Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İsmail Arı Sincan'dan yanıtladı: 'Gazetecilik yaparken hiç korkmadım şimdi de hiç korkmuyorum'

Hukuksuz bir operasyonla tutuklanan gazeteci İsmail Arı, Sincan Cezaevinden soL'un sorularını yanıtladı. Arı, emniyette yaşadıklarını, iktidarın sindirme politikalarını ve içerideki gazetecilik pratiğini anlattı.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 06.04.2026 , 13:57

BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, 21 Mart 2026 tarihinde bayram ziyareti için bulunduğu Tokat'ın Turhal ilçesinde aile üyelerinin evine yapılan eş zamanlı polis ve jandarma baskınıyla gözaltına alınmıştı. 

Akabinde Ankara'ya getirilen Arı, kamuoyuna yönelik haberleri gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla 22 Mart'ta tutuklandı ve Sincan Cezaevine gönderildi. 

Gazeteciliğe ve halkın haber alma hakkına yönelik sindirme politikalarının bir sonucu olarak demir parmaklıklar ardına konulan Arı, maruz kaldığı bu hukuksuzluğu ve cezaevindeki günlerini anlattı.

'Yaptığım haberlerle bazı çevreleri rahatsız ettim'

Geçmiş olsun diyerek başlayalım. Her şeyden önce nasılsın? Neden tutuklandın sence? Zira "hukuk" bu soruya yanıt veremiyor şu an.

İsmail Arı: Bunları Sincan Cezaevinden yanıtlıyorum. Ve hakikaten iyiyim. Beni defalarca araştırdılar, buna banka hesaplarım dahil, ve hiçbir şey bulamadılar. Çünkü ben gazetecilik dışında hiçbir şey yapmadım. Burada olmamın nedeni de zaten gazetecilik yapmam. 

Özellikle de son yıllarda yaptığım haberlerle bazı çevreleri rahatsız ettim sanırım. Ben sadece gazetecilik yapıp kimsenin bilmesini, duymasını istemediklerini yazıp anlattım. Bu yüzden hakkımda onlarca ceza davası açıldı. Sadece ben ve ailem değil, anneannem bile tehdit edildi. Tehdit dosyam aylardır sürüncemede bekletilirken ışık hızında düzenlenen operasyonla gözaltına alınıp tutuklandım. 

Yedi aydır hakkımda koruma kararı olduğu için devletin iki polisiyle korunuyordum. Koruma kararı ben talep etmeden tehdit ve tehlike sürdüğü için uzatıldı. Bayramın ikinci günü aile ziyareti için gittiğim Tokat'ın Turhal ilçesindeki tüm akrabalarımızın kapısına eş zamanlı polis ve jandarma dayandı. Bir gazeteciye sanki uyuşturucu baronu operasyonu düzenler gibi operasyon düzenlediler. Asıl olarak dışarıdakilere gözdağı vermek istediler!

'Pantolonumu bile indirme girişiminde bulundu polis'

Gözaltı ve cezaevi sürecini anlatır mısın biraz? Neler yaşadın? Neler hissettin? 

İsmail Arı: Tokat'ta gözaltına alınmam, gözaltı, adliye ve cezaevindeki ilk günüm çok çileli oldu. Özellikle emniyette 'Bana bilerek eziyet ediyorsunuz' diye defalarca söyledim. Pislik içerisindeki bir nezarethaneye atıldım. Pantolonumu bile indirme girişiminde bulundu polis! Cezaevinde bol bol okuyorum, yazıyorum. Gazeteler ve televizyondan gündemi takip ediyorum.

'Korkmayan, sinmeyen milyonlar var'

Gazetecileri korkutmaya çalıştıklarını düşünüyor musun? Mesela senin tutuklanmandan yaklaşık bir hafta sonra, Muğla’daki Akbelen İkizköy Direnişinden Esra Işık da görev başındaki memura görevini yaptırmamak iddiasıyla tutuklandı, takip etmişsindir. Sen de bazı bürokratların işini yapmasına engel olduğun için tutsak edildiğini düşünüyor musun?

İsmail Arı: Yine bu süreçte benzer şekilde Akbelen Direnişi ile tanınan Esra Işık'ın da hukuksuzca tutuklanması çevre mücadelesi veren herkese gözdağı vermek içindi. Ülkeyi felakete sürükleyen iktidarın stratejisi korkutma ve sindirme üzerine. Ancak korkmayan sinmeyen milyonlar var! Umarım çeken çektiğiyle kalmaz ve bir gün bu hukuksuzluklara imza atanlar da yargılanır.

'İstediklerini yapsınlar, ben gazeteciyim ve gazetecilik yapmaya devam edeceğim'

İçeride gazeteciliğe devam edebiliyor musun? 

İsmail Arı: Burada gazetecilik yapmak elbette çok zor. Haber kaynaklarına, bilgi ve belgeye ulaşmak imkansıza yakın. Ancak elimden geldiğince buradan gazetecilik yapıyorum. Bolca okuyup yazıyorum dediğim gibi. Gözaltı ve cezaevi sürecinde hakkımdaki çok az şeyi öğrenebildim. Ancak toplumun birçok kesiminin bu hukuksuz tutuklamaya tepki gösterdiğini öğrendim. Mutlu oldum.

Daha önceki mülakatlarında da söz buraya geldiğinde korkmadığını ve yalnızca gazetecilik yaptığını, içinin rahat olduğunu ifade etmiştin. Seni yaptığın haberler nedeniyle tutsak ettiklerine göre; gazeteciliğin, doğru haberciliğin, emekçiden ve halktan yana muhabirliğin gücünü hâlâ koruduğunu düşünüyor musun?

İsmail Arı: Gazetecilik yaparken hiç korkmadım. Şimdi de hiç korkmuyorum. Çünkü beni tutuklayanlar suç işledi. Onlar da bir gün yargılanacak. Hep 'Hangi dağ efkarlıysa hep orada olmaya çalıştım' dedim daha önce. Böyle gazetecilik yaptım. Adalet arayan depremzedelerin yanında oldum. İstismar ve cinsel saldırıya uğrayanların yanında olup, yolsuzluk yaparak devleti soyanların karşısında oldum. Zaten cezaevinde olmamın nedeni de bu. 

İstediklerini yapsınlar, ben gazeteciyim ve gazetecilik yapmaya devam edeceğim.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.