Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İmamoğlu'ndan Erhan Karaal açıklaması: 'Hedef gösterici yayınlar azmettirici bir kaynağa dönüştü'

İBB Davası sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın ağır işkence gördüğünü söyledi. "Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altında" diyen İmamoğlu, Akit, Sabah gibi mecralarda yapılan yayınların azmettirici bir kaynağa dönüştüğünü vurguladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.06.2026 , 12:15 Güncelleme Tarihi: 23.06.2026 , 12:40

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 55’inci gününde.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam eden duruşmaya tutuklu sanıklar alkışlarla girdi. Avukatlar, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşmada önce İmamoğlu’nun söz aldı.

İmamoğlu, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılması ve işkenceye uğramasına ilişkin mahkeme heyetine önemli uyarılarda bulundu. İmamoğlu, savunma sürecinin akışını bozmak istemediğini ancak yaşanan olayın ciddiyeti nedeniyle konuşma zorunluluğu hissettiğini söyledi.

'Erhan Karaal ağır işkence gördü'

İmamoğlu, sabah saatlerinde edindiği bilgiler doğrultusunda Erhan Karaal’ın ağır işkence gördüğünü belirterek, “Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı kaçırıldı. Ağır işkenceye maruz kalmış durumda. Yoğun bakımda. Yaklaşık 36 saat susuz bırakıldığı, tırnaklarının çekildiği ve çok ağır işkenceye maruz kaldığı bilgisi tarafıma ulaştı” dedi.

ANKA Haber Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, Karaal’ın sorgu sırasında para ve altın sorularıyla baskıya maruz bırakıldığını aktaran İmamoğlu, işkenceyi gerçekleştiren kişilerin “200 kilo altın nerede, 500 kilo altın nerede, para nerede?” şeklinde sorular yönelttiğini söyledi.

Duruşmada bir gün önce sanık yakınlarının tehdit altında olduklarının dile getirildiğini hatırlatan İmamoğlu, yaşanan son olayla birlikte tehdidin boyutunun çok daha ciddi hale geldiğini ifade etti.

İmamoğlu, bazı medya kuruluşlarının hedef gösterici yayınlarının saldırı ortamını beslediğini belirterek, “Akit, Sabah gibi mecralarda milyarlarca lira, yüzlerce kilo altın varmış gibi yapılan yayınlar artık sıradan propaganda olmaktan çıkmıştır. Bu yayınlar bugün açıkça azmettirici bir kaynağa dönüşmüştür” diye konuştu.

'Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altında'

Dava sürecinde yalnızca sanıkların değil, ailelerinin de hedef haline getirildiğini vurgulayan İmamoğlu, tehdit ikliminin giderek ağırlaştığını söyledi.

İmamoğlu, “Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altındadır. Az önce aşağıda çok sayıda aileyle görüştüm. Hepsi ciddi kaygı ve korku içerisinde. Bu mesele son derece mühimdir” dedi.

'İddia makamı dahil herkes büyük bir zan altında'

Yaşanan gelişmelerin ardından yargı ve soruşturma makamlarına çağrıda bulunan İmamoğlu, gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini söyledi. İmamoğlu, “İddia makamı dahil herkes büyük bir zan altındadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı açıkça uyarıyorum. Gerekli kurumların hızla harekete geçmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

'Sistematik bir cezasızlık yaşandı, hakaretler cezasız kaldı'

Haklarında yapılan yayınlara karşı yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını da dile getiren İmamoğlu, sistematik bir cezasızlık yaşandığını savundu.

İmamoğlu, “Tutuklu kaldığımız yaklaşık 17 ay boyunca hakkımızda yapılan en ağır hakaretler, iftiralar ve hedef göstermeler karşılıksız kaldı. Yüzlerce başvurumuzdan bir tanesi bile sonuç vermedi. Aynı dosyalar sürekli aynı savcıya düşüyor ve hepsi için kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyor” dedi.

'Bizim ne ayakkabı kutularımız ne gizli kasalarımız var'

Kamuoyunda dolaşıma sokulan iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “Ortada hiçbir şey yoktur. Bizim ne ayakkabı kutularımız vardır, ne gizli kasalarımız vardır, ne de açıklanmayan tapularımız” diye konuştu.

İmamoğlu, sözlerini devlet kurumlarına çağrıda bulunarak tamamladı.

Sanık yakınlarının Erzincan’dan İstanbul’a kadar farklı şehirlerde korku altında yaşadığını belirten İmamoğlu, “Bütün kurumlar bu korku iklimine son verecek tedbirleri almak zorundadır. İnsanları işkenceye, hatta cinayete kadar götürebilecek bu zihniyetin önüne geçilmelidir” dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.