Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İsrail'den açlığa mahkum ettiği Filistinli sivillere yönelik pusu: Gazze İnsani Yardım Vakfı

Gazze Şeridi'nin sınırları kapatan ve yardım tırlarının geçişini engelleyen İsrail, Gazze İnsani Yardım Vakfı'nı devreye soktu. Stratejik noktalara kurulan ve açlığa mahkum edildiği için "yardım merkezlerine" gitmek zorunda kalan en az 549 sivil Filistinli, İsrail ordusu tarafından katledildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.06.2025 , 07:30 Güncelleme Tarihi: 28.06.2025 , 23:01

İsrail 7 Ekim 2023 tarihinden beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 56 bin 331 kişi katledildi, 132 bin 632 de yaralandı. Bu "veri" şu anlama geliyor: İsrail 20 ayda Gazze Şeridi'nde yaşayan her 100 Filistinliden neredeyse 3'ünü öldürdü, 6'sını da yaraladı. 

Ancak İsrail'in yürüttüğü soykırım politikası bununla da sınırlı değil... Gazze'de aç bırakma, zorla yerinden etme ve altyapının yıkımı sonucu büyük bir insani felaket yaşanıyor.

İsrail, 2 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi'ne giriş sağlayan tüm kara sınır kapılarını kapalı tutuyor. Yardım taşıyan yüzlerce tırın Gazze'ye geçişi engellenirken, yalnızca sınırlı sayıda aracın geçişine izin veriliyor. Oysa Gazze'nin günlük en az 500 yardım tırına ihtiyaç duyuyor.

Burada da devreye "ölüm tuzakları" devreye giriyor. Yani Gazze İnsani Yardım Vakfı tarafından kurulan "insani yardım dağıtım merkezleri"...

Siviller yardım merkezlerine çekildi ve katledildi

Yoğun uluslararası baskılar ve ısrarlı talepler üzerine Tel Aviv, yardımların ulaştırılması için Gazze İnsani Yardım Vakfı'nı devreye soktuğunu öne sürdü.

Bu dönemde Gazze İnsani Yardım Vakfı, 27 Mayıs'ta "Gazze'de operasyona başladığını" ve yardım dağıtımı için tırların yola çıktığını açıkladı.

İsrail ordusu ise Gazze Şeridi'nde 3'ü güneyde, biri kuzeyde olmak üzere 4 sözde yardım dağıtım merkezi kurulduğunu duyurdu.

Gazze Şeridi'ni kantonlara bölerek yaklaşık yüzde 80'inden fazlasını Filistinliler için yasak bölge ilan eden İsrail ordusunun açıklamasında, yardım dağıtım merkezlerinden Morag Koridoru üzerindeki 2'sinin faaliyetlerine başladığı kaydedildi.

Sonrasında ne mi oldu? Gazze İnsani Yardım Vakfı kontrolündeki dağıtım noktasından gelen görüntüler, insanlığın İsrail tarafından nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzun zamandır gıda sıkıntısı çeken Filistinli siviller yardım dağıtım merkezlerine akın etti ve İsrail ordusunun saldırısıyla katledildi.

Siviller, yardım bahanesiyle İsrailli keskin nişancıların çevrelediği sıkı kontrol altındaki noktalara yönlendiriliyor. Görgü tanıkları ve sağlık görevlileri, İsrail güçlerinin sivillere defalarca ateş açtığını ve yardım tırlarına ulaşmaya çalışanları pusuya düşürdüklerini söylüyor.

gazze

Vakfa dair bilgi oldukça sınırlı

Yaşanan katliamların ardından ABD ve İsrail basınında yer alan haberlere göre bu yılın Şubat ayında İsviçre'nin Cenevre kentinde "kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü" olarak kurulduğu belirtilen "Gazze İnsani Yardım Vakfı"nın arkasında Tel Aviv ve Washington yönetimlerinin bulunduğu iddia edildi.

