Breadcrumb
İsrail işte bu: Bebeğe işkence yaptılar, toplu tecavüzü ve açlıktan öldürmeyi de 'akladılar'
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 26.03.2026 , 12:50 Güncelleme Tarihi: 26.03.2026 , 16:27
İsrail’in Filistinlilere karşı on yıllardır uyguladığı soykırım ve vahşet 18 aylık bir bebeğe yapılan işkencenin görüntüleriyle son raddesine ulaştı.
Son iki haftada yaşanan üç gelişme, dünyanın gözleri önünde ABD’nin ve ona yaranma hevesindeki sermaye iktidarlarının desteğiyle İsrail eliyle insanlığın tüm değerlerine karşı yürütülen bu korkunç suç ortaklığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Filistin Televizyonu’nun gazeteci Usame el-Kahlut'tan aktardığı habere göre, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Megazi Mülteci Kampı yakınlarında İsrail askerlerince gözaltına alınan Usame Ebu Nassar’ın gözü önünde 18 aylık bebeğine işkence yapıldı. Bebek işkence sonucu yaralandı.

Bebek ve bebeğin babası Usame Ebu Nassar, oğluyla birlikte ihtiyaçlarını karşılamak üzere dışarı çıktığı sırada Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Megazi Mülteci Kampı yakınlarında çıkan silahlı çatışmanın ortasında kaldı.
Bebeğin bacağında sigara söndürüp, çiviyle işkence yaptılar
Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail askerleri, babayı ve oğlunu askeri kontrol noktasına götürdü ve ikisini de soyarak sorguya aldı.
Askerler, babanın gözü önünde bebeğin bacağında sigara söndürdü, vücuduna sivri cisimlerle zarar verdi ve bacağına çivi batırdı.
Gazetecinin yayınladığı görüntülerde, bebeğe yapılan işkence sonucu oluşan yaralanmalar yer aldı.

Bebeğin, yaklaşık 10 saat sonra serbest bırakıldığı ve El-Megazi’de Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla ailesine teslim edildiği, babanın ise İsrail’in elinde tutulduğu bildirildi.
Bebeğe hastanede yapılan muayene raporunda, bacağında sigara yanıklarına ve çivi nedeniyle oluşan delinme yaralarına rastlandığı ifade edildi.
Ailenin, babanın serbest bırakılması ve tedavisinin sürdürülebilmesi için uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunduğu aktarıldı.
17 yaşındaki çocuk gözaltında açlıktan öldü, İsrail mahkemesi davayı düşürdü
İsrail’in gözaltına aldığı Filistinlilere uyguladığı sistematik işkencelerine özellikle 7 Ekim 2023’ten sonra sistematik olarak açlığa mahkum etme de eklendi.
Batı Şeria’da İsrail askerlerince “taş attığı” gerekçesiyle gözaltına alınan 17 yaşındaki Filistinli çocuk Velid Ahmed 6 ay ailesi ve avukatıyla görüşmesine izin verilmeden tutulduğu gözaltında Mart 2025’te açlık nedeniyle hayatını kaybetti.
İsrail mahkemesi Ahmed’in ölümüyle ilgili soruşturmayı kapattı, mahkemenin kararının ayrıntılarıysa önceki gün ortaya çıktı.
Kararda Velid Ahmed’in ciddi kilo kaybı ve enfeksiyon gibi kötüleşen sağlık durumu ile ölümü arasında “kanıtlanmış bir bağ olmadığı” iddia edildi. Bu nedenle soruşturmanın kapatılmasına karar verildiği belirtildi.

