?) Rusya'nın zaten Türkiye'de bazılarının iddia ettiği gibi, Türkiye'nin ABD'den, o eksenden kopacağına dair bir beklentisi yok. İyi ilişkiler kurmaya çalışıyorlar. Şu andaki Türkiye'nin konumundan memnunlardı. Türkiye doğal olarak bu dengeci pozisyonunu ABD ile pazarlıklarda kullanacaktı. Türkiye belli şeyleri elde ederek ibreyi biraz daha ABD'ye doğru çevirmeye başladı. Kaynak için Batı'ya ihtiyacı var. Kabineye baktığımız zaman Kalın'ın MİT'in başına geçmesi, Fidan'ın Dışişleri Bakanı olması, briaz daha Amerikancı bir yönelim.
'Putin'in elinde çok kart kalmadı'
- Putin deneyimli bir siyasetçi olmakla beraber ben Rusya'nın çok elinde kart kaldığını düşünmüyorum. Birincisi Ukrayna savaşı istediği gibi gitmedi.
- Biz Rusya Ukrayna'ya ilk girdiğinde şunu söylemiştik: NATO'yu askeri olarak yenemezsiniz. Ukrayna'da NATO var. Nitekim yenemediler. Ukrayna'da tıkandı Rusya. Enerji kartını oynadılar, Avrupa'yı biraz salladılar doğru ama Avrupa alternatif enerjiye geçmeye başladı. Putin'in elinde çok kart kalmadı.
- (Türkiye'nin Rusya'ya karşı yaptırımlara katılmaması) Kuşatılmış Rus finans sistemine delikler açıldı Türkiye'de. ABD de buna ses çıkarmadı. Bu desteklediğim anlamına gelmiyor ama Erdoğan iyi oynadı Ukrayna konusunda. Mesela muhalefet savaş ilk çıktığında 'yaptırımlara Türkiye de katılmalı' dedi. Erdoğan katılmadı, doğru yaptı. Ama hep dengeli gidecek anlamına gelmiyordu bu, şimdi yavaş yavaş Rusya ile ilişkileri germeyi göze alıyor.
- (Rusya'da Wagner krizi) Rusya'nın elinin zayıflamakta olduğuna dair bir kanaat var. Bunun büsbütün haksız olduğunu düşünmüyorum. Deniyor ki, Putin Wagner krizinden güçlenerek çıktı. Hayır, Putin büyük bir krizle karşı karşıya kaldı. 'Putin çok güçlendi, Wagner'i de çizdi' deniyordu, bugün bir öğrendik ki Kremlin'de toplantılar yapılmış Wagner'in şefiyle. Bir silahlı kalkışmadan sonra siz o kalkışmanın liderini Kremlin'de ağırlarsanız güçlü olmazsınız.
- Paralı askerlik bir devleti küçültür. Rusya Ukrayna'da lejyonerler var diyor. Doğru. Ukrayna'da kim devletin askeri, kim çete, kim şirket, kim faşist milis belli değil. E Rusya'daki paralı askerler?
'Eninde sonunda Amerikancı çizgiye yaklaşacaktı, uygun bir zamanlamayla yaptı'
- Putin'in zayıflamaya başladığına dair bir kanaati var Erdoğan'ın. Uygun bir zamanda bu adımları attığını düşünüyorum. Eninde sonunda Amerikancı bir çizgiye yaklaşacaktı, uygun bir zamanlamayla yaptığını düşünüyorum.
- Eski tarz bir Amerikancılığa dönüş Türkiye'de imkansız. Dünya öyle bir dünya değil. Türkiye hiçbir zaman Rusya ile ilişkileri keskin bir şekilde koparmaz bir dünya savaşı çıkmadığı sürece.
- Seçim öncesinde 'Putin Erdoğan'ı destekliyor, Batı da muhalefeti destekliyor' diye bir kanaat vardı, bu doğru değil.
- (Batı medyasında) Erdoğan'ın Batı ile karşıt olduğu imajını destekleyen kapaklar yapıldı ve Erdoğan'ın ekmeğine yağ sürdüler.
'Erdoğan Çin ile de gerilimi artırabilecek adımlar atıyor'
- (Bahçeli'nin 'Çin'deki Uygur davası'nın ABD'deki temsilcisini Türkiye'ye davet etmesi) Erdoğan Çin'le de dikkatli bir politika uyguluyor. Çin Meral Akşener'in söyleminden çok rahatsızdı. Şimdi Erdoğan Çin ile de gerilimi artırabilecek adımlar atıyor. Bunlar önemsiz adımlar değil. Bir süredir bu Uygur Türkleri meselesinde biraz aşağı çekmişti. Şimdi yeniden... ABD siyaseti Türkiye'deki ilişkilere baktığında bu tür sembollere önem veriyor. Ama ABD nezdinde Erdoğan'a yazılan her artı Türkiye'de halkımız için bir eksi...
- (Türk siyaseti fazla sağa gitmenin sonuçlarını mı yaşıyor?) Kesinlikle. Türkiye siyasetinin zemini olduğu gibi sağa kaydı. 'CHP ne zaman solcu oldu ki' haklı bir itiraz ama şu unutuluyor CHP solcu olduğunu söyleyenlerden ve olanlardan da oy alıyor. CHP seçmeninin bir bölümü hâlâ NATO karşıtı. CHP'nin sağa kayışı bu kitlenin de bazı konulardaki duyarlılıklarının üstüne bir örtü örtülmesi anlamına geliyor. Bu iyi bir şey değil.
- Türkiye'de Gezi direnişinde bir tane AB bayrağı taşınmadı. Bu çok önemli bir şey.
- Ben muhalefetin seçim kaybettiğini düşünmüyorum. Mesele sadece 2023'te yapılan bir seçim değil. Meclis'e bir sürü tarikatçı doluştu, bir sürü sağcı doluştu. Bu değil miydi arzu edilen? Ekmeleddin aday olduğunda itiraz edeceklerdi, orada başladı. 9 yıl sonra süreç tamamlandı.
'Sadece sandığa umut bağlarsanız sandıkta kaybedersiniz'
- (Muhalefete oy veren yurttaşların siyasete küsmesi) Seçimden önce belki 2-3 yıl boyunca 'seçim her şey değildir' diye sürekli söyledik. 'Bu seçim son seçim' deniliyordu, 'yapmayın bunu' dedik, 'hayat devam edecek'. Ne oldu şimdi? Yerel seçimler için 'son kavşak' deniyor. Hiç utanmıyorlar! Sadece seçimle dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ülke düzlüğe çıkmaz. Seçim bir sonuçtur. Her yerde söylüyorum, Türkiye'de kaç işçi greve çıktı? Kaç öğrenci hareketi oldu? Hak ettik mi Türkiye'yi ayağa kaldırmayı? 4-5 yılda bir gideceksiniz, sandığa bir kağıt parçası atarak Türkiye'yi ayağa kaldıracaksınız, yok böyle bir şey. Sadece sandığa umut bağlarsanız sandıkta kaybedersiniz.
- Seçimde hile yapıldı deniliyor. Bunu engelleyemeyen bir muhalefet Türkiye'yi yönetmeyi de hak etmiyor. Defalarca söyledik mükerrer oyları. Rest çeksinler."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.