Filistinli yetkililer bu "yardım" planının Gazze’deki kitlesel açlığı bir silah gibi kullanarak nüfusu kontrol etmek için uygulandığını söylüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ve Gazze'deki Filistin hükümeti ise bu vakfın Tel Aviv yönetiminin amaçları doğrultusunda çalıştığını ifade ediyor.

Uluslararası basında çıkan haberlerde, bu vakıf aracılığıyla Gazze'ye yardım konusunda BM ve diğer bağımsız yardım kuruluşlarının saf dışı bırakılmasının amaçlandığı belirtiliyor.

Filistinli direniş grupları da İsrail-ABD güdümünde olduğu belirtilen "Gazze İnsani Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerinin açlık içindeki sivilleri hedef alan "ölüm tuzaklarına" dönüştüğünü belirtiyor. Yayımlanan ortak açıklamada, "ABD’nin desteklediği yardım dağıtım merkezleri, halkımız için adeta birer ölüm tuzağına dönüştü. Açlık ve susuzluk nedeniyle bu merkezlere yönelen siviller, günlük katliamlarla karşı karşıya kalıyor" ifadeleri kullanıldı.

Netanyahu ilişkiyi itiraf etti, ABD sessizliğini sürdürüyor

İsviçre'nin Cenevre şehrinde kurulan vakıf, ABD tarafından "bağımsız" olarak değerlendirilmesine rağmen, kuruluşun İcra Direktörü Jake Wood, açılış töreninden bir gün önce istifa ettiğini duyurmuştu. Wood, yardım planını hayata geçirmenin "insani ilkelerle bağdaşmadığını" ve "tarafsızlık, insanlık ve bağımsızlık gibi temel prensiplerden taviz verilemeyeceğini" ifade etmişti. Wood'un istifa açıklaması ve yaşananlar birçok soru işaretine neden oldu.

Kısa bir süre sonra bu kuruluş tarafından Filistinlilere dağıtılan yardım paketleri, ürünlerin İsrail şirketlerinden geldiğini, yani dünyanın dört bir yanından gelen yardımların değil, İsrail ürünlerinin dağıtıldığını ortaya koydu.

Bunun üzerine İsrail’in Haaretz gazetesinin haberinde "İsrail’in büyük pazarlama şirketleri, Gazze’deki insani yardım operasyonunu kimin finanse ettiğini çözemiyor ve bu gizemli bilmecenin çözümünü bulmak için çabalıyor. Bu insani yardım girişiminin, Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) tarafından desteklendiği ve ABD merkezli Safe Reach Solutions (SRS) şirketi tarafından yönetildiği söyleniyor" ifadelerine yer verildi.

İsrail Savunma ve Maliye Bakanlıkları, hükümetin bu operasyonu finanse edip etmediğine ilişkin soruya uzun bir süre yanıt vermeyi reddetti. Aynı şekilde, ABD Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçındı. Ancak İsrailli muhalefet liderleri ise İsrail’in bu yardımları finanse ettiğini savundu. Muhalefet lideri Yair Lapid, hükümeti yardımların finansmanını resmen açıklamaya çağırdı.

ABD hâlâ vakıfla ilişiğini reddetse de, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kısa bir süre önce Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın İsrail kökenli bir girişim olduğunu itiraf etti. Netanyahu, "Hamas'ın kontrolünden çıkarak halka insani yardım ulaştırılmasını sağlayacak Amerikan firmalarının yardımıyla hazırladığımız bir planımız var" dedi. "Hamas'ın Gazze halkına verilmeye çalışılan insani yardımları kontrol etmesini engellemeye kararlı olduklarını" söyleyen Netanyahu, "Çünkü onlar bunu çalıyorlar, soyuyorlar" iddiasında bulundu.

gazze

Can kaybı her geçen gün artıyor: En az 549 kişi yardım merkezlerinde öldürüldü

Öte yandan İsrail'in "Gazze İnsani Yardım Vakfı" kanalıyla kurulan "insani yardım dağıtım merkezlerine" düzenlediği saldırılar nedeniyle can kaybı her geçen gün artıyor.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Gazze'nin güneyi ile orta kesiminde kurulan yardım dağıtım merkezlerinde 27 Mayıs ila 25 Haziran arasında İsrail güçlerince öldürülen Filistinlilerin sayısına ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, sadece yardım dağıtım merkezlerine düzenlenen saldırılarda şu ana kadar toplam can kaybının 549'a, yaralı sayısının da 4 bin 66'ya yükseldiği, 39 kişinin ise hâlen kayıp olduğu kaydedildi.

