Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Her şeyin özeti: İşçi katillerine nasıl göz yumdular?

"Dilovası gibi sanayinin merkezi olan bir bölgede rutin başvuruların denetimi denetçilerin tüm zamanlarını alır. Yıllık bir ani denetim programı yapılır, habersiz denetimler gerçekleştirilir. Ama bu plan da zaten çevre izni olan işletmelere yapılır. Yani kaçaklar yine tespit edilemez. Şikayetler birincil tespit aracı oluyor bu tür işletmeler için. Başka bir sorun da tabii şikayete konu yerlerin siyasi güç vs yoluyla görmezden gelinmesi. Bu da yerelde çok ciddi bir sıkıntı oluyor."

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 14.11.2025 , 11:10 Güncelleme Tarihi: 15.11.2025 , 08:03

Kocaeli Dilovası’nda üçü çocuk 6 işçinin yaşamını yitirdiği parfüm dolum tesisi hakkında iki kez şikayette bulunulduğu, ilkinde “adresi bulamadık” denildiği, ikincisindeyse "eksik bilgi" bahanesiyle denetim yapılmadığı ortaya çıkmıştı.

Söz konusu başlıkta ihmalleri ve sorumluluklarıyla öne çıkan kurumlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yani dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediye ve Valilik olmuştu.

Peki, nasıl oluyor da böylesi bir işletme açılabiliyor, açılıyorsa denetimlerden kurtulabiliyordu?

soL, konuya ilişkin ilgili denetim başlıklarına ve Bakanlık işleyişine hakim iki ayrı kaynakla konuştu.

Kaynakların değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan ilki, söz konusu işletmeye daha en baştan çalışma izni verilmesinin büyük bir ihmal olduğu yönünde oldu.

En basit haliyle, bir işletmenin ruhsat alması için birçok belgeye ihtiyaç var, bunlar arasında öne çıkanlar şöyle:

  • 'ÇED Gerekli Değildir' ya da 'ÇED Olumlu Belgeleri' ilk belgelerdir. Bu belgeler olmadan inşaata veya faaliyet başlayan işletmenin faaliyeti durdurulur. Alan eski haline getirilir ve proje bedelinin yüzde 2'si kadar idari para cezası verilir.
  • Çevre izin değerlendirilmesinin yapılmasının, hava emisyonu, atık su ve gürültü konularında izin veya muafiyetlerinin alınması gerekir.
  • İtfaiye raporunun alınması gerekir.

Aksi durumda bu tip işletmeler ruhsat alamaz ve faaliyete başlayamaz. Bu çok açık.

'Güç dengeleri' durumu değiştiriyor

Konuya yakından hakim olan kaynaklarımız, buna rağmen gerçekte olanları şu sözlerle özetliyor: "İstenen belgeler aynı olsa da uygulamada bazı uygunsuzluklara göz yumulmakta, ÇED, çevre izin belgeleri olmayan işletmelere ruhsat verilmese bile faaliyet sonlandırma yapılmamaktadır. Bu da büyük oranda oradaki güç dengelerinden kaynaklanmaktadır."

Yani açıkça bir göz yumma, en iyi ihtimalle görevini yapmama durumuyla karşı karşıyayız.

Ortada daha en başından çalışmaya başlamaması gereken bir işletme var.

Ancak mesele en baştaki “hata” ya da ihmalden de ibaret değil bu örnekte.

Sonuç olarak ortada iki ayrı şikayet var.

Buna rağmen nasıl olur da bu denetim faaliyetleri yapılmaz ya da yapılamaz?

Denetimler ya askıda ya da seyreltilmiş durumda

soL’un görüştüğü kaynaklar, gerçekten de gidip şikayet edilen firmaların bulunamadığı örnekler olabildiğini aktarıyor. Sonuçta bu konuda görev ve sorumluluk denetçilerde, sora sora ilgili işletmeyi bulmak Müdürlüğün ve ilgili sorumluların görevi.

Ayrıca adresin, tesisin bilinemediği fakat bölgenin belli olduğu böyle ciddi konularda il müdürlükleri, kolluk kuvvetleri ve belediyeler birlikte bir ekip kurarak şikâyete konu yerleri araştırabiliyorlar.

Söz konusu işletmenin şikayetlere konu olması, ilgili mahalleye gidildiğinde ve araştırıldığında bulunamama ihtimalini zaten çok azaltıyor.

Burada devreye “denetim konusundaki” ısrarın kamuda uzun süredir geriye çekilmiş olması giriyor. Birçok Bakanlık, işletmelere yönelik denetimleri uzun süredir askıya almış ya da oldukça seyretmiş durumda.

Denetim olsaydı ne olurdu?

Peki, il müdürlüğü denetçileri ilgili işletmeyi bulup denetim yapsaydı ne olacaktı?

Öncelikle iş yeri açma ruhsatı ve ÇED izni sorgulanacaktı.

Yani ikisi de olmayan en temel belgeler!

Bu durumda atılacak adım faaliyet durdurma kararı olacak, bu karar da Valilik kanalıyla uygulamaya konulacaktı.

İdeal durumda olması gereken bu.

'Şikayete konu yerler siyasi güç yoluyla görmezden gelinebiliyor'

Görüştüğümüz kaynaklar, denetlemelerin etkinliğine dair de çarpıcı değerlendirmelerde bulunuyor:

Sistem mevzuata uyum sağlamaya niyetli formel işletmelerin üzerinde etkili. Bu tür ruhsatsız, izinsiz, merdiven altı yerler denetçi idarenin rutin denetim radarına girmiyor, ancak şikayete konu olursa arada yakalanabiliyor. Kocaeli Çevre İl Müdürlüğü bakımından fiili durumda az personelle Dilovası gibi sanayinin merkezi olan bir bölgede rutin başvuruların denetimi tüm zamanlarını alır. Yıllık bir ani denetim programı yapılır, habersiz denetimler gerçekleştirmek için. Ama bu plan da zaten çevre izni olan işletmelere yapılır. Yani kaçaklar yine tespit edilemez. Şikayetler birincil tespit aracı oluyor bu tür işletmeler için. Başka bir sorun tabii şikayete konu yerlerin siyasi güç vs. yoluyla görmezden gelinmesi. Bu da yerelde çok ciddi bir sıkıntı oluyor.”

Yani ortada patronları, kaçak ya da “legal” olarak faaliyetini sürdürmelerinden bağımsız olarak gerçekten etkili şekilde denetleyecek mekanizmalar yok. 

Var olan mekanizmaların işlemesi içinse ortada birçok “siyasi” sorun var.

Tüm bu sorunların ve ihmallerin gelip düğümlendiği yerse içinde bulunduğumuz düzenle yakından ilişkili. Bu düzen her yanıyla patronların çıkarı üzerine kurulmuş durumda. Dilovası'nda üçü çocuk, 6 işçinin katili bu denetimsizlikler ya da ihmallerin ötesinde, tüm bunlara izin veren, olanak sağlayan zenginlerin düzeniyle ilgili.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.