Sayfa yolu
Helin Ümit: AKP'nin 'Öcalan’la görüşmeye tabanımız karşı' söylemi inandırıcı değil
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.11.2025 , 13:03
Eski PKK Merkez Komite üyesi Helin Ümit, Medya Haber TV’de katıldığı özel programda Türkiye’de yürütülen görüşme trafiğine, Meclis’te kurulan komisyona ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ümit, “Kürt Demokratik Uluslaşmasının tek bir önderliği var, o da Önder Apo’dur” diyerek, Öcalan’a yönelik tutumun sürecin tamamını belirleyen temel unsur olduğunu söyledi. Ümit, aynı zamanda Öcalan'ın kuracağı yeni bir siyasi hareketin içinde yer almak istediklerini, Azerbaycan'da düşen uçağın zamanlamasının şaibeli olduğunu ve Suriye'deki gelişmelerde Hakan Fidan'ın sürecin önünü tıkayacak adımlar attığını ifade etti.
Komisyona eleştiri: 'Kürt varlığı kabul edilecek mi edilmeyecek mi? Bu soruya cevap vermek zorundalar'
Helin Ümit, Meclis’teki komisyonun Öcalan’ı dinlemeden yol alamayacağı ifade etti. “Kürt varlığı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçası olacak mı, olmayacak mı? Asimilasyon ve soykırımcı politikalarda mı ısrar edecekler, yoksa Kürt varlığını kabul mü edecekler?” diye soran Ümit, komisyonun temel görevinin bu sorulara yanıt üretmek olduğunu ifade etti.
Sürece anlam veremeyen geniş bir kesim var
Ümit, süreç boyunca devlet dışı kesimlerde kafa karışıklığı yaşandığını söyledi:
“Tek taraflı adımları niye Kürt Özgürlük Hareketi atıyor? Önder Apo niye böyle yapıyor? PKK neden geri çekiliyor? Buna anlam vermekte zorlanan bir kesim var ve bu kafa karışıklığı ciddi savrulmalara yol açtı.” Sürecin ilerleyebilmesi için “anlam verme gücünün artırılması gerektiğini” vurgulayan Helim Ümit, iyi niyetli sorular için karamsar kesimlerin aydınlatılması gerektiğini ifade etti.
'Önder Apo gerçek bir Türkiye yurtseveri olarak inisiyatif aldı'
Helin Ümit, bugün gelinen aşamanın Öcalan’ın belirleyici rolüyle oluştuğunu ifade etti:
“Kürdistan’da savaşın seyri, bölgesel dengeler ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehlike karşısında Önder Apo gerçek bir Türkiye yurtseveri olarak inisiyatif aldı. PKK örgütsel varlığını feshetti, silahlı mücadele stratejisine son verdi. Bunların her biri çok büyük adımdır.”
PKK’nin 12. Kongre kararlarını uygulamak için “samimi adımlar attığını” belirten Ümit, buna karşılık devlet tarafından somut bir karşılık gelmediğini söyledi:
“Silah bırakma töreni yapıldı, askeri alanlardan çekilme ilan edildi, çatışmasızlık korundu. Fakat Türk devleti açısından yapılan neredeyse hiçbir şey yok.”
'Komisyon mevcut haliyle tam bir oyalama komisyonuna döndü'
Ümit, komisyon çalışmalarının ilerlemediğini, temel muhatabın hâlâ görmezden gelindiğini belirtti:
“Komisyon tarafları dinleyeceğiz demişti ama en temel muhatabı, Önder Apo’yu dinlemedi. Bu haliyle bir oyalama komisyonuna döndü.” Sürecin hangi aşamada olduğuna ilişkin soruya ise “Sürecin nasıl gelişeceğinin tek kriteri Önder Apo’ya yaklaşım olacaktır” yanıtını verdi.
'Türk devleti karar vermek zorunda'
Ümit, komisyonun asıl görevinin tarihsel bir kararı netleştirmek olduğunu söyledi: “Kürt var mı yok mu? Varsa hakları var mı? Hakları verilecek mi? Türk devleti karar vermek zorunda.”
Helin Ümit, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarına da değindi:
“PKK’nin kurucu önderi olarak Önder Apo’yu işaret etti. Bunu anlamlı buluyorum ama yetersiz. Önder Apo sözünü tuttu, Bahçeli peki? ‘Partiyi feshetsin, mecliste siyaset yapsın’ diyordu. Nerede? Önderliğin umut hakkı hâlâ engelleniyor.”