İsrailli profesörden araştırma: 'Filistinlileri baskılamak için kullanılıyor'

İsrail'deki Negev Ben-Gurion Üniversitesinde görevli Prof. Dr. Yaakov Garb tarafından hazırlanan ve Harvard Üniversitesi tarafından geliştirilen akademik veri paylaşım platformu "Dataverse" üzerinden yayımlanan araştırmada, İsrail-ABD güdümündeki "Gazze İnsani Yardım Vakfı"nın yardım dağıtım merkezlerine ilişkin sorunlar ele alındı.

Yardım noktalarının konum bilgileri, haritalar ve ön analizlerin yer aldığı çalışmada, bu merkezlerin Gazze'deki sivil nüfusa ve İsrail'in askeri kontrol altyapılarına olan coğrafi uzaklığı incelendi. Araştırma kapsamında, İsrail'in saldırılarının, hareket kısıtlamalarının ve yardım noktalarının hatalı konumlandırılmasının Filistinli sivil ölümlerini nasıl artırdığı ele alındı.

Yardım merkezlerinin mimari yapısının, kapsamlı insani yardım faaliyetlerini kolaylaştırmak yerine, İsrail'in askeri strateji ve taktiklerine uyumlu şekilde tasarlandığına dair güçlü bulgular sunulan çalışmada, bu yapıların Filistinli sivillere yönelik baskıyı meşrulaştırma aracı olarak kullanıldığı ifade edildi.

Araştırmada, Gazze İnsani Yardım Vakfı'na ait merkezlerin bilinçli olarak uygun olmayan yerlere kurulduğu, bunun sonucunda çıkan kargaşanın da İsrail'in Filistinli sivillere yönelik saldırılarını haklı çıkarmak için kullanıldığı kaydedildi.

Çalışmada, bu alanların çoğunun İsrail ordusu tarafından "güvenlik tampon bölgesi" ilan edilen yerlerde bulunduğu; yardıma ulaşmak isteyen sivillerin ise İsrail’in giriş yasağı koyduğu bölgelere girmek zorunda kaldığı belirtildi. Bu durumun, yardımlara erişimi fiilen imkansız hale getirdiği vurgulandı.

Araştırmada, yardımlara ulaşmaya çalışan Filistinli sivillerin onurunu ve güvenliğini korumaya yönelik herhangi bir altyapı ya da önlem bulunmadığı aktarıldı.

Gölgelik, su, tuvalet, ilk yardım istasyonu veya hassas gruplara özel erişim gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığı, merkezlerde tek giriş-çıkış noktası bulunduğu ve kalabalık yönetiminin yapılmadığı vurgulanan çalışmada, bu alanların "tekrar eden düzensizlik ve kargaşaya" zemin hazırlayacak şekilde tasarlandığı kaydedildi.

Çalışmada, "Genel olarak, bu yardım merkezleri, yardım değil kontrol mantığını yansıtıyor. Bunlara 'insani yardım dağıtım merkezi' demek yanıltıcı olur. Bu yapılar insani ilkeleri gözetmemekte; tasarım ve işleyişlerinin büyük kısmı, ilan edilen insani hedefleri baltalayan başka amaçlar tarafından yönlendirilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

gazze

İnsan hakları örgütlerinden mektup

Ancak tüm uluslararası kınamalara rağmen Gazze İnsani Yardım Vakfı, güvenliksiz ve denetimsiz şekilde çalışmayı sürdürüyor.

