Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Helin Ümit: Kimseye mecbur değiliz, bir kapıyı kapatan Allah diğerini açar

PKK yöneticisi Helin Ümit ve Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal, Türkiye’nin Kürt sorunundaki politikalarını değerlendirdi. Ümit "Bir kapıyı kapatan Allah diğerini açar" derken, Kartal ise "Gerilla hâlâ sahada" diye konuştu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.08.2025 , 19:54 Güncelleme Tarihi: 28.08.2025 , 19:55

PKK eski Merkez Komite üyesi Helin Ümit, örgüte yakın Medya Haber TV’ye verdiği röportajda, Türkiye’nin Suriye ve Rojava politikalarına dair eleştiriler yöneltti.

Ümit, Türkiye’nin Suriye’deki Kürt yaklaşımını “inkârcı, asimilasyoncu ve teslimiyet dayatmacı” olarak tanımlayarak, bunun bölgede ciddi bir güvensizlik yarattığını söyledi. “Türk devleti inkarcılığı, asimilasyonu, teslimiyeti gözümüzün içine baka baka dayatıyor” dedi.

Suriye’deki gelişmelerin yalnızca ülkenin iç dengelerini değil tüm Ortadoğu’yu etkilediğini söyleyen Ümit, “Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sykes-Picot Anlaşması’yla bölge dengesi Suriye üzerinden kurulmuştu. Bugün de Ortadoğu yeniden Suriye üzerinden şekillendiriliyor” ifadelerini kullandı.

'Şara, Hakan Fidan’ın etkisi altında hareket ediyor'

Ümit, Suriye’deki HTŞ mevcut yönetimini “etnik ve mezhebi topluluklara karşı katliamlarla” suçladı. Dürzi ve Alevi topluluklarının hedef alındığını öne ifade etti. Ahmed Şara yönetimini Türkiye’nin diplomatik etkisi altında olmakla suçlayarak, “Ahmet Şara, Hakan Fidan’ın etkisi altında hareket ediyor. Bu durum kendi sonunu getirecek” dedi.

Demokratik Suriye Güçleri’ne (SDG) yönelik “teslimiyet dayatmasını” akıl dışı bulan Ümit, “Yanı başınızda katliam yaşanırken savunma araçlarını bırakmak akıl dışıdır. Halklar kendi kendilerini savunabilir ve birlikte direnebilir” dedi.

'Bir kapıyı kapatan Allah diğerini açar'

Örgütün Suriye’nin bütünlüğüne karşı olmadığını söyleyen Ümit, “Ama hangi Suriye? Milliyetçi, dinci, kadınların köleleştirildiği, mezhepçiliğin hâkim olduğu bir Suriye’ye karşıyız” dedi. Afganistan örneğini vererek kadınların yaşadığı baskıya dikkat çekti.

Ümit, Kürt, Dürzi, Alevi ve demokratik muhalif Sünni Arapların yan yana gelmesinin önemine dikkat çekti. Bu birlikteliğin demokratik bir Suriye birliğini, hatta “demokratik Suriye devletini” geliştirebileceğini söyledi.

Suriye’deki HTŞ yönetimini ise meşruiyet üzerinden eleştirerek, "Bir grup tarafından kuruldu, halkın çoğunluğunun desteğini alamadı. Süveyda ve Rojava’da seçim yapılmamasını ilan ederek halkların iradesini yok sayıyorlar" diye konuştu.

Suriye’deki sürecin Türkiye’den bağımsız olmadığını belirten Ümit, “Çözüm sürecinde de benzer bir tablo yaşanmıştı. Türkiye, Kürt politikasını Suriye üzerinden yürütüyor. Bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar” dedi.

Helin Ümit sözlerini şu ifadelerle tamamladı: 

Hiç kimse kendisine mecbur olduğunu düşünmesin. Ortadoğu’da yaygın bir söz vardır: ‘Bir kapıyı kapatan Allah diğerini açar.’ Biz Türk-Kürt kardeşliğini tarihsel bir sosyoloji olarak yeniden güncellemek istiyoruz. Bu bir kader değil, bilinçli bir tercih.”

Remzi Kartal: 'Geçmişten daha güçlüyüz. Gerilla hala sahada'

Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal da ANF’ye konuşarak, hem Türkiye’deki yeni komisyon sürecini hem de Suriye politikalarını değerlendirdi.

TBMM’de kurulan “çözüm komisyonunun” önemli olduğunu ancak yetersiz kaldığını söyleyen Kartal, “Bir anne komisyonda Kürtçe konuştuğunda olumsuz tavırla karşılaşıyor. Eğer Kürtçenin varlığı kabul edilmezse, neyi çözeceksiniz?” dedi.

Kartal, “Bizim kırmızı çizgimiz Önder Apo’nun özgürlüğüdür. Devletin bu konuda adım atması gerekir” sözleriyle taleplerini yineledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye’ye dair politikalarını eleştiren Kartal, “Bu siyaset ne Kuzey Kürdistan’daki sürece uygundur ne de İmralı’daki sürece. Bu politikayla Türkiye’de barış olmaz, Suriye’deki sorunlar çözülmez” dedi.

Fidan’ın SDG, YPG ve YPJ’nin feshedilmesini, HTŞ’ye teslim olmalarını istemesini “Kürt düşmanlığı” olarak tanımlayan Kartal, bunun “Kürtlerin kazanımlarını yok etme talebi” olduğunu söyledi.

Gerilla güçlerinin hâlâ sahada olduklarını ifade eden Kartal, “Sembolik olarak 30 yoldaş silahlarını yaktı ama biz geçmişten daha güçlüyüz. Eğer şartlar oluşursa gerilla demokratik siyasete katılır, oluşmazsa kendilerini korur” dedi.

Son 10 ayda kazanımlarının arttığını belirten Kartal, “Bu süreçte hem sahada hem de siyasette güç kazandık. Demokratik toplumun inşası için güçlü bir kamuoyu yaratmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.