Sayfa yolu
Japonya'ya ilk kadın başbakan: Katı muhafazakar, Thatcher hayranı, yabancı düşmanı
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 08.10.2025 , 11:56
Japonya'nın son yıllarda sıkıntılar yaşayan iktidar partisinin yeni lideri bir kadın oldu.
İktidardaki Liberal Demokrat Parti'nin (LDP) yeni liderinin adı, ülkenin ilk kadın başbakanı olmaya aday, katı muhafazakâr Sanae Takaiçi.
LDP üyeleri, Takaiçi'nin, II. Dünya Savaşı sonrası dönemin neredeyse tamamında Japonya'yı yöneten partinin düşüşünü durdurmasını umuyor.
Önceki parti lideri ve mevcut Başbakan Şigeru Işiba döneminde, iktidardaki LDP, düşen yaşam standardı ve artan göçmen karşıtlığı nedeniyle parlamentonun her iki kanadında da çoğunluğunu kaybetti.
Yeni LDP lideri ise, "Japon halkının tüm nesillerini harekete geçirerek partiyi yeniden inşa etme" iddiasını dile getiriyor. Takaiçi'nin Başbakan olarak onaylanması beklenen oylamanın 15 Ekim'de yapılması planlanıyor.
Ülkede yeni bir kadın lider olacak olması, dünya genelinde başta liberaller olmak üzere yine bazı kesimleri heyecanlandırdı. Ancak, Takaiçi'nin çizdiği profil, kadının toplumdaki yerini iyileştireceğine dair hiçbir emare göstermiyor.
Thatcher hayranı, Çin düşmanı, aşırı muhafazakar
Takaiçi, İçişleri Bakanlığı ve Ekonomik Güvenlik Bakanlığı da dahil olmak üzere birçok kez kabine bakanı olarak görev yaptı. 64 yaşındaki Takaiçi, üst üste altı seçim kazanan, 2022'de uğradığı suikastla hayatını kaybeden Şinzo Abe'nin siyasi varisi olarak görülüyor. Yeni liderin, Abe'nin piyasa dostu politikalarını ve ülkeye yönelik gelenekçi tavrını sürdürmesi bekleniyor.
Takaiçi ayrıca İngiltere'nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher'a hayranlık duyuyor ve kendisini Japonya'nın "Demir Leydisi" olarak görüyor.
Ancak katı muhafazakar tutumları, rakiplerinden sert eleştiriler aldı. Hatta eski Başbakan Kişida'nın kendisinden "Taliban Takaiçi" olarak bahsettiği iddia edildi.
"Çin şahini" de denilen Takaiçi, Japonya'nın komşularının militarizmin sembolü olarak gördüğü Yasukuni Tapınağı'nı da düzenli olarak ziyaret ediyordu.
2004 yılında web sitesinde yayınlanan bir yazısında Takaiçi, Japonya'nın II. Dünya Savaşı'ndaki rolünü savunarak Tokyo'nun işgal ettiği Çin'e karşı "savunma savaşı yürüttüğünü" öne sürmüştü.
Takaiçi ayrıca Japon bayrağının yakılmasının hapis cezası gerektiren bir suç haline getirilmesi çağrısında bulunmuştu.
Eski Başbakanı Abe döneminde İçişleri Bakanı olarak görev yapan Takaiçi, ayrıca o dönemde hükümetin çizgisini takip etmeyen televizyon kanallarının lisanslarını iptal etmekle tehdit etmişti.
Abe gibi o da "Japonya'yı ekonomik büyümesini artırarak zirveye geri döndürme" iddiasını dile getiriyor.
Kadın düşmanı kadın başbakan
İmparatorluk ailesinin salt erkek egemenliğini destekleyen Takaiçi, erkekler ve kadınlar için eşit ücret uygulamasını geleneksel aile değerlerine bir tehdit olarak görüyor ve birçok kişinin artık modası geçmiş olarak gördüğü 19. yüzyıl kadın soyadları medeni kanununu destekliyor. Yani, çiftlerin evlendikten sonra kadınların eski soyadlarını kullanmalarına izin verecek reforma karşı çıkıyor.
Yeni LDP lideri, son zamanlarda da, Japon siyasetinde göçmen karşıtı Sanseito partisinin yükselişiyle birlikte sağ siyaset için bir yarış konusu haline gelen göç konusunda daha sert politikalar çağrısında bulunuyordu.
Sanseito'nun yabancı düşmanlığını adeta kopyalayan Takaiçi, ilk resmi seçim konuşmasına, memleketi Nara'da turistlerin kutsal geyiği tekmelediği iddiasıyla başlamıştı.
Ayrıca, Japonya'da göçmen sayısındaki artış nedeniyle, kuralları çiğneyen ziyaretçilere ve göçmenlere karşı sert önlemler alacağını kaydetti.
Pragmatik hareket ediyor
Yeni liderin, Sanseito gibi sağcı popülist partilerin seçmenlerini kendi safına çekerek LDP'nin popülaritesindeki düşüşü tersine çevirmeyi hedeflediği söyleniyor. Aynı zamanda, Takaiçi kendi partisi içindeki gücünü pekiştirmek için şimdiden tavizler veriyor gibi görünüyor.
Takaiçi, seçilmeden önce de, LDP'deki ılımlıları kazanmak için kendini "merkez sağ muhafazakar" olarak konumlandırmıştı. Zaferinin ardından ise, hükümetinin potansiyel yeni destekçilerini kendisinden uzaklaştırmadan mevcut liberal koalisyon ortağı Komeito'yu elinde tutma çabasına girişerek pragmatik bir tavır takındı.
Yeni LDP lideri, 50 yıllık benzin vergisinin kaldırılmasının enflasyonla mücadelede bir öncelik olduğu konusunda muhalefetle olan fikir ortaklığını dile getiriyor. Ayrıca, daha güçlü bir ordu çağrısında bulunarak, ABD ve Güney Kore ile üçlü ittifakın önemini vurguladı. Bu hamlesi, Seul ile yakın zamanda düzelen ilişkilerin milliyetçi tutumları nedeniyle tekrar kötüleşebileceğine yönelik beklentileri düşürdü.
Takaiçi'nin dış politika konusunda atacağı adımlara dair bir diğer sinyal ise, mevcut başbakan Işiba hükümeti ile ABD Başkanı Donald Trump yönetimi arasındaki gümrük vergileri ve yatırım anlaşmalarına uyacağını söylemesi oldu.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.