Sayfa yolu
İran saldırısında ABD ordusunun ihmalleri ortaya çıktı: Askerlerini bırakıp sığınağa kaçan komutan
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 14.07.2026 , 10:37
İran’ın 1 Mart’ta Kuveyt’teki Şuayba Limanı’nda bulunan ABD komuta merkezine düzenlediği İHA saldırısına ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Washington Post’un saldırıdan kurtulan askerler, görgü tanıkları ve ABD ordusunun yürüttüğü soruşturma hakkında bilgi sahibi kişiler dahil 17 kişiyle yaptığı görüşmelere dayandırdığı habere göre, saldırıda yaşanan kayıpların arkasında ciddi komuta ve güvenlik ihmalleri bulunuyordu.
İran’a ait Şahid tipi İHA’nın binanın ortasına isabet etmesiyle altı ABD askeri öldü, 30’dan fazla asker yaralandı. Patlama askerleri duvarlara savururken binada yangın çıktı; metal, cam ve plastik parçaları şarapnele dönüştü.
Askerleri içeride bırakıp kaçtı
Haberdeki en dikkat çekici tanıklık, saldırı sırasında binada bulunan Tuğgeneral Clint Barnes’ın davranışına ilişkin oldu.
Barnes’ın, saldırının hemen ardından koruyucu ekipmanlarını alarak acil çıkışa yöneldiği ve yakınlardaki bir sığınağa kaçtığı belirtildi. Barnes’la birlikte gitmesi emredilen asker, binanın içinde onlarca asker kalmasına rağmen komutanın sığınağa yöneldiğini anlattı.
Asker, sığınağın çelik kapıları açıldıktan sonra yaralılara yardım etmek üzere binaya geri dönmek istediğini, ancak Barnes’ın kendisine sığınakta kalmasını söylediğini aktardı. Başka bir subayın yangına doğru koştuğunu gören asker, daha sonra emre rağmen binaya dönerek dumanda hayatta kalanları aramaya başladı.
Tanıklara göre Barnes ise yanan binaya geri dönmedi. Saldırıdan kurtulan askerler, ölü ve yaralılar dışarı taşınırken Barnes’ı yardım çalışmalarının başında görmediklerini söyledi.
ABD Kara Kuvvetleri Merkez Komutanlığı ise komutanların olay yerindeki tahliyeye yardım ettiğini ve kendi yaralanmaları nedeniyle daha sonra tedavi altına alındığını savundu. Açıklamada Tümgeneral John Hinson’ın beyin travması ve elinden yaralandığı belirtildi, Barnes’ın yaralanıp yaralanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
Saldırıdan aylar önce uyarılmışlardı
Askerlerin anlatımlarına göre ABD komutanlığı, Şuayba Limanı’nın İran tarafından hedef alınabileceğini saldırıdan aylar önce biliyordu.
Üste yapılan ilk güvenlik değerlendirmelerinde tesisin Şahid tipi kamikaze İHA’ları vurabilecek hava savunma sistemlerinden yoksun olduğu, askerlerin bölgeye yerleştirilmemesi gerektiği sonucuna varıldı. Üste hava saldırılarına karşı koruyucu üst örtüler bulunmadığı ve merkezi uyarı sisteminin de başlangıçta çalışmadığı aktarıldı.
Askerler, Barnes ile üst komutanı Tümgeneral Hinson’a Aralık ayında üssün zayıflıkları hakkında gizli brifing verildiğini ve Şuayba Limanı’nın İran’ın hedef listesinde bulunduğunun bildirildiğini söyledi.
Askerlerden biri, saldırıdan aylar önce Barnes’a “Planımızı değiştirmeliyiz, bu çok tehlikeli” diyerek uyarıda bulunduğunu anlattı. Buna rağmen askerlerin limana gönderilmesine karar verildi.
Birliğin bölgeye araç üzerine kurulan bir İHA savunma sistemi gönderilmesini istediği, ancak bu talebin “yeterli ekipman bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği belirtildi. Askerler ayrıca limana silahsız gönderildiklerini, otomatik silahların ve ağır silahların Camp Arifjan’daki cephanelikte bırakıldığını söyledi.
‘Alarm kaldırılsın’ baskısı
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından İran yüzlerce füze ve İHA’yla bölgedeki ABD hedeflerine karşılık verdi.
Şuayba Limanı’nda saldırı uyarıları üzerine askerler sığınaklara giriyordu. Ancak tanıklara göre komutanlar, uzun süren alarmlar nedeniyle askerlerin yeniden binaya dönmesi için baskı yaptı.
Ölümcül saldırının gerçekleştiği 1 Mart sabahı askerler dört saatten uzun süre sığınaklarda bekledi. Saat 09.00 sıralarında “tehlike geçti” duyurusu yapıldı ve askerler operasyon merkezine döndü.
Yaklaşık 30 dakika sonra İran’a ait İHA binaya isabet etti. Dışarıdaki askerler İHA’nın çim biçme makinesine benzer bir ses çıkardığını ve neredeyse dikey biçimde binaya daldığını anlattı.
Yaralı askerler hastaneye bile kabul edilmedi
Haberde saldırı sonrasındaki sağlık hizmetlerine ilişkin de ciddi ihmaller aktarıldı.
Yaralı askerlerin bir bölümü hastaneye kendi imkânlarıyla gitti. Ağır yaralanan yaklaşık 10 asker birkaç gün sonra Kuveyt’ten tahliye edilirken, yaklaşık 20 yaralı ancak saldırıdan dokuz gün sonra Almanya’ya gönderildi.
Ancak askerlerin tıbbi tahliye kapsamında kaydedilmediği ve ağır yaralı olarak sisteme girilmediği ortaya çıktı. Almanya’daki Landstuhl Bölgesel Tıp Merkezi, uçuş listesinde hasta olarak görünmeyen askerleri hastaneye yatıramadı.
Şarapnel yaraları ve kırıkları bulunan, beyin travması taraması dahi yapılmamış askerler acil serviste ayakta tedavi edildikten sonra yakındaki kışlalara gönderildi.
Soruşturmada sorumlu yok
ABD ordusunun saldırıya ilişkin yürüttüğü soruşturmada şu ana kadar herhangi bir komutana sorumluluk yüklenmediği veya cezai işlem önerilmediği belirtildi.
Askerler, soruşturmanın Şuayba Limanı’nın bilinen güvenlik açıklarına rağmen neden kullanıldığına, komutanların istihbarat uyarılarını neden dikkate almadığına ve saldırı sonrasındaki sağlık ihmallerine açıklık getirmeyeceğinden endişe ettiğini aktarıyor.
Saldırı sırasında binada bulunan Binbaşı Stephen Ramsbottom, “Bu hatalardan ders çıkarmazsak ve hepimiz aynı yalana inanırsak, aynı şey ileride başka bir birliğin başına gelecek” dedi.
ABD ordusu, istihbarat uyarıları ve hava savunma kapasitesi konusunda ayrıca gizli bir soruşturma yürüttü. Ancak bu soruşturmanın sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasının beklenmediği bildirildi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.