Breadcrumb
İktidar Amerikancılığını gizlemeye bile ihtiyaç duymuyor: NATO'nun Konya'dan İran'ı izlediği itiraf edildi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 25.02.2026 , 01:51 Güncelleme Tarihi: 25.02.2026 , 12:57
ABD ve İran hattında askeri hareketlilik artarken, Türkiye’nin bu süreçteki rolüne dair dikkat çekici bilgiler paylaşıldı.
Bloomberg’in üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre, NATO’nun Türkiye’deki faaliyetleri hızla değişti. Uzun süredir Rusya’yı takip eden Konya’daki NATO AWACS radar uçaklarının, son dönemde rotasını tamamen İran’a çevirdiği belirtildi.
Konuyla ilgili bilgi sahibi olan kaynaklar, Konya’daki ana üsten kalkan gelişmiş radar uçaklarının faaliyetlerine dikkat çekti. Yetkililer, "Konya’dan İran’ı izlemek amacıyla yapılan uçuşların sıklığı arttı" ifadelerini kullanarak, NATO’nun bölgedeki gözetleme faaliyetlerinin odağının değiştiğini teyit etti.
Hedefleri ortak: 'İran'a geri adım attırmak'
Habere göre Ankara, ABD öncülüğünde İran’a yönelik gerçekleştirilebilecek olası bir askeri harekata karşı kendi hazırlıklarını sürdürüyor. Kaynaklar, "Türkiye, ABD liderliğindeki olası bir saldırı için hazırlıklarını yapıyor. Bu hamlenin Tahran’ı geri adım atmaya zorlaması bekleniyor" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "İran’a yönelik sınırlı saldırıları değerlendiriyorum" diyerek askeri seçeneğin masada olduğunu vurgulamıştı. Trump ayrıca, Mart ayı başına kadar yeni bir nükleer anlaşma imzalanmasını istediğini belirterek, "İran’a yönelik bir saldırının kolayca kazanılabileceğini ancak asıl amacının bir anlaşmaya varmak olduğunu" dile getirmişti.
Amerikancılık sınır tanımıyor, ülke ve bölge güvenliği tehlikeye atılıyor
Türkiye, ülkemizde bulunan 28 NATO üssüyle açıkça ABD ve İsrail çıkarları dolayısıyla hedefte.
ABD'nin ve İsrail'in bölge ülkelerine yönelik kendi çıkarları doğrultusundaki saldırıları için Türkiye'yi stratejik bir nokta olarak kullanması, halkımızı da tehlikeye atıyor.
ABD, İran'a yönelik saldırı seçeneğini gündeme getirdikçe Tahran yönetimi, olası bir saldırı durumunda sadece ABD ve İsrail’i değil, Amerikan askeri tesislerine ev sahipliği yaparak lojistik veya siyasi destek sağlayan tüm bölge üslerini "meşru hedef" ilan ettiklerini duyuruyor.
İran, geçen yıl nükleer tesislerine yapılan saldırıya misilleme olarak ABD'nin Katar’daki El-Udeyd Üssü’nü vurmuştu. Katar örneği, Türkiye’nin doğrudan dahil olmadığı bir savaşta bile topraklarındaki yabancı üsler nedeniyle nasıl bir ateş hattında kalabileceğinin en somut kanıtı.
İncirlik ve Kürecik gibi stratejik noktalar üzerinden ülkemiz ABD ve İsrail çıkarları için hedef haline getiriliyor.
İktidarın bu Amerikancı ısrarı, Anadolu topraklarını açık bir hedef haline getirerek Türkiye’yi telafisi güç bir felaketin eşiğine sürüklüyor.
Katar örneğine rağmen hükümet yetkililerinin, olası bir misilleme saldırısında hedef olma ihtimalini öncelemedikleri anlaşılıyor.
Üstelik de ülke topraklarımızın başka bir egemen ülkeyi işgal ve saldırı için kullanılmasına izin verilmesi başka bir skandal olarak ortada duruyor.
Bloomberg'e konuşan Ankara'daki hükümet yetkililerinin asıl çekincesinin askeri risklerden ziyade, çatışmanın tetikleyeceği demografik ve ekonomik kriz olduğu ifade ediliyor.
Kaynaklar, "İran’dan gelecek yeni sığınmacı akınlarının Türkiye’nin zorlanan ekonomisi üzerinde çok ağır bir yük yaratacağına inanıyoruz" değerlendirmesini yaptı. Bu kapsamda Türkiye’nin acil durum planlarını güncellediği, sınır hattında kamplar kurulması veya İran toprakları içerisinde bir tampon bölge oluşturulması gibi seçeneklerin masada olduğu belirtildi. Ancak sınır ötesi müdahale seçeneğinin yalnızca İran’da bir "otorite boşluğu" oluşması durumunda gündeme geleceği vurgulandı.
Haberde yer alan bu iddia, AKP iktidarının doğrudan doğruya ABD'nin bölgedeki saldırı ve işgal hazırlıklarında görev almayı kabul ettiği anlamına da geliyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.