Sayfa yolu
İstanbul'da bir yurttaşı darp eden 3 polis memuruna hapis cezası
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.12.2022 , 12:14 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul Esenyurt’ta 4 Şubat 2021 tarihinde hamile eşine ilaç almak için gece saatlerinde aracıyla nöbetçi eczane arayan Ömür Çelebi isimli bir vatandaş, iddiaya göre H.G. (23), M.Ş. (25) ve M.A.K. (31) isimli 3 polis tarafından durduruldu. Çelebi’nin iddiasına göre polis otosundan inen 3 polis, “Neden durmadın şerefsiz” diyerek kendisine hakaret etti. Konuşmasına dahi izin verilmeden polis otosuna bindirildiğini aktaran Çelebi, 3 polisin kendisini darp etmesi sonucunda ağır yaralandığını söyledi.
Ciğeri söndü
Ağır yaralı halde yol kenarına bırakılan Ömür Çelebi, komşularının yardımıyla hastaneye kaldırıldı. Kaburgasında kırıklar oluşan ve ciğerinde sönme meydana gelen Çelebi, 5 gün hastanede tedavi gördü. Alınan Adli Tıp Kurumu raporunda Çelebi’nin yaralanmasının, "kişinin hayatını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu" belirtildi.
Suç duyurusunda bulundu
Ömür Çelebi, olayın ardından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Soruşturma kapsamında haklarında “kişinin hayatını tehlikeye sokacak şekilde kasten yaralama” suçundan dava açılan 3 polis memurunun yargılandığı davanın karar duruşması 15 Eylül 2022 tarihinde Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı.
Mahkemede savunma yapan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediler ancak mahkeme aksi kanaatteyse haklarında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını veya ücretsiz olarak kamuya yararlı bir işte çalışmayı talep ettiler.
Savcı ceza istedi
Karar duruşmasında mütalaasını açıklayan savcı, 3 sanığın da “kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kasten yaralama” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti.
'İyi hal indirimi' uygulamadı
Kararını açıklayan mahkeme, sanık polisler H.G., M.Ş. ve M.A.K.’ye, “kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak, kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kasten yaralama” suçundan, alt sınırdan da uzaklaşarak ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapse çarptırdı. Mahkeme ayrıca, “sanıkların sabıkalı geçmişlerine rağmen suç işlemeleri de göz önüne alındığında herhangi bir olumlu kişiliklerinin gözlenmemesi ve üzerlerine atılı suçu inkâr edip, herhangi bir pişmanlıklarının bulunmaması” nedeniyle verilen cezada iyi hal indirimi uygulamadı.
Gerekçeli kararını da açıklayan mahkeme, "olay tarihinde kamu görevlisi olan polis memuru sanıkların, aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında, fikir ve eylem birliği içerisinde, Ömür Çelebi’yi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayatını tehlikeye sokacak şekilde, kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle yaraladıklarını" kaydetti. Sanık savunmalarının, suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu değerlendiren mahkeme, sanıkların atılı suçu iştirak halinde işlediklerini sabit gördü. Mahkeme, gerekçeli kararında, "suç kastının yoğunluğunu" göz önüne alarak, sanıklara verdiği cezada alt sınırdan uzaklaştığını kaydetti.
Sanıklardan biri daha önce de hüküm giymiş
Mahkeme ayrıca sanıklardan M.A.K. hakkında daha önceden açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet kararı olduğunu, karar kesinleştiğinde ise gereğinin ifası için kararı veren mahkemeye bildirimde bulunulmasını kararlaştırdı.
'İç kanamadan ölme riskim olduğunu söylediler'
Mahkemenin gerekçeli kararını açıklanmasından sonra ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ömür Çelebi, şunları söyledi:
"Arabamda herhangi bir suç unsuruna rastlanmıyor. Kimlik kontrolüm esnasında sicilim temiz. Bugüne kadar bir sabıkam yok. Aracım temiz çıkıyor. Herhangi bir şey olmadığı için birbirlerine bakıyorlar o arada. Aracımın ceplik bölümünde, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bekçi adayı olduğum evrakları görüyorlar. Ve beni darp etmeyi o anda bırakıyorlar. Diyorlar ki birbirlerine, ‘Bu çocuğu bu vaziyete getirdik. Hastaneye götürsek biz ne diyeceğiz?’ Ben halimin kötü olduğunu, beni hastaneye götürmelerini söylüyorum. Beni orada ölüme terk ediyorlar. Ve ‘Şikayetçi olursan seni buralarda barındırmayız’ diyerek bırakıyorlar.
Kendi aracımla aynı sokakta olduğu için bu olay, evimin önüne kadar ilerleyebiliyorum. Daha ilerisine gidemiyorum. Komşularımın yardımıyla Beylikdüzü Devlet Hastanesi'ne kaldırılıyorum. Fakat durumun kritik olduğu için, iç kanamadan ölme riskim olduğunu söylediler. Beni aynı akşam ambulansla Çam ve Sakura Devlet Hastanesi’ne sevk ediyorlar. Çam ve Sakura Devlet Hastanesi'nde beş gün yatıyorum.
Tarafıma bir ay rapor veriliyor. Eskisi kadar sağlıklı olamayacağım ve akciğerimde tekrar sönme meydana gelebileceği bana söyleniyor. Bu süreçte kaburgam kırıldı, akciğerimde sönme meydana geldi. Ve bu akciğerdeki sönme tekrar devam edebilir. Ben araba tamircisiyim. İki evladım var. Beni yarım bıraktılar. Şu anda benim mesleğim ağır bir iş olduğu için kendi mesleğimi yapamıyorum. Hala yaptıklarından pişman değiller ve inkâr ediyorlar.
Bu süreçte hastanede yattığım zaman beni ziyarete gelen hanımım, beni perişan vaziyette gördüğü için sancıları meydana geliyor. Ve bu sancılar yüzünden çocuğum erken doğuyor. Prematüre doğan çocuğum 30 gün yatıyor yoğun bakımda. Ve çocuğumun gelişmesine bağlı sıkıntılar oldu. Hala da devam etmektedir. Çocuğum daha iki aylıkken ameliyata alınıyor ve şu an sağlık durumu da pek iç açıcı değil. Hastanede tedavisi devam ediyor. Ben bunların yanlarına kalmasını istemiyorum. Başka vatandaşlarımızın başına gelmesini de istemiyorum.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.