Sayfa yolu
Hatimoğulları'ndan 'asrın çağrısı' vurgusu: Parlamento hızla siyaset ve hukuk alanını genişletmelidir
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.03.2025 , 14:50 Güncelleme Tarihi: 04.03.2025 , 14:58
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 8 Mart dolayısıyla Meclis'te kadın grup toplantısı düzenledi. Hatimoğulları, iktidarın kadın politikalarını eleştirdi.
Kadınların ayrımcı uygulamalara maruz kaldığına dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, "Kadınların aldığı nafakayı tartışmaya açmak yerine ağır enflasyon ve yoksulluğun altında ezilen kadınların ekonomik güvence ve sosyal haklarına kavuşmasının yol ve yöntemleri bulunmalıdır. Kadın mahpuslara yönelik uygulanan siyasi baskı ve insanlık onuruna aykırı muamele ve ağır insan hakkı ihlallerine derhal son verilmelidir" dedi.
DEM Partili belediyelere atanan kayyımlara da tepki gösteren Hatimoğulları, "Biz kadınlar kadın kazanımlarına en büyük saldırı biçimlerinden biri olarak bu kayyım rejimini görüyoruz. Asla kabul etmedik, etmeyeceğiz. Kayyımlar gidecek, kadınlar ve halk kalacak, seçilmişler kalacak" şeklinde konuştu.
'Asrın barışı' vurgusu: 'Eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerinin yaşamlarımızı belirleyeceği bir döneme girmeye yakınız'
Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısına değinen Tülay Hatimoğulları bunun bir "barış ve demokrasi çağrısı" olduğunu söyledi, "Türkiye'de ve Ortadoğu'da barışın ve demokrasinin kapılarını ardına kadar araladı" dedi.
Hatimoğulları, şunları söyledi:
"Bu çağrı asrın barışı ve çözümün en güçlü zeminini sağlamıştır. Artık korkuların, kaygıların, sendromların değil, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerinin yaşamlarımızı belirleyeceği bir döneme girmeye yakınız. Bu dönem kimsenin birbirine üstünlük sağlayacağı bir dönem değildir. Herkesin eşit ve adil bir yaşamı paylaşacağı demokratik bir zamandır.
'Öcalan'ın manifestosunun muhatabı aynı zamanda devlettir, iktidardır, muhalefetin tamamıdır'
Sayın Öcalan'ın manifestosunun muhatabı sadece kendi örgütü olan PKK değildir, aynı zamanda devlettir, iktidardır, toplumun kendisidir ve muhalefetin tamamıdır. Barış ve demokratik toplum çağrısının en önemli muhataplarından biri de şuan çatısı altında konuştuğumuz grup toplantısını gerçekleştirdiğimiz TBMM ve parlamentodur. Parlamento hızla demokratik, siyaset ve hukuk alanını genişletmelidir. Barış ve demokrasiyi büyüterek darbe mekaniğinin tarihe karışmasında kurucu ve tarihsel bir rol üstlenmelidir. Bakın Sayın Abdullah Öcalan asrın çağrısında ne dedi? Bunu kelime kelime sizlerle paylaşmak istiyorum, ‘Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip demokratik anlamda örgütlenmeleri ve her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik ve siyasal alanın mevcudiyeti ile mümkündür. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasi ile taçlandığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir.'"
'Ortadoğu ve Türkiye’deki tüm dinamikler kazanacak'
"Emin olun ki iktidar ve muhalefet ve toplum asrın çağrısını yerine getirdiği an sadece Kürt halkı değil, bütün Türkiye halkları ve inançları hep birlikte çok büyük kazanacak" diyen Hatimoğulları Öcalan’ın çağrısıyla "Ortadoğu ve Türkiye’deki tüm dinamiklerin kazanacağını" savundu.
'Adım atma sırası devlet ve iktidarda'
Tülay Hatimoğulları şöyle konuştu:
"PKK’nin Sayın Öcalan’ın çağrısına harfiyen uyacağına dair yaptığı açıklama ve tüm güçlerine ateşkes çağrısı yapması bizlerin barış umudunu büyütmüştür. Bu umudu kalıcı hale getirmek için PKK’nin kongresini gerçekleştirebileceği bir çatışmasızlık zeminin acil bir biçimde oluşturulması gerekiyor. Sınır ötesi operasyonların acilen durması gerekiyor. PKK biliyorsunuz ateşkes ilan etti aynı şekilde buradan sınır ötesine gerçekleşen bütün askeri operasyonların durması ve bu zeminin oluşması çok önemli. Şimdi bu sürecin toplamı bakımında adım atma sırası ve sorumluluk iktidar ve devlettedir.
Her bir destek açıklaması bu ülkede yüzyıldır yanan ateşe su dökmektir. Ülkenin demokratikleşmesine eşsiz katkılar sunmak demektir. Ne mutlu demokratik çözümden yana olanlara ne mutlu barış için mücadele edenlere ne mutlu insanca ve demokratik yaşam diyenlere. Ne mutlu sizlere, ne mutlu bizlere, ne mutlu barışa olan inancını hiç yitirmeyen bütün kadınlara.”
Hatimoğulları'ndan Erdoğan'a: Söz yetmez, eylem ve icraat gerekir
Erdoğan'ın süreci sahiplenmesinin çok önemli olduğunu kaydeden Hatimoğulları, "Türkiye’nin demokrasisi için, bu ülkede barışın tesis edilmesi için söz yetmez. Eylem ve icraat gerekir. Eylem ve icraat doğal olarak devletin yöneten icra makamından bekleniyor yani Sayın Cumhurbaşkanından beklenir" dedi. Demokratikleşme ve barışın "siyasi pazarlık konusu olamayacak kadar değerli ve önemli" olduğunu söyleyen Hatimoğulları, "Sevgili Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi barış ağacına bir damla su verme zamanı" ifadelerini kullandı.
| Kemal Okuyan: Masanın iki tarafında da cumhuriyetle derdi olanlar var |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.