Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İstanbul’da büyük meydan okuma: Bu ülkenin sessiz sedasız bir NATO Zirvesi geçirmesine izin vermeyeceğiz 

İstanbul'da yüzlerce kişi Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) çağrısıyla Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda NATO Zirvesi’ne karşı bir araya geldi. Etkinlikte konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, “Bu ülkenin sessiz sedasız bir NATO Zirvesi geçirmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.06.2026 , 00:05 Güncelleme Tarihi: 28.06.2026 , 09:17

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek NATO Zirvesi’ne karşı tepkiler sürerken, Türkiye Komünist Partisi’nin çağrısıyla yüzlerce İstanbullu, Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda bir araya geldi. 

Etkinliğe haftalardır hakları için verdikleri mücadeleyi sürdüren Panista işçileri de katıldı. 

Nazlı Deniz Korkmaz, Nâzım Hikmet’in “23 Centlik Askere Dair” şiirini okurken, Gülcan Altan da ezgileriyle etkinlikteki yerini aldı. 

Yorgos Marinos: Eylem yasaklarını kınıyoruz

“NATO Defol Bu Memleket Bizim”, “Bu Halk Size Boyun Eğmez”, “Üslere El Konsun, NATO Defolsun” sloganlarının atıldığı etkinlikte Yunanistan Komünist Partisi Politbüro üyesi Yorgos Marinos bir konuşma gerçekleştirdi.

NATO karşıtlığının TKP ve YKP'nin ortak mücadelesi olduğunu vurgulayan Marinos, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“TKP’nin yoldaşlarına en içten teşekkürlerimizi sunuyor ve YKP olarak bu etkinliği yoldaşça selamlıyoruz. TKP’nin NATO Zirvesi’ne karşı mücadelesini destekliyoruz. Türk hükümetinin Ankara’daki tüm eylemleri yasaklamasını kınıyoruz. NATO kurulduğundan beri kapitalizmin koruyucusu antikomünist bir güçtür. Karşı devrimden sonra NATO sınırlarını genişletmeye devam etmiştir. AB-ABD arasındaki çelişkileri yakından izliyoruz ve net bir tutum alıyoruz. Hangi biçimi alırsa alsın NATO halklar için tehlikeli olmaya devam edecektir. 1952 yılında Türkiye ve Yunanistan’ın NATO katılımı burjuva sınıfının çıkarlarına hizmet etmiştir. 

Yunanistan Komünist Partisi Politbüro Üyesi Yorgos Marinos,
Yunanistan Komünist Partisi Politbüro Üyesi Yorgos Marinos

Günümüzde YKP, ülkemizin NATO’ya katılımlarına karşı gösterilerin öncüsü konumundadır. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına karşı Yunanistan’daki eylemlerde yerini almıştır. Belirleyici güç komünistler tarafından örgütlenen halkların verdikleri mücadeledir. Halkların ortak mücadelesini güçlendirmek için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Yaşasın işçi sınıfı enternasyonalizmi, yaşasın TKP ve YKP’nin ortak mücadelesi.”

'Ankaralıları hapishaneye tıkmak istiyorlar'

Marinos ardından kürsüye TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan çıktı. 

Okuyan, konuşmasına “Dünyanın en tehlikeli örgütü olarak adlandırdığımız NATO’yu protesto etmek için toplandık. Bu salondaki irade yenilmez bir iradedir, eninde sonunda kazanacağız” sözleriyle başladı. Türkiye’nin 1952 yılından beri NATO üyeliği nedeniyle yaşadığı kayıplara dikkat çeken Okuyan, şu ifadeleri kullandı:

“Kabul etmek zorundayız ki 1952’de bu ülkenin onuruna, emekçi halkına karşı emperyalistler, Türkiye’nin sömürücü sınıfları bir başarı elde etti, ülkemizi bu örgüte üye kaydettiler. Orada kaybettik. Sonraki yıllarda hep kaybettik. NATO başımızda yeteri kadar bela yokmuş gibi, cinayet üretti, darbeler üretti. 2004 yılında NATO Zirvesi’ni İstanbul’da topladılar. O zaman “İstanbul NATO’ya kapıyı kapatıyor” dedik, ama kapatamadık. Yıllar geçti, şimdi bu ülkenin başkentinde bu NATO Zirvesi düzenleniyor. 

