Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İlham Ahmed Suriye Parlamentosu'na giriyor: Dış İlişkiler Komitesi'nde yer alacak

Rojava'nın eski Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed, Suriye Parlamentosu üyeliği için karar alındığını açıkladı. Dış İlişkiler Komitesi'nde görev yapacağını belirten Ahmed, entegrasyon sürecinin tamamlanmadığını, özerklik ve Kürtçe eğitimin anayasal güvenceye alınmasını istediklerini söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 14.10.2026 , 11:32 Güncelleme Tarihi: 14.10.2026 , 11:33

Suriye'de "Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi"nin eski Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed, Suriye Parlamentosu üyesi olacağını duyurdu. Ahmed, Rûdaw TV'de Dilbixwîn Dara'nın sorularını yanıtladığı röportajda entegrasyon sürecini, Şam'la yürütülen müzakereleri, anadilde eğitim talebini ve ENKS ile ilişkileri değerlendirdi.

'Dış İlişkiler Komitesi'nde yer alacağım'

Parlamento üyeliğine ilişkin sorulan soruya yanıt veren İlham Ahmed, bu yönde karar alındığını belirtti. Ahmed, kararın uygulanması için HTŞ iktidarı lideri Ahmet Şara tarafından yürütülmesi gereken pratik prosedürlere ihtiyaç bulunduğunu belirtti:

"Karar var ancak cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi gereken pratik prosedürlere ihtiyaç var. Dış İlişkiler Komitesi'nde yer alacağım."

'Kürtler karar merkezinin dışında bırakıldı, bu kez işin içinde'

Ahmed, entegrasyon anlaşmasıyla birlikte Kürtlerin ve Suriye'nin yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti. Kürtlerin tarih boyunca karar mekanizmalarının dışında tutulduğunu belirten Ahmed, şunları söyledi:

"Tarihte Kürtler her zaman karar merkezinin dışında bırakıldı. Bu kez (Suriye'de) Kürtler işin içinde ve bu ülkede Kürtlerin yaşadığına dair bir kabul oluştu. Bu yeni bir şeydir."

Ahmed, kazanımların yetersiz olduğunu da belirtti. 13 Sayılı Kararname'nin eksiksiz olmadığını, ancak bir temel oluşturduğunu söyleyen Ahmed, bu zeminin istikrarın ve Kürtlerin ülkenin ortakları olmasının temeli olacağını kaydetti.

'Yönetimsel açıdan belirli bir özerklik sürüyor'

Rojava adının resmî statüde bulunmadığını ancak toplumun zihninde yaşamaya devam ettiğini belirten Ahmed, bölgede kültürel ve yönetimsel açıdan belirli bir özerkliğin sürdüğünü söyledi. Bölge halkının yapılanmanın içinde yer aldığını ve yönetimin onların elinde olduğunu ifade etti.

Bu yapının anayasal güvenceye kavuşturulması için çalıştıklarını belirten Ahmed, "Çabalıyoruz ve anayasal olması gerekir" dedi. Mücadelelerinin, anayasanın tüm uluslara yerel yönetimlerde kendi kendilerini yönetme hakkı tanıması yönünde olacağını ifade etti.

Saldırılardan 'Baasçılar'ı sorumlu tuttu

Haseke'de Kürtlere yönelik son saldırılar ve gösterilere ilişkin soruya yanıt veren Ahmed, Arapların bulunduğu bölgelerdeki yönetimleri o bölgenin Araplarının yürüttüğünü söyledi. "Sorun çıkaranların bir kısmının dışarıdan dönen kişiler, bir kısmının ise eski Baasçılar ve şoven zihniyete sahip olanlar olduğunu" iddia etti.

Ahmed, devletin bu zihniyetin önünü kesmesi ve kin ile nefret söylemini ortadan kaldırması gerektiğini belirtti. Devletin ayrıca "Bunlar da vatandaştır, yapılanmada yer almak ve bu kurumları yönetmek onların da hakkıdır" diyerek teşvik edici bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Okullarda haftada üç saat Kürtçe dersi verildiğini, bunun yanında tarih, coğrafya ve felsefe alanlarında Kürtçe kitapların okutulduğunu aktaran Ahmed, asıl taleplerinin Kürtçenin yalnızca ders olarak okutulması olmadığını vurguladı: "Anayasada anadilde eğitim hakkının olmasını ve Kürtçenin resmi eğitim dili haline gelmesini istiyoruz."

Kürt çocuklarının şimdiye kadar Kürtçe eğitim gördüğünü ve Arapça bilmediğini hatırlatan Ahmed, bu durumun bir geçiş ve ara aşama gerektirdiğini söyledi. Anayasal tanıma sağlandıktan sonra hangi dersin hangi dilde verileceğinin "çok fazla sorun" olmayacağını kaydetti.

Ahmed, 9. sınıf diplomalarının tamamının kabul edildiğini, üniversite diplomalarının da süreç başladığında kabul edileceğini söyledi. Kararnamenin Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeleri kapsadığını belirten Ahmed, Hama'da beş, Şam'da ise birkaç Kürtçe okul açıldığını, Dera ve Bab'da da talep bulunduğunu aktardı.

'Bakanlık ve büyükelçilik listeleri Şam'da'

Hükümetin Kürtlere egemenlik gerektiren temel makamlar önerip önermediği sorusuna "Hayır" yanıtını veren Ahmed, 29 Ocak mutabakatında tüm bakanlıklarda temsilci bulunması, atamaların yapılması ve bazı bakanlıkların Kürtler tarafından yönetilmesine dair bir madde olduğunu hatırlattı. Müzakerelerin sürdüğünü, bazı dosyaların açık, bazılarının ise henüz açılmamış olduğunu belirtti.

Bakanlıklar ve büyükelçilikler için isim listelerinin sunulduğunu ve devletin yanıtının beklendiğini söyleyen Ahmed, taleplerin kabul edilmemesi halinde bunun "ortaklığı kabul etmedikleri veya ortaklık anlayışında problem olduğu" anlamına geleceğini ifade etti.

Türkiye ile ilişkilerde "ciddi bir değişiklik" olmadığını ancak temasların sürdüğünü söyleyen Ahmed, ABD ve Avrupa ile görüşmelerin entegrasyonun takibi ve çıkan sorunların çözümü çerçevesinde devam ettiğini belirtti.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerin kesilmediğini, aksine iyiye gittiğini ifade eden Ahmed, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani'nin şimdiye kadar rolünü oynadığını ve kendisine teşekkür edilmesi gerektiğini söyledi. Entegrasyon tamamlanmadığı için Barzani'nin bundan sonra da yardımcı olabileceğini kaydetti.

Mazlum Abdi'nin danışmanlık görevini almasının ardından Kürtlerin Şam'dan aldığı makamların, daha önce ellerinde bulunan iktidara kıyasla küçük kaldığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Ahmed, temel amaçlarının halkı o makamlara yerleştirmek olduğunu savundu.

Ahmed, müzakerelerin hâlâ gerekli olduğunu ve "atılan adımların yeni olanaklar yaratabileceğini" sözlerine ekledi.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.