'PKK feshedildi, Önder Apo’nun oluşturacağı yeni harekete katılmak istiyoruz'
Ümit, kendisinin ve birçok PKK kadrosunun bundan sonraki siyasal sürecini Öcalan’ın belirleyeceğini ifade etti:
“Biz PKK’ye katıldık ama aslında önderliğe katıldık. Önder Apo hangi siyasi hareketi kuracaksa onunla yürümek istiyoruz.” Ümit, bu nedenle Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün, hukuki koşullarının ve siyasal zeminlerinin yaratılması gerektiğini söyledi.
AKP’ye eleştiri: 'Taban karşıymış… Karşıysa anlatmadığın içindir'
AKP içinde yürütülen “tabanımız karşı” tartışmasını hatırlatan Ümit, bunu inandırıcı bulmadığını dile getirdi: “AKP istediği her şeyi tabanına kabul ettirebilen bir parti. İkna olmuyorsa istenmediği içindir.”
AKP içindeki “tabanımız karşı” tartışmalarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Ümit, özellikle AKP’nin siyasal işleyişine dikkat çekti. Ümit’e göre AKP, yıllardır aldığı her stratejik kararı kendi örgüt yapısına ve seçmen tabanına zorlanmadan kabul ettirebildi. Bu nedenle bugün “tabanımız Öcalan’la görüşmeye, çözüm sürecine, yeni bir siyasal çerçeveye sıcak bakmıyor” söyleminin siyasal bir manevra olduğunu ifade etti.
'Tek seçeneğimiz yok' çıkışı ve Azerbaycan’daki uçak kazası için dikkat çeken yorum
Sürece dair "Kimse bizi seçeneksiz sanmasın" diyen Helin Ümit, Türkiye'ye ait askeri uçağın Azerbaycan'dan dönerken düşmesiyle ilgili "Çok şaibelidir" ifadesini kullandı:
"Fakat şunu şöyle kimse sanmasın, tek seçenekli değiliz. Bunu tekrar tekrar vurgulamak istiyorum. Çünkü sanki öyle bir tablo varmış gibi açığa çıkıyor. Öyle değildir. Bakın komisyon tartışmalarının olduğu bir dönemde Azerbaycan’dan Türkiye’ye kalkan bir uçak düştü. Çok şaibelidir. Yani hemen ertesi gün komisyon bir araya gelecekti. Hatta aynı gündü, yanlış değilsem. Geleceklerdi İmralı’ya gidiş için karar alınacaktı. Benim aklıma hemen 33 asker olayı geldi."
Suriye ve Şara: 'Yeni bir işbirlikçi lider hazırlanıyor'
Helin Ümit, Suriye'deki HTŞ iktidarının lideri Şara’nın Beyaz Saray ziyaretiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu:
“ABD ve İsrail’in bölge planlarına angaje olmuş görünüyor. IŞİD karşıtı koalisyon, İran karşıtı cephe ve İsrail ile uyum taahhüt etmiş. Bu tabloyla ayakta kalması mümkün değil.”
Ümit’e göre Hakan Fidan’ın ABD temasları da bu çerçevede şekillendi: “Amerika’ya çağrılmasının nedeni SDG ve Gazze tartışmalarıydı. Sanki habersizmiş gibi anlatılıyor, ama bu hikâye.”
'Suriye’deki gelişmeler Türkiye’nin istediği gibi olmayacak'
Helin Ümit bölgesel dinamiklerin Türkiye’nin beklentileriyle uyuşmadığını belirtti:
“Suriye’de merkezi bir yapı kurulamıyor. Alevilerin geçirdiği katliamlar, Dürzîler, Kürtlerin ayakta duruşu, kadınların kaygıları… Bunların hiçbirinde Türkiye’nin istediği senaryo işlemiyor.”
Türkiye’nin hem Suriye’de hem içeride yürüyen süreci birbirine bağlayarak tıkadığını, Hakan Fidan'ın süreci özellikle geriye çektiğini savunan Helin Ümit, Fidan’ın tutumunu şu ifadelerle değerlendirdi:
“10 Mart mutabakatının bir yönü SDG'nin orduya entegrasyonuydu, diğer yönü Kürt varlığının anayasal kabulüydü. Türkiye bu süreci geriye çekti. Hakan Fidan, Suriye üzerinden Türkiye’deki sürecin ilerlememesi için özel çaba gösterdi. Tutumu ‘Kürt anasını görmesin’ anlayışının ifadesi.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.