Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

HTŞ’nin Suriye 'seçimi' bir federasyon denemesi mi?

HTŞ’nin Suriye'deki "seçim sürecini" soL'a değerlendiren Hamide Rencüs "Bu seçim, IŞİD’in seçimi gibiydi" dedi. Rencüs "Seçici kurul da, seçmen de sahteydi. 7 bin kişilik bir seçmen kitlesiyle seçim yapıldı" diye belirtti. Dürzi, Alevi ve Kürt bölgelerinin seçimin dışında tutulması, olası bir federasyon planını akla getiriyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 08.10.2025 , 15:16 Güncelleme Tarihi: 09.10.2025 , 00:02

Suriye'de 8 Aralık 2024’te iktidarı ele geçiren Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve lideri Ebu Muhammed el-Colani'den sonra, Suriye denklemi yeni bir biçim kazandı. İsrail ve ABD’nin bölgedeki mevzilerini genişletmesiyle birlikte Suriye’deki seküler, laik, Alevi, Dürzi ve Kürt topluluklarının yaşamı doğrudan iktidarın hedefi haline geldi.

8 Aralık’tan bu yana yaşanan katliamlar özellikle Alevi ve Dürzi nüfus üzerinde yoğunlaştı. “Sahil şeridi” tabiri, Suriye Alevilerini tarif ederken artık Türkiye’de de yaygın biçimde kullanılıyor. Zira Suriye’nin sahil kentlerinden gelen katliam haberleri tahammül sınırını çoktan aşmış durumda. Türkiye’nin birçok kentinde düzenlenen protestolarda hem katliamlar kınanıyor hem de AKP iktidarının Colani ile kurduğu ilişkiler eleştiriliyor.

‘Dünyanın sessizliğinden cesaret alıyorlar’

Araştırmacı yazar Hamide Rencüs, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların medyada sistematik biçimde manipüle edildiğini belirtiyor: “Dünyanın sessizliğinden cesaret alanlar, sahil bölgesindeki Alevi yerleşimlerinde soykırım fiili işlediler. Şimdi görünürde soykırım yokmuş gibi davranılıyor; ancak kadınların kaçırılması ve sistematik katliamlar hız kesmeden sürüyor.”

Kadın örgütlerinin tepkisizliğine dikkat çeken Rencüs, “Kadınların kaçırılmasına yönelik sessizlik, faillerde büyük bir özgüven yaratıyor” diyor.

‘Kaçırılan kadınların fotoğrafları ailelerine gönderiliyor’

Rencüs’ün anlattıklarına göre, yıllar önce Ezidi kadınlara IŞİD çetelerinin uyguladığı yöntemler, bugün HTŞ tarafından Alevi ve Ezidi kadınlara karşı sürdürülüyor:

Kaçırılan kadınların fotoğrafları ailelerine gönderiliyor, failler telefon numaralarını ve para transfer şirketlerinin bilgilerini paylaşarak fidye talep ediyor. Cüretkâr bir şekilde cinsel şiddeti sürdürüyorlar. Süveyde’de Dürzi kadınlara da aynı muamele yapıldı. Dünya bu konuda sessiz.”

Eğitimci, Araştırmacı-Yazar Hamide Rencüs

‘Suriye'de Aleviler sandığa gitmedi: Mevcut iktidarı meşru görmüyorlar’

HTŞ’nin organize ettiği seçimler, Baas Partisi’nin katılmadığı ilk seçimler oldu. Halep, Şam ve İdlib dışında sandık kurulmadı. Hamide Rencüs, süreci “bir mizansen” olarak tanımlıyor:

Seçici kurul da, seçmen de sahteydi. 7 bin kişilik bir seçmen kitlesiyle seçim yapıldı. Çeşitliliği göstermek için zorla bir kadın aday ve bir Yahudi aday çıkarıldı, ama Yahudi aday sadece bir oy aldı. Süveyde ve Alevi bölgelerinde sandık kurulmadı; halk da katılmadı.”

Alevilerin bu süreci boykot ettiğini hatırlatan Rencüs, “HTŞ, zaten oy alamayacağı bölgeleri seçimin dışında bırakarak bu halkları tamamen hedef dışı ilan etti” diyor.

Federatif bir yapının simülasyonu mu?

HTŞ’nin Dürzi, Alevi ve Kürt bölgelerini seçimin dışında tutması, olası bir federasyon planını akla getiriyor. Rencüs, bu adımın rastlantı olmadığını düşünüyor:

“HTŞ, kendi kendine bir atama süreciyle seçim yaptığını iddia etti. Bu seçim, IŞİD’in seçimleri gibiydi. Görünen o ki, gelecekte kurulacak federatif Suriye’de bu bölgeler özerk alanlar olarak tasarlanıyor. Seçim dışı bırakılmalarının nedeni bu.”

Rencüs, süreci şöyle özetliyor:

"HTŞ, kendi kendine bir atama süreciyle seçim yaptığını iddia etti ve bunu 'Suriye tarihindeki ilk parlamento seçimi' diye lanse etti. Ancak ortada Baas Partisi yok, ama IŞİD var. Bu seçim, IŞİD’in seçimi gibiydi.

Görülen o ki, gelecekte kurulacak federatif Suriye’de bu bölgeler özerk olacak şekilde tasarlanmış. Bu yüzden, seçim dışı bırakıldılar. Zorla dahil etseler bile, rejim kalıntısı diyerek öldürüyor ve kendilerini aklıyorlar. Kimse katliamları sorgulamıyor, bu yüzden çok rahat hareket edebiliyorlar.

Benim öngörüm, Fırat’ın doğusu, Süveyde ve sahil bölgesi, küresel güçler tarafından özerk bölgeler olarak masada görüşülecek alanlar. Bu yüzden, muhtemelen verilen tavsiyeler doğrultusunda seçim dışı bırakıldılar. Kan üzerinden şekillenen üç bölge var: Sahilde oluk oluk kan akıttılar. Maalesef emperyalistlerin paylaşım savaşı, Alevi kanı üzerinden yürütülüyor. Bu seçimin bu bölgeleri kapsamasını da bu şekilde okuyorum."

Dün zorla vali atayanların bugün vekil dayatmak konusunda bir kaygıları olmadığı görülüyor. Ancak Suriye, emperyalist çıkarların çatıştığı bir ringe dönüşmüş durumda. ABD ve İsrail güç kazanırken, kaybeden yine emekçi halklar oluyor. HTŞ’nin “seçimi”, bu halkların kaderini değiştirmiyor; tersine, emperyalizmin kurduğu yeni düzenin kanlı bir provası olarak tarihe geçiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.