Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İmamoğlu: Elinizi yargıdan çekin, haysiyetiniz varsa sandıkta mücadelenizi verin

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 'Elinizi yargıdan derhal çekin. Yargıyı bağımsız bırakın' açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 02.01.2023 , 16:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP'nin kendi şahsi mülkiyeti gibi gördüğü İBB'yi kaybetmeyi hazmedemediğini belirterek, "İstanbulluların bizim yönetimimizden ne kadar memnun olduğunu görüyorlar. Onun için, ne yapıp edip yerel seçimlerden önce İBB’yi ele geçirme çabası içerisindeler. Açıkçası beni yasaklı hale getirip, meydanı boşaltmak, kendileri çalıp bir nevi kendileri oynama çabası içerisindeler. Rakiplerimiz, aynı operasyonu 2023 genel seçimleri öncesine çekip, genel seçimlerin sonucunu lehlerine çevirme çabası içerisindeler. Elinizi yargıdan derhal çekin. Yargıyı bağımsız bırakın. Derdinizi sandıkta halledecek kadar cesaretiniz varsa, haysiyetiniz varsa, çıkın bütün cesaretinizle sandıkta mücadelenizi verin" dedi.

İmamoğlu'nun açıklamalarını satır başları şu şekilde: 

'İBB içerisindeki 'tükenmişlik sendromuna' son verdik'

"Göreve geldiğimiz an itibariyle, İBB içerisindeki 'tükenmişlik sendromuna' son verdik. İsraftan arınmış bütçemizle, kesinlikle partizanlıktan uzak, liyakate dayalı bir yönetim anlayışıyla, enerjimizle, İstanbullunun parasını yönettiğimizin farkında olan bir ahlaklı, erdemli tutumla, doğru ve özenli iş yapma becerimizle, İstanbul'da metro üretimine hem hız kattık hem de kalite kattık. İktidar kanadından gelen engellemelerin bir an önce son bulması gerekiyor.

'İstanbul'u yönetmekte başarısız olsaydık...'

Bugün eğer bu başarımız, bu performansımız, bütün engellemelere rağmen iş yönetme becerimiz ve iş üretme becerimiz olmasaydı, kesinlikle bu acayip soruşturmalar ya da bu acayip kavramlarla biz karşı karşıya kalmazdık. Yani onların aslında tek derdi; ‘Bu işleri bu kadar kısa zamanda nasıl başardılar?’ Onları tetikleyen ve bize tabiri caizse saldırmalarını sağlayan tek ana duygu bu. 

Benim görev süremin bitimine 13-14 ay gibi bir zaman dilimi kaldı. Biraz daha bekleyip, yerel seçimlerde çok çalışarak bizi belki yenilgiye uğratma konusunda erdemli bir süreci ortaya koyup, yönetime gelmeyi düşünebilirlerdi. Yani normal olması gereken de aslında buydu. Böylece, kendi seçmenlerinden açıkçası ‘Bu kadar da olmaz’ diye, tabiri caizse, bu kadar seviyesi düşük bir biçimde uğraşı, soruşturma gibi kötü işlere de imza atmamış, -daha net ifade edeyim- kendilerini rezil etmemiş olurlardı bu şekilde süreci yönetmiş olsalardı. Ama aceleleri var, mecburiyetleri var.

Açıkçası şunu görüyorlar: 2024’te, yerel seçimlerden önce, İBB'nin yönetimini ele geçiremezlerse, İstanbullunun bir daha bu görevi onlara vermeyeceğini bugünden görüyorlar. Bugünden kestiriyorlar. Onun için sandıkta yenemeyeceklerini bildikleri bu anlayışı, bu süreci, ‘Başka türlü nasıl alt ederiz, nasıl ortadan kaldırırız’ bakış açısıyla hareket ediyorlar.

'Karşılarına aldıkları 16 milyon İstanbullu'

Rakiplerimiz, aynı operasyonu 2023 genel seçimleri öncesine çekip, genel seçimlerinin sonucunu lehlerine çevirme çabası içerisindeler. İstanbul’u, İBB’yi kendi şahsi mülkleri gibi gördükleri, bu şehre ne yazık ki aynı o şekilde davrandıkları için, kaybetmeyi kabullenemediler ve kabullenemiyorlar. Karşılarında engel olarak, İBB’nin gerçekten tarihi başarısını görüyorlar.