Uluslararası Çocukları Savunma Örgütü’nce toplanan ifadeler, Velid’in 22 Mart 2025'te başının döndüğünü ve yere yığıldığını gösteriyor. Gözaltındaki diğer çocuklar yardım çağırdıklarını, ancak gardiyanların yanıt vermediğini söylüyor. Velid’i avlu kapısına taşıyan çocuklar gardiyanların sonunda onu alıp götürdüklerini aktarıyor.
Davaya bakan insan hakları avukatı Nadia Dakka “Ne yazık ki, Velid münferit bir vaka değil. Birçok tutuklu hapishanede öldü ve birçok durumda ölümleri kamuoyunda çok az duyuldu” diyor.
İsrail İnsan Hakları İçin Doktorlar’ın verileri Ekim 2023 ile Ağustos 2025 arasında İsrail’in gözaltında tuttuğu en az 94 Filistinlinin öldüğünü, birçok vakada ölenlerin ciddi tıbbi ihmal, fiziksel istismar veya hapis sırasında sağlık durumlarında önemli bozulmayla ilgili olduğunu söylüyor.
Aynı örgütün tutuklular departmanı sözcüsü Naci Abbas, tutuklulara verilen gıdanın niteliğinin 7 Ekim 2023'ten kısa bir süre sonra belirgin olarak düştüğünü, bazı hapishanelerde tutuklulara günde 1200 kaloriden daha az miktarda gıda verildiğini söylüyor. Bu, Dünya Sağlık Örgütü’nün beslenme için belirlediği günlük 2100 kalorinin neredeyse yarısına tekabül ediyor.
Abbas İsrail hapishanelerinde Filistinli mahkumların 20 ve daha fazla kilo kaybına ilişkin ellerinde birçok tıbbi dosya olduğunu belirtiyor.
İsrail’in Gazze’deki ateşkes kapsamında serbest bıraktığı Filistinlilerin evlerine dönüş görüntülerinde de işkencenin ve aç bırakma politikasının izleri açıkça görülüyordu.
İsrail’in vahşeti takas sırasında teslim edilen Filistinlilerin bazı uzuvları kesilmiş ya da işkence edilmiş cansız bedenleriyle de dünyanın gözleri önüne serilmişti.
Sde Teiman'daki toplu tecavüz davası düştü, Netanyahu tecavüzcü askerlere 'savaş kahramanı' dedi
İsrail bu suçları pervasızca işlerken bir başka vahşi suçu daha mahkemelerinde akladı.
Gazze’den gözaltına alınan binlerce Filistinlinin tutulduğu işkence merkezlerinden biri olan Sde Teiman’da bir Filistinli erkek tutukluya bir grup İsrail askerinin sopayla tecavüz görüntüleri dünya kamuoyunun gündemine oturmuştu. 2024 yazında gerçekleşen bu olayda iç organları parçalanan Filistinli tutuklu ağır yaralanmıştı.
İsrail askeri savcılığının olaya dahil olan askerlerle ilgili açtığı göstermelik soruşturma da 10 gün önce kapatıldı.
İsrailli bir bakan ile milletvekilinin de aralarında bulunduğu kalabalıkların askerler ilk tutuklandıklarında üssü basmaları ve çıkardıkları olay hafızalardayken, duruşmalar sırasında da işkenceci tecavüzcü askerlere sevgi gösterileri yapılmıştı.
İsrail askeri savcılığı son olarak beş askere yönelik tüm suçlamaları düşürdü. Beş askerin isimleri ise açıklanmadı.
Gerekçe ise “delil yetersizliği” oldu.

İsrail medyası saldırının videosunu yayınlamış, bu sızıntı nedeniyle İsrail askeri başsavcısı tutuklanmıştı. Yeni başsavcı bu videonun saldırıyı net olarak göstermediğini iddia etti, sanıkların eylemlerinin büyük bölümünün kalkanlarla gizlenmesini davayı düşürmesine gerekçe yaptı.
Gerekçelerden biri de Ekim 2025 ateşkesinin bir parçası olarak işkence ve tecavüze uğrayan mağdurun Gazze’ye geri gönderilmesi ve bu nedenle mahkemede ifade veremeyeceği oldu.
İsrail Başbakanı Netanyahu kararı memnuniyetle karşıladı ve tecavüzcü askerler için “savaş kahramanları” dedi.
Albanese: Sistematik işkence soykırımın belirleyici aracı haline geldi
Öte yandan İsrail’in soykırımını ve ona destek veren uluslararası şirket ve devletleri açıkça ortaya koyan raporlarıyla bilinen Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese, Pazartesi günü BM İnsan Hakları Konseyi’ne yeni bir rapor sundu.
Albanese İsrail’in Filistinlilere yönelik sistematik işkencesinin Filistin topraklarında devam eden soykırımın belirleyici bir aracı haline geldiğini vurguladı. Albanese İsrail’in sistematik işkencesinin on yıllarca süren cezasızlık ve siyasi örtüyle uzun süre gizlendiğini de söyledi.
Soykırımın başlangıcından bu yana, İsrail hapishane sisteminin “hesaplı bir zulüm laboratuvarına dönüştüğü”nü kaydeden Albanese “Bir zamanlar gölgelerde işleyen şey şimdi açıkça uygulanıyor: En yüksek siyasi düzeylerde onaylanan organize bir aşağılama, acı ve küçük düşürme rejimi” diye belirtti.
Albanese son olarak dünyaya da bir uyarıda bulunarak “Eğer uluslararası toplum Filistinlilere karşı uygulanan bu tür eylemlere müsamaha göstermeye devam ederse, hukukun kendisi anlamını yitirecektir” dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.