The Middle East Eye’ın aktardığına göre son olarak 15 insan hakları örgütü, Gazze İnsani Yardım Vakfı'nda çalışan tüm kişi ve kurumları işbirliğini bitirmeleri için mektupla uyardı. 

Aksi takdirde, "soykırım dahil olmak üzere uluslararası hukuka göre suça yardım ve yataklık etmek" gibi suç ortaklıkları nedeniyle hukuki sorumluluklarla karşı karşıya kalabilecekleri yazıldı. Mektupta "Gazze İnsani Yardım Vakfı askerileştirilmiş modele sahip ve İsrail hükümetine yakın çalışıyor. Bu da insanlık, tarafsızlık ve bağımsızlık gibi en temel insani prensiplerin altını oyuyor" denildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar: Derhal sonlandırılmalı

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) da Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın Gazze’de yürüttüğü insani yardım dağıtım planını "ölümcül" olarak nitelendirerek, derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. 

Planın Filistinlileri açlık ile hayatlarını riske atma arasında seçim yapmaya zorladığı kaydedilen açıklamada, "Gıdaya ulaşmak isterken 500'den fazla kişinin öldürülmesi ve yaklaşık 4 bin kişinin yaralanmasına neden olan bu plan insani yardım kisvesi altında bir katliamdır ve derhal sonlandırılmalı" ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, Gazze'ye yönelik insani yardımların geçişinin sağlanması istenerek, "İsrail yetkililerini ve müttefiklerini gıda, yakıt, tıbbi ve insani yardım malzemeleri üzerindeki kuşatmayı kaldırmaya ve BM tarafından koordine edilen önceden var olan ilkeli insani yardım sistemine geri dönmeye çağırıyoruz" değerlendirmesi yapıldı.

gazze

İsviçre'den açıklama: 'Derin endişe duyulmakta'

İsviçre Dışişleri Bakanlığı da Gazze'de insani yardım dağıtım noktalarında yaşanan sivil ölümlerinden derin endişe duyulduğunu bildirdi.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı'nın X hesabından yapılan paylaşımda, Gazze'de İsrail ve ABD güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfı tarafından kurulan insani yardım dağıtım sistemi değerlendirildi.

Paylaşımda, "Yardım dağıtım noktalarının yakınlarında sivil ölümlerine ilişkin haberlerden derin endişe duyulmaktadır" ifadeleri kullanıldı. Konuya ilişkin bağımsız soruşturmalar çağrısı yapılan paylaşımda, militarize edilmiş yardımın insani ilkeler ve uluslararası normlara zarar verdiği belirtildi.

Paylaşımda, "İlkeli insani aktörler için hızlı, güvenli ve engelsiz erişim sağlanmalı" denildi.

ABD'den vakfa 30 milyon dolarlık fon

Tüm tepkilere ve işlenen insanlık suçlarına karşın, kurumla organik bağını reddeden ABD'den yeni bir hamle geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, Gazze İnsani Yardım Vakfı için 30 milyon dolarlık fona onay verildiğini duyurdu ve "Tüm ülkelere Vakfı ve kritik çalışmalarını destekleme çağrısında bulunuyoruz" dedi.

Pigott, yeni fonun, ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bölgede "barışa verdiği desteğin" de bir göstergesi olduğunu öne sürdü.

Vakfın şimdiye kadar "Hamas yağmalamasını" engelleyerek 46 milyon öğün dağıttığını iddia eden Pigott, "Bu olağanüstü bir şey. Alkışlanmalı ve desteklenmeli" ifadesini kullandı.

Pigott, gıda dağıtımı sırasında aralarında çocukların da bulunduğu sivillerin öldürülmesine ilişkin soruya "İsrail ordusu bu konuda soruşturma yürütüyor. Onlara göz atmanızı öneririm. Aynı zamanda bu haberlerin çoğu Hamas propagandası" cevabını verdi.

İsrailli askerler itiraf etti: 'Gazze'de yardım noktalarına kasıtlı ateş açtık, top ateşiyle dahi saldırdık'
gazze

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.