Ama bir şeyi unutuyorlar ve yanılıyorlar: Her ne kadar işin odağına beni otursalar da aslında şu an karşılarına aldıkları, İstanbul'un 16 milyon insanıdır. Hatta, güzel ülkemizin demokrasiye inanmış 85 milyon insanıdır. Milli iradenin gasp edilmesini asla kabullenmeyen vatandaşlarımızdır karşısında olanlar. Yargı üzerinden yürütülen siyasetin bu dizayn girişimlerini asla içine sindiremeyen, milletimizdir.

'Çıkmaz sokağa girmek üzeresiniz'

Siyasetin mertçe, yiğitçe yapılmasını isteyen milyonlarca insan var. O yüzden ben, bu kötü uygulamaları yapanları bir kez daha uyarıyorum: Sonucu belli bir yolda yaptığınız bu yanlışlarla, bir çıkmaz sokağa girmek üzeresiniz.

Mertlikten, yiğitlikten nasibini almamış bu yöntemleri, derhal bırakmalısınız. Elinizi yargıdan derhal çekin. Yargıyı bağımsız bırakın. Derdinizi sandıkta halledecek kadar cesaretiniz varsa, haysiyetiniz varsa, çıkın bütün cesaretinizle sandıkta mücadelenizi verin; hukuksuz davranışlarla değil. Bize yaşatılan tüm hukuksuzluklara ve engellemelere rağmen, kentin tüm ilçelerine eşit hizmet prensibiyle yol yürüyoruz. 

'Altılı masanın başarısı için'

Görev süremizin yaklaşık 2 yılı pandemi altında geçti. Biz, bu zaman dilimi içerisinde, 1 yıla yakın ağır bir ekonomik kriz sürecini de yönettik. Bunları gözden kaçırmayınız. Yani onların yan gelip yattıkları, ağustos böceği gibi davrandıkları yılları heba etmedik. Biz, bu zor zamana rağmen, zor koşullara rağmen İstanbullular için arı gibi çalıştık, karınca gibi çalıştık ve İstanbullunun hem yer altındaki hizmetlerini hem altyapıyla ilgili süreçlerini hem üst yapıyla yeşil alanla, çevreyle ilgili süreçlerini hem de çocukların, kadınların, gençlerin ihtiyaç duyduğu sosyal alanlardaki hizmetleri tek tek yerine getirdik.

Bu yolda, Millet İttifakı’nın liderleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Altılı Masa’nın başarısı için en üst seviyede hizmet edecek olan bir şehrin Belediye Başkanı ve ekibiyiz.

'İstanbul’a göz koyma meselesi, tarihi bir meseledir'

Buradan hem İstanbullulara hem de halkımıza haykırmak istiyorum. İstanbul’a göz koyma meselesi, tarihi bir meseledir. İstanbul'la oynama meselesi, tarihi bir meseledir. 6 Mayıs'ta İstanbul'da seçim iptal olduğunda, ‘Bu Türkiye demokrasisi adına kara lekedir’ demiştim. Beni hiç memnun etmemişti. Adım gibi emindim fark atacağımıza. Ama ona rağmen beni dünyanın en mutsuz insanı yapmıştı. Bugün yaptıkları müdahaleler, çabaları, biz biliyoruz ki önümüzdeki seçimde Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, Türkiye'deki değişim sürecinde 10 milyonlarca fark yemelerine sebep olacak, on milyonlarca. Bunu görüyorum. O bakımdan bizi sakın yıldırmaya kalkmasınlar. Altılı Masa liderleriyle, İstanbul'un ‘150 Günde 150 Proje’sinin çok kutlu bir finalini yapacağız Dudullu-Bostancı hattında cuma günü.

Ama bu hararetli günleri, en üst seviyede dayanışmayla, en üst seviyede kucaklaşmayla halkın, milletin iradesine göz koymak isteyenlere karşı, ‘O gök kubbeyi başınıza yıkarız’ lafının arkasına imza atmaya davet ediyorum. Bugün yaptığımız açılış, tam da bu duruşun, insanına hizmet etme anlayışının açılışıdır, duruşudur. Bu bir yönetim anlayışının başarısıdır. Devletine, milletine layık olma kavramının başarısıdır." (ANKA)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.