Sayfa yolu
HTŞ yönetimine devredildiği iddia edilmişti: 'Afrin ve Resulayn hala Türklere bağlı güçlerin elinde'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.02.2026 , 10:23 Güncelleme Tarihi: 03.02.2026 , 09:50
Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında geçen yıl varılan mutabakatın hayata geçmemesi üzerine başlayan çatışmalar, ateşkes anlaşmasıyla sonuçlandı.
Ateşkesin ardından yapılan entegrasyon anlaşmasının bugün başlaması beklenirken, PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Halil'den gündeme dair çeşitli açıklamalar geldi.
Rudaw'a konuşan Halil, Abdullah Öcalan'ın yaptığı çağrı ve İmralı süreciyle Türkiye'nin tutumunun da yavaş yavaş değişmeye başladığını söyledi. Bölgede büyük değişimler yaşandığını belirten Halil, Türkiye'nin de "bazı şeyleri gözden geçirmek zorunda olduğunu" ifade etti.
Halil sözlerine şöyle devam etti:
"İnanıyorum ki Türkler bu sürecin bozulmaması için, o eski tarzdaki düşmanlığı istemiyor. Biz de kendi tarafımızdan şunu biliyoruz: Biz Şam ile, Amerika ile Fransa ile bölge devletleri ve diğerleriyle ne kadar anlaşma ve uzlaşma yaparsak yapalım; eğer Türkiye razı olmazsa bazı şeyler sakat kalacaktır, yarım kalacaktır."
Halil, bu nedenle "her iki tarafın da birbirini tamamlayan bir bakış açısıyla, aralarındaki düşmanlık ruhunu ortadan kaldırmaya çalıştığını" söyledi.
Halil, sunucunun yönelttiği "Doğrudan görüşmeler var mı?" sorusuna ise "Var" yanıtını verdi.
Öte yandan Abdullah Öcalan'la görüşmeleri için girişimleri olduğunu aktaran Halil, "Türklerden talep edildi; arkadaşlarımızın İmralı’ya gitmesi, onu görmesi, mevcut durumu paylaşması ve onun görüşlerini alması istendi. Yani bu yönlerde bazı çabalar var" diye konuştu.
'Afrin ve Resulayn hala Türklere bağlı güçlerin elinde'
Halil'in değindiği konulardan biri de Türkiye'nin kontrolünde olan Afrin oldu. Varılan mutabakattan hareketle "Afrin'in durumu ne olacak?" sorusuna yanıt veren Halil, şöyle konuştu:
"Sadece Afrin değil, Afrin ve Resulayn da... Buralar işgal edilmiş bölgelerdir. Bunlar da tartışıldı. Resulayn için acımızı belirttik. Onlar (HTŞ) şunu söylediler; henüz kendileri de oraya gitmiş değiller. Yani resmen orayı onlar yönetmiyor. Sadece oraya gidip geldiklerini söylüyorlar ama yönetim hala Türklere bağlı güçlerin elindedir. Yani mesaj şudur: Türkler oradan çekildiğinde, orası resmen Suriye devletine bağlı bir yer olur."
Türkiye'nin söz konusu bölgelerden çekilmesi halinde sınırların kalkacağını söyleyen Halil, "Yani 'Bu kontrol noktası senin, bu bölge benim' durumu kalmaz. Afrin halkı normal bir şekilde köyüne ve şehrine döner" dedi ve sözlerini şöyle noktaladı:
"Oraya döndüklerinde zaten halkın tamamı bizim halkımızdır; kendi meclislerini kurarlar, kendi asayişlerini oluştururlar. Suriye kimliği altındadır ama oranın halkıdırlar. Yani dışarıdan ve başka bir şehirden biri gelip Afrin içinde asayiş sorumlusu olmaz. Dışarıdan biri gelip bölge yöneticisi olmaz. Oradakiler kendi içlerinden birini seçecekler. Bu temelde zaten bu bölgelerin tamamı doğal bir şekilde aslına rücu eder."
Öte yandan Kuzey Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed de geçtiğimiz günlerde konuya ilişkin bir açıklama yapmıştı. HTŞ'nin sivil kurumlar ve idari yapılar da dahil olmak üzere Afrin'i Türkiye'den teslim aldığını ve Türkiye'nin resmi olarak Afrin'de varlığının kalmadığını aktaran Ahmed, Türkiye'nin Resulayn'ı da devretmeye hazırlandığını belirtmişti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.