Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İran içinde Hürmüz tartışması: 'Boğaz kapatılsın mı, pazarlık kozu mu olsun?'

Hürmüz Boğazı’nın statüsü, İran içinde de tartışılıyor. Tahran’da bir kanat boğaz üzerindeki kontrolü artırmak isterken, diğer kanat bu kozu yaptırımların kaldırılacağı bir anlaşmanın parçası olarak kullanmaya çalışıyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 09.07.2026 , 12:11 Güncelleme Tarihi: 09.07.2026 , 12:47

ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı, Tahran-Washington hattındaki savaş ve müzakere başlıklarının merkezine yerleşti. İran içinde boğaz üzerindeki kontrolün artırılmasını savunanlar ile yaptırımların kaldırılmasını sağlayacak kalıcı bir anlaşma arayanlar arasındaki tartışma da gündemde.

Hürmüz’de ticari gemilere yönelik saldırıların ardından yaşanan gelişmeler, İran yönetimi içindeki bir ayrışmaya da işaret ediyor. Daha sert çizgideki güçlerin Hürmüz üzerinde kalıcı kontrol arayışında olduğu, daha pragmatik kanadın ise uluslararası yaptırımların kaldırılması için kalıcı bir barış anlaşmasına yöneldiği gözlemleniyor.

Boğaz hem koz hem risk

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğalgaz sevkiyatının dünyaya açıldığı en kritik geçitlerden biri. Savaş öncesinde boğazdan günde yaklaşık 120-140 gemi geçerken, çatışmaların en yoğun döneminde bu sayı iki tankere kadar düşmüştü. Hürmüz’e ilişkin muğlak hükümler ABD-İran görüşmelerindeki en tartışmalı başlıklardan biri.

Bu nedenle İran açısından Hürmüz iki yönlü bir başlık haline gelmiş durumda. Boğaz üzerindeki denetim, Tahran’ın ABD ve bölgedeki müttefiklerine karşı elindeki en güçlü kozlardan biri. Ancak boğazın tamamen kapatılması ya da ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının, hem petrol fiyatları ve küresel enerji piyasaları üzerinden uluslararası baskıyı büyütebileceğine hem de ABD’nin yeni askeri saldırılarına bahane oluşturabileceğine dair ülke içerisinde endişe taşıyan kesimler de var.

İran basınında iki ayrı vurgu

İran basınında Hürmüz’e dair farklı tonlar dikkat çekiyor. Mehr News’te yayımlanan bir analizde Hürmüz Boğazı’nın İran açısından “stratejik kaldıraç” haline geldiği, Körfez güvenliğinin artık Tahran’ın rolü dikkate alınmadan kurulamayacağı söylendi. Aynı çizgideki yorumlarda, boğaz üzerindeki egemenlik iddiası İran’ın savaş sonrası bölgesel güç dengesi açısından temel kazanımlarından biri olarak sunuluyor.

Buna karşılık İran’ın resmi haber ajansı IRNA, Tahran’ın Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne sunduğu itiraz metninde boğazın kapatılmadığını, deniz trafiğinin “uygun denetim ve koordinasyon önlemleri” altında sürdüğünü aktardı. Metinde alınan önlemlerin “düzenleyici, denetleyici ve ihtiyati” nitelikte olduğu, Hürmüz’ün kapatılması anlamına gelmediği savunuldu.

İran Dışişleri de daha önce Hürmüz’ün kapatıldığına dair haberleri reddetmiş, ticari gemi trafiğinin sürdüğünü ve güvenli geçiş için gerekli tedbirlerin alındığını açıklamıştı. Diğer yandan, önemli bir kesim Hürmüz’ün İran’ın vazgeçemeyeceği bir güç aracı olduğu ve Washington’a karşı pazarlık başlığı olarak korunması gerektiği savunuluyor.

Devrim Muhafızları hattı daha sert

İran’da daha sert çizginin sesi özellikle parlamento ve Devrim Muhafızları’na yakın medya üzerinden yükseliyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Alaeddin Burucerdi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin kararların “İslam Cumhuriyeti’nin en üst düzeylerinde” alındığını ve boğazın yönetimine dair düzenlemenin mecliste hızla gündeme geleceğini söyledi.

Daha önce Devrim Muhafızları’na yakın Tesnim’in de Hürmüz’ün kapatılması ve ABD-İran mutabakatının askıya alınması çağrısı yaptığı aktarılmıştı. İran’daki muhafazakar Kayhan gazetesi de Washington’ın anlaşmayı ihlal ettiğini savunarak Tahran’ın Hürmüz’ü kapatması gerektiğini yazmıştı.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.