100 yıl önce emperyalist planları yırtıp atan bir halkın evlatları, NATO karşısında yeteri kadar duyarlı değil. Biz 'bu halka küsmedik, dersimizi yeteri kadar iyi yapmadık' deriz, mücadeleye devam ederiz. Ama şu soruya yanıt verelim: Başkentte Trump’ı kırmızı halılarla karşılayacaklar diye Ankaralıları hapishaneye tıkmak istiyorlar, neden yüksek ses çıkmıyor?” 

Okuyan, diğer siyasi hareketlere hitaben şu soruları yöneltti: “Biz burada TKP olarak ya da başka devrimciler seslerini yükseltiyor. Peki bu ülkede siyasal islamcılarla milli görüş geleneği neredeler, ne yapıyorlar? Bu arkadaşlar Filistin meselesinde emperyalizm sözcüğünü dillerinden hiç düşürmediler. Soruyorum neredesiniz islamcılar ülkemiz işgal edilirken? Bu ülkede milliyetçiler var. Çok azı dışında kimsenin dert ettiği yok. Bugün Ankara’da bayrak mitingi yapıldı, çözüm sürecine karşı. Her konuda görüş var. Kardeşim, yarın Ankara’da sıkıyönetim ilan edilecek tek söz yok. Ağızlarından bir tek söz çıkmıyor. Türkiye’nin milliyetçileri bu durumda.  Gelelim sosyal demokratlara. Partine kayyım atanmış, Türkiye NATO ile yatıyor, kalkıyor. NATO’ya yönelik tek ses söz yok sosyal demokratlarda. Benim sözüm, benim eleştirim Türkiye toplumunu kötürümleştiren siyasi akımların liderlerinedir.”

'Türkiye’nin NATO’dan çıkması lazım'

İktidarın NATO’ya karşı tutumunu da değerlendiren Okuyan, bazı çevrelerin anti-emperyalist gibi görünse de aslında NATO’cu bir çizgide olduğunu belirtti. Türkiye’nin NATO’dan çıkması gerektiğini vurgulayan Okuyan, şu ifadeleri kullandı:

“Açıktan NATO’cular var. İşbirlikçilerini gizlemeyen bir kesim var. Onları seviyoruz biz, yalan söylemiyorlar. Ama biz ne çektiysek iki yüzlülerden çektik. İşine geldiğin yerli-milli, anti emperyalist ama özünde NATO’cular var, şimdiki iktidar gibi. 

Çinlilerle görüşürken, Ruslarla görüşürken atıp tutuyorlar. En tehlikeli NATO’cular bunlar. İşbirlikçiler, sömürücüler, NATO’cular, gericiler; karakterleri bu. Bu karakterdeki insanlardan başka bir şey bekleyemezsiniz. 

Diyorlar ki NATO çok kötü bir örgüt ama biz çıkarsak Yunanistan NATO ile birlikte olur Türkiye’ye saldırır. Yunan halkını da böyle kandırıyorlar. Bunlardan kurtulmamız lazım. NATO’dan Türkiye’nin çıkması lazım."

Gülcan Altan ezgileriyle etkinlikteki yerini aldı.

'Anadolu insanının verdiği mücadeleyle kurulan ülkemizde yabancı asker istemiyoruz'

Konuşmasının sonunda Ankara’daki zirve hazırlıklarına ve alınan güvenlik önlemlerine değinen Okuyan, iktidarın zirveyi "sessiz sedasız" geçirme çabasına izin vermeyeceklerini belirtti.

