Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İTÜ'de yemekhane işçileri mobbingi anlatıyor: 'Bıçak kemiğe dayandı'

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin yemek hizmetleri ihalesini alan Florya Yemek, işçilere yönelik mobbingle gündemde. Gümüşsuyu Yerleşkesi’nde yemekhane işçilerinin tuvalet ihtiyaçları bile izne bağlandı, eşi yoğun bakımda olan işçiden kanıt için fotoğraf istendi.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 21.10.2025 , 12:44

Geçtiğimiz yıllarda yüzlerce öğrenci ve 1000'i aşkın askerin zehirlenmesine neden olan Florya Yemek, 2025 yılının mayıs ayında İstanbul Teknik Üniversitesi'nin yemek hizmetleri ihalesini aldı.

Bunun üzerine kampüslerde yürüyüşler düzenlendi, basın açıklamaları yapıldı ve yemekhaneye yönelik boykot kararı alındı. 

Fakat şirket sadece zehirleyen yemekleriyle değil, bünyesinde çalışan işçilere yönelik mobbingde de iddialı…

Burada öne çıkan isim ise Gümüşsuyu Yerleşkesi’ndeki yemekhaneden sorumlu yönetici Şule Ayhan:

Tuvalete gidemezsiniz, sigaraya çıkamazsınız.
İşiniz bitse de bulaşıkhaneden çıkmayacaksınız, orada oturun.
Eşin yoğun bakımdaysa oradan fotoğraf atacaksın, kanıtlayacaksın.

soL’a konuşan yemekhane işçileri, gün içinde duydukları sözleri böyle aktarıyor.

Yöneticinin geçmişinde de mobbing var

Daha öncesinde Ayazağa Yerleşkesi’nde görevli olan Şule Ayhan’ın yemekhane işçilerine uyguladığı mobbing dirençle karşılanıyor ve işçiler topluca iş bırakmaya gidiyor. Bunun üzerine İTÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı da Ayhan hakkında tutanak tutuyor ve görevine son veriyor.

Ayhan tüm bu yaşananlara rağmen geçtiğimiz haftalarda Gümüşsuyu Yerleşkesi’nde görevlendiriliyor ve işçilerin anlattığına göre tüm çalışma huzurunu kısa sürede bozuyor.

Yaklaşık 15 gün olmuştur buraya geleli. Sürekli bir mobbing, sürekli bir baskı. O yüzden kimsede huzur kalmadı. Kimseyi dinlemiyor, yaptığımız her işe burun kıvırıyor. Bir sorun paylaşacaksın, paylaşamıyorsun. Çünkü kimsenin yüzüne bile bakmıyor. ‘Ben beğenmedim, yeniden yapın’ en sık duyduğumuz cümleler haline geldi. İşini tamamlayanlara kendi iş tanımında olmayan işler veriyor: ‘Ben böyle istiyorum. Ben öyle uygun gördüm. İstediğim gibi çalışacaksınız.’ Artık herkes için bıçak kemiğe dayanmış durumda.

'Yoğun bakımdan fotoğraf istiyor'

Şule Ayhan bununla da yetinmiyor. Sigarayı, çayı, hatta tuvalet ihtiyacını bile kendi iznine bağlıyor:

Bulaşık bölümünde çalışan arkadaşlara ‘İşiniz bittiğinde bulaşıkhaneden çıkmayacaksınız, orada oturacaksınız’ diyor ama orada oturacak yer yok ki… İşini bitiren çıkara, yemekhane alanında oturur, istirahat saatinde çay içer. Gelip ‘Bulaşıkhanede oturacaksın, çay içmeyeceksin’ diyor. 

Hızını alamayan Şule Ayhan son sürat devam ediyor:

’Bundan sonra hastaneye giden bana randevu bilgilerini atacak’ diyor. Olmazsa raporun aslı elden teslim edilecekmiş. Bir arkadaşın eşi böbrek hastası. Kirada oturdukları evin tek çalışanı da o. Kadın bir hafta gitti hastaneye, hastanede olduğuna dair yoğun bakımdan fotoğraf istiyormuş. ‘Fotoğraf atacaksınız, ispatlayacaksınız’ diyormuş.

Tek sorun mobbing değil, işçi eksiği de var

Yemekhane işçilerinin sorunları mobbingle de sınırlı değil. Bir yandan personel eksikliğini de kapatmaya zorlanıyorlar.

Yemekhanede işçi açığı bulunuyor, fakat söz konusu açığı üst yönetime bildirmesi ve işçi alımı talebinde bulunması gereken Şule Ayhan buna da yanaşmıyor. İşçiler olması gerekenden az kişiyle işlerini yürütmeye çalışıyor, görev tanımında olmayan işleri yapmak zorunda kalıyor. Ancak bu da yeterli olmuyor. 

İşçiler, bu durumu Ayhan’a açtıklarında ise “Kadrom dolu” yanıtıyla karşılaşıyor. 

Söz konusu yemek şirketini denetiminden okulun Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı sorumlu. İşçilerin beklentisi ise Başkanlığın gerekli adımları atması. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.