Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İzlanda 29 Ağustos'ta sandığa gidiyor: AB üyelik referandumunda tartışmanın odağı balık kotası

29 Ağustos tarihinde sandık başına gidecek olan İzlanda, 2013'te dondurulan Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin tekrar başlatılıp başlatılmayacağına karar verecek. Asıl gündem ise Avrupa Birliği üyeliğinden çok balık kotası üzerine yapılan pazarlıklar.

Fırat Kadaganlı

Yayın Tarihi: 31.07.2026 , 21:09

İzlanda'da 29 Ağustos'ta yapılacak Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakereleri oylaması için sandık süreci fiilen başlamış durumda. Yurt dışında yaşayan ve referandum günü sandığa gidemeyecek olan seçmenler 27 Temmuz itibarıyla erkenden oy kullanabiliyor.

Hükümet bu oylamanın bir üyelik referandumu olmadığının altını çiziyor. Yapılacak oylamadan "evet" sonucu çıkarsa Brüksel ile müzakereler tekrar başlayacak; müzakereler sonucunda çıkacak anlaşma ise halk tarafından yeniden oylanacak ve AB üyeliği fiilen o oylamada karara bağlanacak. Muhalefetin yaklaşımı ise sandıktan "evet" çıkması durumunda yapılacak müzakerelerin fiili bir uyum süreci başlatacağı yönünde.

Oylamanın tek cümlelik sorusu "İzlanda, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine yeniden başlamalı mı?", yalın gözükse de arkasında bambaşka tartışmalar taşıyor.

Sadeliği bozan unsurlardan biri, İzlanda Parlamentosu'nun bir organı olan Dışişleri Komisyonu'nun talebiyle hazırlanan hukuki görüş raporu. Rapor, İzlanda'nın mevcut anayasasıyla AB'ye üye olamayacağını ortaya koyuyor: AB üyeliği "yasama, yürütme ve yargının tümünde kapsamlı bir devlet yetkisi devri" anlamına geliyor ve mevcut anayasa buna izin vermiyor. 1

Süreç ne zaman başladı?

İzlanda'nın AB'ye başvurusu, 2008 finansal çöküşünün hemen ardından, 2009'da Sosyal Demokrat İttifak hükümeti döneminde yapıldı. 2010'da başlayan müzakereler, 2013 yılında AB üyeliğine karşı olan Bağımsızlık Partisi ve İlerleme Partisi tarafından askıya alındı ve 2015'te resmi olarak sonlandırıldı. 2024 seçiminden birinci parti olarak çıkan Sosyal Demokrat İttifak'ın öncülüğündeki koalisyon dosyayı yeniden açtı; referandum kararı 28 Mayıs'ta meclisten geçti.

Anketlerden çıkan sınıfsal ayrışma

Haziran ayında yapılan Gallup anketine göre seçmenlerin yüzde 52'si "evet", yüzde 48'i "hayır" yönünde oy kullanacağını belirtiyor. Asıl dikkat çekici nokta ise ayrışmanın sınıfsal ve coğrafi hattı: Üniversite mezunlarında "evet" oranı yüzde 68'e çıkarken lise ve altı eğitimlilerde yüzde 45'te kalıyor; başkent bölgesinde yüzde 56 olan destek, ülkenin geri kalanında yüzde 44'e düşüyor. Yani AB desteği, kıyı kasabaları ve balıkçılığa bağlı emek havzalarından değil, başkentte yaşayan eğitimli orta sınıftan geliyor.

Egemenlik ve mülkiyet problemi

Müzakerelerin ana konusu balıkçılık. İzlanda, kıyı şeridinden itibaren 200 deniz mili açığı kapsayacak şekilde düzenlenmiş olan münhasır ekonomik bölgesindeki kaynaklar üzerindeki hâkimiyetinden vazgeçmek istemiyor; sebebi ise balıkçılığın İzlanda mal ihracatının yaklaşık yarısını oluşturuyor olması. 

AB Balıkçılık Komiseri Costas Kadis, bir yandan konuya dair bir esneklik alanı olduğunu ima ederken diğer yandan bunun sözünü hiçbir şekilde veremeyeceğini belirtti. Danimarka ve Hollanda hükümetleri, İzlanda’nın balıkçılıkta kalıcı muafiyet ihtimaline hızla olumsuz tepki verdi; İrlanda balıkçılık sektörü ise İzlanda'ya tanınacak koşulların aynısının kendisine de tanınmasını istedi.

Konu her ne kadar İzlanda'nın deniz üzerindeki egemenliğini koruma meselesi gibi görünse de, çok daha somut bir mülkiyet problemini barındırıyor: İzlanda'nın devredilebilir kota sistemi, av hakkını fiilen bir avuç büyük şirketin elinde toplamış durumda.

Arctica Finance'in yayınladığı rapora göre, İzlanda'nın en büyük balıkçılık şirketleri, müzakereler sonucunda hiçbir kota muafiyeti alınmazsa bile AB üyeliğinden kârlı çıkacak. AB üyeliği, yabancı sermayenin balıkçılık şirketlerine yatırım yapmasının önündeki engelleri ortadan kaldıracak; böylece ellerindeki kotaların değeri, müzakerelerin sonucundan bağımsız olarak artacak.

İzlanda balıkçı gemisi Margrét GK-33’ün bir mürettebat üyesi, Kuzey Atlantik’te morina balıklarını işliyor.

Sendikalarda çatlaklar

AB üyeliği konusu sendikalar içerisinde bir çatlak yaratmış durumda. Ülkenin en büyük sendikalarından Efling'in başkanı Sólveig Anna Jónsdóttir, AB üyeliğinin emekçilerin konumunu zayıflatacağını savunuyor: İzlanda'da çalışanların yaklaşık yüzde 90'ı sendikalı, oysa AB ülkelerinin çoğunda sendikalaşma oranları gitgide geriliyor. Üyelik sonrasında bu oranın ve İzlanda emek piyasası modelinin korunamayacağını belirten Jónsdóttir, aynı zamanda bu görüşün kendisine ait olduğunu, ne sendika yönetiminin ne de İzlanda Sendikalar Konfederasyonu ASÍ'nin resmi bir tutum belirlediğini vurguluyor.

Sonuç olarak 29 Ağustos'ta sandıktan çıkacak karar, AB üyeliğiyle birlikte Kuzey Atlantik'in en büyük balıkçılık havzasının hangi mülkiyet rejimi altında işletileceğini de belirleyecek.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


 

  • 1

    Brüksel ile yapılacak müzakereler anayasa değişikliğine gerek duyulmadan yürütülebilir; fakat üyeliğin kendisi, ancak anayasa değişikliği yürürlüğe girdikten sonra geçerlilik kazanabilir. Anayasa değişikliği ise İzlanda için zorunlu bir genel seçim anlamına geliyor: parlamento metni kabul edecek, feshedilecek, seçim yapılacak ve yeni parlamento aynı metni tekrar kabul edecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.