Sayfa yolu
İliç’teki faciada oğlunu kaybeden baba, Binali Yıldırım’ın şikâyetiyle ifadeye çağrıldı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 27.10.2026 , 14:48
13 Şubat 2024'te Erzincan'ın İliç ilçesinde meydana gelen maden faciasında yaşamını yitiren 9 işçiden biri olan Uğur Yıldız'ın ailesi, bu kez yaşadıkları acıyı dile getirdikleri için ifadeye çağrıldı.
Uğur Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız, Binali Yıldırım'a yönelik söylediği sözler nedeniyle ifade vermeye çağrıldı.
Ali Ekber Yıldız geçen haftaki duruşma öncesi, eski Başbakan Binali Yıldırım’a tepki göstermiş ve "Ben 53 gün liç yığınının altında oğlumu ararken, ağlarken o Erzincanlı olduğunu söyleyen Başbakan’ın bir kere yüzünü görmedim. Bir kere gelip bizi teselli etmedi. Ama Avrupa’ya gidip gözyaşı döküyor. Sen İliç’te ölenler için, Soma’da ölenler için hiç ağladın mı? Erzincanlıyım diyorsun, bir kere kapımızı açmadın. O ağlamaların hepsi yalan. Bu halk artık uyansın" demişti.
'Beni ve annemi de çağırsınlar'
Uğur Yıldız'ın kardeşi Duygu Yıldız, babası Ali Ekber Yıldız'ın ifadeye çağrılmasının ardından soL'a konuştu. Yıldız, daha önce duruşmada kaydettiği videoda "Bugün Cumhurbaşkanı'na hakaret etsem beni aynı gün gözaltına alırlar" dediğini hatırlatarak, bu sözlerinin bugün gerçeğe dönüştüğünü söyledi.
Yıldız, Binali Yıldırım'a seslenerek yalnızca babasının değil, kendisinin ve annesinin de ifadeye çağrılmasını istedi:
Sadece babamı değil, beni ve annemi de ifadeye çağırsınlar. Bizden de şikâyetçi olun, bizi tutuklayın, müebbet verin. Hatta yasa çıkarın, sizler için çok kolay. İdam edin bizi, ne yaparsanız yapın, korkmuyoruz.
'Bu iktidarda, bu düzende bir yanlış var'
Ailenin hedef alınmasının amacının, davanın takipçisi olmalarını engellemek olduğunu belirten Yıldız, şöyle konuştu:
Bu iktidarda, bu düzende bir yanlış var. 9 madencinin kanı var. Bizi korkutmaya çalışıyorlar, susturmak istiyorlar. İstiyorlar ki bu davanın üzerine gitmeyelim, adalet diye insanlara seslenmeyelim. Ama biz adalet aramaya devam edeceğiz.
Kardeşini 33 yaşında kaybettiğini hatırlatan Yıldız, "İnsan öldürüyorlar, adalet yerini bulmuyor. Katillerden biri beş yıldızlı otelde kalıyor" diye konuştu.
'Anagold Türkiye Genel Müdürü bir kere mahkemeye gelmiyor'
Yıldız, Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci'nin yargılamadaki tutumuna da dikkat çekti:
Acımızla, öfkemizle söylediğimiz sözlerden dolayı ifadeye çağrılıyoruz. Bakın, Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci, bir kere mahkemeye gelmiyor. Onların nezdinde eşit olmayabiliriz. Onların nezdinde bize her şey yapılabilir. Ölebiliriz, tutuklanabiliriz. Onların gözünde hiçiz, farkındayız. Ama yasada, anayasada hepimiz eşitiz ve o haklar bizim elimizden alınamaz.
İliç’te hayatını kaybeden 9 emekçi için adalet sağlanıncaya kadar yaşanan faciayı hatırlatmaya devam edeceğiz. soL'a abone olun bu sese güç verin.
'Yarın devran döndüğünde hesap soracağız'
Yıldız, korkutulmaya çalışıldıklarını ancak geri adım atmayacaklarını vurguladı:
Bugün sizin gününüz, ama yarın devran döndüğünde biz bu adaletsizliklerin peşinden gideceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz. Bizi sindirmeye çalışıyorlar. Bizim kaybedecek neyimiz var? Ne yapabilirsiniz bize ya? Evlatlarımızı 53 gün boyunca toprağın altında çürüttünüz, bize başka ne yapabilirsiniz?
Yıldız, "Biz Binali Yıldırım'a nasıl söz söyleriz! Kimiz ki biz? Emekçiyiz, işçiyiz, mücadele eden yoksullarız. Ne haddimize!" diyerek şikâyetin ardındaki zihniyete tepki gösterdi ve yeniden vurguladı: "Ama biz Binali Yıldırım'la eşitiz, eşit yurttaşız, aynı haklara sahibiz."
'Madenci katili için de adalet bu kadar hızlı olsun'
Yıldız, şikâyetin hızla işleme alınmasına işaret ederek şunları söyledi:
Eğer Binali Yıldırım adalet istiyorsa ve adalet bu kadar hızlı ilerliyorsa, o zaman 9 madencinin katili için de adalet bu kadar hızlı tecelli etmeli. Bizi tutuklayın, ama 9 madencinin katilini de tutuklayın. O zaman adalet karşısında eşit oluruz.
'Sömürgeciler, emperyalist şirketler kardeşimi ve arkadaşlarını katletti'
Yıldız, yaşananların "kader" ya da "fıtrat" olarak sunulmak istendiğini belirterek şöyle konuştu:
İstiyorlar ki sesimiz çıkmasın, kader diyelim, fıtrat diyelim. Ama bizim kader anlayışımızda böyle bir şey yok. Katiller, sömürgeciler, emperyalist şirketler kardeşimi ve arkadaşlarını katletti. Siz devlet olarak onay vermeseydiniz, kapasite artışına izin vermeseydiniz, bu insanlar yaşıyor olacaktı.
Konuşmasını, "Bunun için utanç içinde yaşamanız gerekirken bu aileyi ifadeye çağırıyorsunuz, şikâyetçi oluyorsunuz. Hodri meydan" sözleriyle tamamlayan Yıldız, "Biz sizden korkmuyoruz" dedi ve adalet sağlanıncaya kadar mücadele edeceklerini söyledi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.