Sayfa yolu
Irak’taki AIDS skandalı 38 yıl sonra gün yüzüne çıktı: Bakanlık şirketleri korudu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 27.05.2025 , 12:10 Güncelleme Tarihi: 27.05.2025 , 12:11
Irak’ta 1987 yılında Sağlık Bakanlığı’nın ihmali sonucu 226 kişi HIV virüsüyle enfekte olduğu ortaya çıktı. Sağlık skandalının uzun yıllar devlet tarafından gizlendiği anlaşıldı. Ayrıca hastalar ve ailelerin yıllarca karantinaya alınarak, olayın gizli kalması için belgeler imzalatıldığı öğrenildi.
Mağdurların yakınları 38 yıl sonra yaşananları kamuoyuyla paylaştı.
Olay yalnızca bir sağlık skandalını değil; aynı zamanda devletin sistemli baskısını, şirketlerin cezasızlığını ve halk sağlığına yönelik büyük bir ihmal tablosunu da ortaya koydu.
Hastalar ve aileleri karantinaya alındı, 'sessizlik' belgesi imzalatıldı
1987 yılında, hemofili tedavisi gören yurttaşlara "Sanov" ve "Bastur" adlı Fransız şirketlerine ait ilaçların yanlış dozajlarla enjekte edilmesi sonucu, 226 kişi HIV virüsüyle enfekte oldu. Sağlık Bakanlığı, olayın üstünü örtmek için hastaları ve ailelerini karantinaya aldı. Ailelere sessiz kalmaları için resmi belgeler imzalatıldı.
Rudaw muhabiri Ziyad İsmail’in haberine göre, yıllar sonra hayatta kalanlardan biri, Heyder Sahib, “Ben yaşayan bir ölüyüm. Evlenmem, çalışmam, saç tıraşı olmam bile yasaktı. Babamı da susturmak için belge imzalattılar” dedi. Sahib, 1991’de karantinadan çıkarıldığını ancak sosyal hayata katılmasının sistematik biçimde engellendiğini belirtti.
“Bizi diri diri gömselerdi, bu işten daha iyiydi. O 230 kişi sistematik biçimde ölüme terk edildi. Hâlâ adalet yok” diye konuştu.
'226 kişi etkilendi, kimse şirketlerden tazminat alamadı'
Olayda babasını kaybeden Ali Hüseyin ise Sağlık Bakanlığı yetkililerinin kendilerine “Yanlışlıkla iğne yapıldı. 226 kişi etkilendi. Getirdiğimiz iğneler Fransız Mario’ya bağlı Sanov ve Bastur şirketlerine ait” dediğini aktardı.
İlgili ilaç şirketlerinin özür dilediği ve “tıbbi bir hata” yaptıklarını kabul ettiği bildirildi. Ancak mağdurların hiçbiri bugüne kadar bu şirketlerden bir tazminat alamadı.
'Sorumlu Fransız ilaç şirketleri uluslararası düzeyde yargılansın'
Olayı ilk kez 2003 yılında haberleştiren Elsaye gazetesi, Sağlık Bakanlığı’nın mağdurlara toplam 3 milyon dolar tazminat verilmesini önerdiğini yazdı. Bu öneri de uygulamaya geçirilmedi. Olaydan sağ kurtulanlar ve aileleri, tek kuruş tazminat almadıklarını anlattı.
Bu yıl Irak Sağlık Bakanlığı’nın bir mağdura 100 milyon Irak dinarı (yaklaşık 76 bin USD) ödemesi ise 38 yıl sonra yapılan ilk sembolik adım olarak kayda geçti. Ancak mağdurların talebi açık: Sorumlu Fransız ilaç şirketleri uluslararası düzeyde yargılanmalı ve gerçek bir tazminat ödenmeli.
'Bilimsel yanı dışında etik ve siyasi boyutları da var'
Habere göre Irak Eczacılar Sendikası Sözcüsü Usame Hadi, dosyanın kamuoyuna geç yansımasına tepki gösterdi. Hadi, "Bu 1980’lerdeki bir vaka. Bilimsel yanı dışında etik ve siyasi boyutları da var. Olay neden zamanında soruşturulmadı? Neden şimdi bu dosya konuşuluyor?" diye konuştu.
Sendika yetkilileri ayrıca Irak’ta kullanılan ilaçların kalite kontrol süzgecinden geçirilmeden uygulanmaması gerektiğini, ancak 1987’de bu temel ilkenin bile ihlal edildiğini vurguladı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.