NATO karşıtlığının gericiliğe ve holding düzenine karşı olmakla bir araya gelmesi gerektiğini kaydeden Okuyan, sözlerine şöyle devam etti:

"7 Temmuz’da Ankara’da bir zirve yapılacak. Bu zirveye giderken iktidar cesaretle NATO’cu bir görüntü vermeyi kabullendi. AKP iktidarının bir Türkiye projesi var. Bu proje piyasacıdır, laikliğe düşmandır, cumhuriyete düşmandır. Bu proje yayılmacıdır. Yayılmacılık cumhuriyetin kuruluş kodlarını aykırıdır. Türkiye Cumhuriyeti 1923’te yayılmacı bir perspektifle kurulmadı. O zaman yok muydu Türk dünyası? Mustafa Kemal’in en önemli meziyetlerinden birisi, Türkiye’nin yayılmacı bir strateji ile politika üretmemesi oldu. AKP iktidarı ise yayılmacı bir mantığa sahip. İmparatorluk sadece içeride olmaz, yayılırlar. Bunlar yayılmak istiyorlar ama kıyafet dar. Kıyafeti genişletmek için arayışa girdiler. Devlet Bahçeli daha geçen ay Türkiye’nin geleceği Çin ile ittifaktadır dedi. Bugün ABD’nin şemsiyesine girdiler. 

Yarım yamalak NATO karşıtlığı olmaz. Emperyalizme karşıysak, gericiliğe karşıysak, tarikatlar ve holding düzenine karşıysak bu düzeninin yayılma stratejisine de karşı çıkmalıyız. 

Anadolu insanının verdiği yiğit mücadelesiyle kurulan bu ülkede yabancı asker istemiyoruz. Hepsi bizim iktidarımızda defolup gidecek. Dünyanın başka ülkelerinde komünistler, kendi ülkelerinin yayılmasına itiraz ederler.

Nazlı Deniz Korkmaz, Nâzım Hikmet’in “23 Centlik Askere Dair” şiirini okurken
Nazlı Deniz Korkmaz, Nâzım Hikmet’in “23 Centlik Askere Dair” şiirini okudu.

'Kötü bir huyumuz var, boyun eğmemek'

NATO Zirvesi, Türkiye’yi yeni maceralara hazırlama zirvesidir. Hiçbir savaş haklı değildir. Sadece işgalcilere karşı savaş haklıdır, meşrudur. NATO’nun Ukrayna’da dahil olduğu savaşa Türkiye’nin de dahil olması için planlar yapıldı. Yeni NATO tugayları kuruluyor. Hepsinde Türkiye var. Avrupa deli gibi silahlanıyor. Ülkelerin ekonomisi militarize oluyorsa savaş kapıda demektir. Gerçek bir tehdit ile karşı karşıyayız.

İktidarımız NATO’cuların ayağına taş değmesin diye Ankara’yı, Ankaralılardan temizlemeye karar verdi. NATO savunma örgütüdür diyorlar. Ankara’yı halkımızdan savunmaya karar verdiler NATO için. İnsanları sabah operasyonlarıyla tutuklamaya başladılar. 5 Temmuz’da miting yapacaktık, yasakların tarihini geriye çektiler. Yıllar önce ABD’li kodamanlar gelecek diye genelevleri boyayan zihniyet, Ankara’yı rezil etmekle meşgul. Biz bu utancı kabul etmeyeceğimizi söyledik. Yasaklamalar getiriyorlar. Onların elinde yargı, idari tedbirler hatta NATO’nun teknik olanakları varsa bizim de kötü bir huyumuz var: Boyun eğmemek.

'Bu ülkenin sessiz sedasız bir NATO Zirvesi geçirmesine izin vermeyeceğiz'

NATO’cuların silahlarıyla, paralarıyla baş etme şansımız yok. Ama onların da bizim kararlılığımız ve irademizle baş etme şansları yok. Biz baştan söyledik, bu ülkenin sessiz sedasız NATO Zirvesi geçirmesine izin vermeyeceğiz. 

Madem ellerinde miting yasaklamak gibi bir silah var, o zaman biz memleketin her yerinde Türkiye’yi mücadele alanına dönüştürürüz. Hangi önlemi alırlarsa alsınlar. Bu halkın iradesine kimse boyun eğdiremez.”

Okuyan’ın konuşmasının ardından etkinlik sloganlarla sona erdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.