Breadcrumb
İzBB grevinde dördüncü gün: 'Halkla karşı karşıya getiriliyoruz'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.06.2025 , 18:03 Güncelleme Tarihi: 01.06.2025 , 21:02
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı iştiraklerde çalışan yaklaşık 23 bin işçinin, toplu iş sözleşmesindeki anlaşmazlık nedeniyle başlattığı grev devam ediyor.
İZELMAN, İZENERJİ ve EGEŞEHİR şirketlerinde çalışan DİSK'e bağlı Genel-İş'e üye binlerce işçi, grevin dördüncü gününde Kültürpark'taki İzmir Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası önünde toplandı.
"İş, ekmek, adalet", "Sadaka değil toplu sözleşme", "Açlıktan ölmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz" sloganları atan işçiler, halay çekti.
'İnanıyoruz ki yarınlarda can güvenliğimiz kalmayacak'
İşçiler adına açıklama yapan Genel-İş İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Ercan Gül, masadan uzaklaştırılmak istendiklerini, halkla karşı karşıya getirildiklerini söyledi. Gittikleri yerlerde maaşların tartışıldığını aktaran Gül, "Artık biz şuna inanıyoruz ki yarınlarda can güvenliğimiz kalmayacak. Bakkala gidiyoruz, bakkalcı maaşımızı tartışıyor. Otobüse biniyoruz, otobüste tartışılıyoruz" ifadelerini kullandı.
Gül, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın kendilerini hedef gösteren açıklamalarını eleştirerek, "Kamuoyuna bizim maaşımızı soracakmış, oylama yapacakmış. Vatandaşın vicdanına bırakacakmış. Tamam, biz varız. Bürokratların maaşını da koy. Kamuoyuna sun. Biz rakamlarımıza açıklarken neti açıklıyoruz. Onlar brütleri açıklıyor" diye konuştu.
Belediyeyi yıpratmak gibi bir dertlerinin olmadığını belirten Gül, şöyle konuştu:
"Dün sabah, günaydın mesajı gibi Belediye Başkanımızın sayfasından bir paylaşım yapılıyor. '65 bin lira ile 80 bin lira teklif ediyorum ama 50 kalemden vazgeçsinler.' Nedir bu kalemler? İkramiyemiz, gıda kartımız, pasomuz, öğrenim yardımımız... 65 bin ile 80 bin lira arası bir ücret belirliyor. Bilmiyorlar arkadaşlar, biz bu maddelerin kazanımlarını elde ederken hangi bedelleri ödedik bilmiyorlar."
'Aynı işi yaptığımız mesai arkadaşlarımız ile aynı ücreti almak istiyoruz'
Genel-İş İzmir 9 No'lu Şube Başkanı Sedat Kenar ise grevi sadece fazla ücret almak için değil, adalet ve eşitlik istedikleri için de gerçekleştirdiklerini söyledi.
Emekçiler olarak 80 bin veya 100 bin lira istemediklerini dile getiren Kenar, şunları kaydetti:
"Aynı iş yerinde çalıştığımız ve aynı işi yaptığımız mesai arkadaşlarımızla aynı ücreti almak istiyoruz. Ayrıca toplu sözleşmedeki haklarımızı yıllardır vermiş olduğumuz mücadele sonucunda kazandık. Bu hakları kimse bize lütuf olarak sunmadı. Kimse de bir söylemle geri alacağını düşünmesin. Biz hem haklarımızı korumak, hem de insanca yaşanacak için bir ücret talep ediyoruz."
Tugay işçileri hedef göstermeye devam ediyor: 'Söke söke nasıl alacaksınız?'
Taraflar dün bir kez daha masaya oturmuş, ancak yapılan görüşmeden sonuç çıkmamıştı. Görüşmenin ardından sosyal medya üzerinden açıklamalar yapan CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise İzmir halkına seslenerek işçileri hedef göstermişti.
Toplu iş sözleşmesinin sendika yetkilileri tarafından "kısır bir pazarlığa çekildiğini" iddia eden Tugay, İstanbul belediyelerine yönelik operasyonları işaret ederek "Operasyonlar yapılırken İzmir’de grev mitingi yapılmasını nasıl anlayalım? Kamu kaynağını kesen iktidara karşı kitlesel bir eylem yapılmamasını nasıl yorumlayalım?" sorularını yöneltmişti.
Tugay, bugün de işçilerin dün Kültürpark'ta yaptığı eylemi hedef alan bir paylaşımda bulundu. Hakları için direnişe geçen işçilerin yıllardır kullanmakta olduğu "Hakkımızı söke söke alacağız" sloganını marjinalleştirmeye çalışan Tugay, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Ancak aracın üstünden hakkımızı söke söke alacağız nidaları duyuldu. Gerçekten sormak istiyorum; söke söke nasıl alacaksınız ve kimden alacaksınız? Söke söke alacağınız kurum belediye, yani sizin vergilerinizden gelen payla bütçesini oluşturuyor. Merkezi hükümet bütçesine gelen payı keserse, bütçesi de kalmıyor. Tüm sendika yetkilisi arkadaşlarımızdan ricam, lütfen sakin olun, patronla değil halkla konuşuyorsunuz, kar eden bir fabrika ile değil kamu kurumu ile muhatapsınız."
İzmir halkına seslenerek işçileri hedef göstermeye çalışan Tugay, AKP iktidarının şehir yönetimine yönelik baskısını örnek göstererek açıklamasına şöyle devam etti:
"Sevgili İzmir Halkı, Belediyeler kamu kurumlarıdır. Belediyelerin bütçesi sizin temsilcilerinizden oluşan Belediye Meclisi tarafından onaylanır ve kamu görevlisi olan Belediye, onaylanan bütçeye uymak zorundadır.
Hele ki, İzmir gibi 22 yıldır muhalifliğinin bedelini iktidar baskısı ile ödemiş bir kente, 3 ayda 8 milyar parası kesilmiş bir kente bu sözler söylenmez, bu kentin bir parçası işçisi adına hiç söylenmez. Lütfen süreci İzmir halkının sağduyusuna bırakın."
| Cemil Tugay işçi düşmanlığına devam ediyor: İzmir halkına seslendi, işçileri hedef gösterdi |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.