Sayfa yolu
HTŞ rejiminden Alevi katliamı raporu: Suçlu Esad taraftarlarıymış, ordu yönetimi dahil olmamış
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 23.07.2025 , 16:20
Suriye'de Alevilere dönük katliamları soruşturmakla görevlendirilen Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) hükümetinden bir komite, bu yılın başlarında ülkenin kıyı bölgelerinde gerçekleşen katliamlarda çoğunluğu sivil olmak üzere 1400'den fazla kişinin öldürüldüğünü tespit ettiğini duyurdu.
Komite, Mart ayında ülkenin Alevi nüfusunun yoğun olduğu kesiminde yaşanan ve en az 1426 kişinin ölümüne yol açan katliamlar sırasında "ciddi ihlallere" karışan 298 şüpheli tespit ettiğini açıkladı.
Mart ayındaki katliamlar, Suriye'nin kıyı kesiminde çoğunluğu Alevi olan bölgede gerçekleşmişti. Selefi örgüt HTŞ'nin kurduğu hükümet güçleri ve müttefiki cihatçı gruplar, çoğunlukla Alevi sivilleri hedef alan infazlar gerçekleştirmekle suçlanıyordu. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, daha önce 1700'den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirmişti.
Komite raporunda, HTŞ ordusunun Alevi toplumuna yönelik saldırı emri verdiğine dair bir kanıt bulunmadığı öne sürüldü.
Bu arada, raporda katliama uğrayan kişilerin Alevi olduğuna dair neredeyse hiçbir ifadenin yer almaması dikkat çekti.
'Ciddi ihlaller belgelendi, 298 kişi tespit edildi'
Komitenin sözcüsü Yaser el Farhan, Şam'da düzenlediği basın toplantısında, komitenin soruşturmasının "7, 8 ve 9 Mart'ta sivillere yönelik cinayet, kasten adam öldürme, yağmalama, evlerin yıkılması ve yakılması, işkence ve mezhepsel hakaretler de dahil olmak üzere ciddi ihlaller" içerdiğini belgelediğini ifade etti.
Komite, Alevi toplumundan 90'ı kadın olmak üzere hayatını kaybeden 1426 kişinin ismini doğrulayarak, ölenlerin çoğunun sivil olduğunu kaydetti. Komite, belirtilenlerin dışında herhangi birinin ölüp ölmediğinin doğrulanmadığını ekledi.
El Farhan, soruşturmada ayrıca ihlallere karıştığından şüphelenilen "298 kişinin isminin tespit edildiğini" belirterek, bu sayının artabileceğini ifade etti.
Yetkililer, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu kişilerin savcılığa sevk edildiğini ve 37 kişinin tutuklandığını belirtti.
Şüphelilerden kaçının güvenlik güçleri mensubu olduğu açıklanmadı.
Suçlu cihatçılar değil 'Esad taraflarıymış'
Yetkililer, yaşanan olaylardan cihatçı grupların mezhepçi saldırganlığını değil, "Esad'a sadık" olduğu iddia edilen bazı kişilerin "şiddet kışkırtıcılığını" sorumlu tuttu. Komite, bu grupları "onlarca güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan ölümcül saldırılar" düzenlemekle suçladı.
Komite, Tartus, Lazkiye ve Hama vilayetlerindeki saldırılarda 238 ordu ve güvenlik görevlisinin öldürüldüğünü söyledi.
El Farhan'a göre, hükümet yanlısı yaklaşık 200 bin askeri takviye daha sonra bölgeye toplandı.
Komite, raporunu 30'dan fazla yerinde incelemeye, ihlallerin yaşandığı kasaba ve köylerde onlarca kişiyle yapılan görüşmelere ve yüzlerce tanık ve mağdurun ifadelerine dayandırdığını iddia etti. Rapor sürecinde ayrıca hükümet yetkililerinin de dinlendiği ifade edildi.
El Farhan, ayrıca komitenin şiddete karışanlar arasında "belirli askeri grup ve gruplarla bağlantılı" kişileri tespit ettiğini ve bu kişilerin "askeri emirleri ihlal ettiklerine ve sivillere karşı ihlallerde bulunmaktan şüphelenildiğine" inandığını belirtti.
Saldırıların mezhepçi karakteri belgelenmişti
İnsan hakları grupları ve uluslararası kuruluşlar, katliamlar sırasında kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da dahil olmak üzere tüm ailelerin öldürüldüğünü vurguluyordu.
Silahlı saldırganların evlere baskın düzenlediği ve sakinlere öldürmeden veya bağışlamadan önce Alevi mi yoksa Sünni mi olduklarını sordukları belirtiliyordu.
'Askeri liderler ihlallere dahil olmadı'
Komite Başkanı Cuma el Anzi, sosyal medyada ihlalleri belgeleyen videolarda yer alan kişilerin tespit edilmesi için yetkililere danışıldığını ve bu videolarda yer alanlardan bazılarının şüpheliler arasında yer aldığını söyledi.
Kurul, "saldırılara veya ihlallere karıştığından şüphelenilen" iki kişinin listesinin yargıya sevk edildiğini belirtti.
Komite Başkanı El Anzi, "Askeri liderlerin ihlal emri verdiğine dair hiçbir kanıtımız yok" iddiasında bulundu.
Dürzilerle yaşanan çatışmalara ilişkin açıklama
Şam yönetimi, HTŞ lideri Ahmed Şara'nın komitenin raporunu, Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda ilinde mezhep çatışmalarının patlak verdiği 13 Temmuz'da aldığını açıklamıştı.
Bu çatışmalar, Sünni Müslüman Bedevi aşiretleri ile Dürzi silahlı grupları arasında çıkmış ve "düzeni sağlamak" adına çatışmalara müdahale eden hükümet güvenlik güçleri de bu çatışmalara dahil olmuştu.
Bu çatışmalarda da yüzlerce kişi öldürüldü. Birleşmiş Milletler (BM), bu süreçte bölgede 128 bin 500'den fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Ateşkesin sağlanmasıyla şiddet şimdilik durdu.
Komite başkanı, Süveyda'daki şiddetin "tüm Suriyeliler için acı verici" olduğunu, ancak komitesinin "yetki alanının dışında" olduğunu söyledi. El Anzi "Zaman, neler olduğunu ve bundan kimin sorumlu olduğunu ortaya çıkaracak" dedi.
| Suriye'deki büyük Alevi katliamı: HTŞ rejimi güçleri ve diğer Sünni silahlı grupların bağı ortaya çıktı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.