Sayfa yolu
KCK Yürütme Konseyi üyesi Aydar: ‘Süreç bir yıl öncesine dayanıyor, anayasa ve yasa çalışmaları başlamalı’
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.03.2025 , 12:50 Güncelleme Tarihi: 03.03.2025 , 13:03
KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar, Medya News’e yaptığı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısının ardından süreci değerlendirdi. Aydar, çözüm için devletin adım atması gerektiğini vurgulayarak, gelişmelerin tarihi nitelikte olduğunu belirtti.
'Süreç bir yıl öncesine dayanıyor'
Öcalan’ın açıklamalarının önemine değinen Aydar, çağrının muhatabının devlet olduğunu ve sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. Aydar, “Biz bu açıklamanın içeriğini önceden biliyorduk. PKK’nin tarihi yazıldığında bu açıklamanın önemi daha iyi anlaşılacak” dedi.
Sürecin yalnızca Öcalan’ın çağrısıyla başlamadığını vurgulayan Aydar, yaklaşık bir yıldır devlet heyetinin Abdullah Öcalan ile temas halinde olduğunu belirtti. “Bu görüşmeler belli bir olgunluğa ulaştığında kamuoyuna yansıdı. Bahçeli’nin açıklaması da bu planlama çerçevesinde yapıldı” dedi.
Özgür Özel’in sürece dair aktardığı bilgilerin kendilerinde de mevcut olduğunu belirten Aydar, “Devlet içinde bir süredir anayasa ve yasal düzenlemeler üzerine çalışmalar yürütüldüğünü biliyorduk. Özel’in açıklamaları ile bizim elimizdeki bilgiler örtüşüyor” dedi.
'Öcalan serbest çalışabilmeli, anayasa ve yasa çalışmaları başlamalı'
Aydar, sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarının sona erdirilmesi gerektiğini ifade ederek, şu sözleri kullandı:
“Bu saatten sonra Öcalan’ın serbest çalışabilmesi lazım. Görüşmelerini rahat yapabilmesi lazım. Ayda bir heyet giderek bu süreç ilerlemez. Eğer devlet bu işi ciddiye alıyorsa, Öcalan’ın 24 saat iletişim kurabilmesi gerekir.”
Ayrıca, sürecin yalnızca sözlü açıklamalarla ilerlemeyeceğini vurgulayan Aydar, parlamento ve siyasi kurumların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti:
“Bu süreçten sonra parlamento devreye girmeli. Komisyonlar kurulmalı ve siyasi-hukuki altyapı oluşturulmalı. Anayasa değişmeli, kanunlar değişmeli. Ancak operasyonlar devam ederken ve siyaset kanalları kapalıyken, nasıl ilerleme sağlanabilir? Savaş ortamında kongre toplayabilir misiniz? Saldırı altındaki insanlara silah bırakın diyebilir misiniz?”
'Siyaset kanalı açılmalı'
Aydar, demokratik çözüm için siyasetin önünün açılması gerektiğini belirterek, HDK operasyonları, kayyım atamaları ve baskıcı politikaların süreci sabote ettiğini ifade etti.
“Bir yandan ‘silah bırakın’ diyeceksin, bir yandan ‘siyaset yapın’ diyeceksin, ama diğer yandan siyaset yapma kanallarını tıkayacaksın. Böyle olmaz. Kayyım atanan yerlerin geri verilmesi lazım, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması lazım.”
Zübeyir Aydar, kayyım atamaları ve HDK’ye yönelik baskıların devlet içindeki farklı güç odakları tarafından yürütüldüğünü iddia ediyor. Görüşmelerin önceden başladığını hatırlatan Aydar, buna rağmen operasyonların sürmesini, devlet içinde çatışan farklı ekiplerin varlığıyla açıklıyor. Bazı kesimlerin çözüm ve diyalogdan yana olduğunu ancak diğerlerinin savaş politikalarını dayattığını belirtiyor. Kayyım uygulamalarının ve baskıların, özellikle Kürt halkının demokratik kazanımlarını hedef alan bir tasfiye hamlesi olduğunu söyleyen Aydar, bu sürecin güvenlik bürokrasisinin ve sertlik yanlısı ekiplerin kontrolünde yürütüldüğünü ifade ediyor.
'Erdoğan ve kurmayları dillerine dikkat etmeli'
Aydar, hükümet yetkililerinin sürece dair kullandığı dili eleştirerek, Ömer Çelik ve Efkan Ala’nın açıklamalarının kabul edilemez olduğunu söyledi:
“Biz de sürecin sonucuna bakarız. Muhatap devlettir. Amacımız siyaset yolunun açılmasıdır ve bunda samimiyiz. Öcalan’ın ortaya koyduğu çerçeve de bunu söylüyor. Demokratik siyaset için herkesin diline dikkat etmesi gerekiyor. Savaş diliyle barış olmaz.”
'PKK adımını attı, sıra Ankara’da'
Aydar, Kürt tarafının adım attığını ve şimdi sıra devletin somut adımlar atmasına geldiğini vurguladı:
“Dünkü açıklamadan sonra ne Türkiye ne de Kürdistan eskisi gibi olacak. Yeni bir dönem açılıyor. Ama bu tür açıklamalar tek başına yeterli değildir. Somut adımların atılması ve içeriğin doldurulması gerekir.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Kutlu bir dönem” ifadesini hatırlatan Aydar, bunun içinin doldurulması gerektiğini belirtti:
“Bahçeli bir kutlu dönemden bahsediyor, o zaman bunun yol haritasını birlikte belirlememiz lazım. Erdoğan ve kurmayları, süreci desteklemek istiyorlarsa dillerine dikkat etmeli, basını da buna göre yönlendirmeli. Bu şekilde tepki topluyorlar.”
'Darbeye karşı dikkatli olmalıyız'
Sürecin önünde engeller olabileceğini ifade eden Aydar, bazı çevrelerin süreci sabote etmeye çalışabileceğini söyledi. Darbe riskine de dikkat çeken Aydar, şu ifadeleri kullandı:
“Evet, kaygılarımız var. Başkan Apo’nun da kaygıları var. Darbe dinamikleri her zaman devreye girebilir. Ancak süreci ilerletmek için kararlıyız.”
Son olarak, Abdullah Öcalan’ın sürecin merkezinde olduğunu vurgulayan Aydar, hareketin çözüm ve siyaset yolunu açmak için gücü olduğunu belirtti. “PKK ve Öcalan bu halka zarar getirmedi, halkımız rahat olsun” diyerek sürecin ilerleyebileceği mesajını verdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.