Breadcrumb
Hakları gasp edilen Van Düşünür Koleji öğretmenleri kararlı: 'Emeğimizi alana kadar enselerindeyiz'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.01.2026 , 15:53
Van Düşünür Koleji’nde Haziran ayından bu yana devam eden kriz, eğitim-öğretim yılının ortasında hem öğretmenleri hem de öğrencileri mağdur eden bir tabloya dönüştü. Kolej zincirinin genel merkezi ile Van şubesi arasındaki mali uyuşmazlıklar ve yerine getirilmeyen ödeme sözleri, okulun geçtiğimiz günlerde el değiştirmesiyle sonuçlandı.
Süreç boyunca öğrencilerine karşı sorumluluklarını yerine getirmek adına görevlerine devam eden yaklaşık 70 öğretmen, okulun fiilen kapanmasına rağmen resmi çıkışlarının yapılmaması nedeniyle hukuki bir çıkmaza sürüklenmiş durumda. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "taraf değiliz" açıklamasına rağmen, eğitim hakkı sekteye uğrayan 450 öğrenci ve mesleki hakları gasp edilen öğretmenler çözüm bekliyor.
Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı'nda bir araya gelen farklı branşlardan öğretmenlerle yaşanan süreci, ekonomik yansımalarını ve yetkililerden beklentilerini konuştuk.
Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Memet Emin: İngilizce öğretmeniyim. Altı sene Düşünür Koleji Van Şubesi’nde çalıştım.
Nuri: Tarih öğretmeniyim. Lise ve ortaokul kademesinde iki yıldır ders veriyordum.
Erkan: Lise kademesinde matematik öğretmeniyim. İki yıldır Düşünür Koleji’ndeydim.
Jiman: Beden eğitimi ve spor öğretmeniyim. İlkokul ve ortaokul derslerine giriyordum. Beş yıldır bu okuldaydım.
Başak: Müzik öğretmeniyim. İlkokuldan başlayarak tüm yaş öğrencileriyle çalışıyordum. Üç yıldır bu kurumdayım.
Süreçten nasıl etkilendiniz?
Memet Emin: En çok ekonomik olarak etkilendik. Tabii bağlı olarak psikolojik etkileri de oldu. Boşluğa düştük. Mesleğimiz ve öğrencilerimizden ayrı kaldık. Kaygı ve endişelerimiz arttı. 6 yaşında kız babasıyım. Kızıma verdiğim sözleri yerine getirememek beni kötü etkiliyor. Özellikle sinemaya götürmeye söz vermiştim, aylardır götüremedim.
Nuri: En çok öğrencilerle bağımızın kopması bizi etkiledi. Dönem ortasında işsiz kalmamız ve yeni iş bulamamamız, okul dışındaki çevremizin bize bakışını değiştirdi. Dolayısıyla konu aile ilişkilerimize de yansıdı. Daha öncesinde yapmayı planladığımız plan/programları iptal etmek zorunda kaldık.
Erkan: En üzüldüğümüz noktalardan biri, Düşünür Koleji Merkezi ve Düşünür Koleji Van şubesi patronlarının bizi öğrenciler ve velilerle karşı karşıya getirmesi. Haziran ayı başından itibaren sürekli bize sözler verildi. Maaşlar ödenecek dendi, ödenmedi. Düşünür Merkezi olarak 'Van Şube’yi aldık sorunları çözeceğiz' diye duyuru yapıldı ve sözler verildi. Biz durumu velilere açıkladık. Ama sözler karşılıksız kalınca hem bizim için hem öğrenci ve veliler için hayal kırıklığı oldu. Düşünsenize bir yandan aylardır maaş almadığımız okulumuzu ayakta tutmaya çalışırken, diğer yandan öğrenci ve velilerimize mahcup olduk.
Başak: Ne öğrenciler ne biz o günü hayatımız boyunca unutamayacağız. Her şey düzeldi denildikten sonra bir sabah okula geldik ve okulun satıldığını, kapanacağını söylediler. Sırf bu durum yaşanmasın diye aylarca ücretsiz çalışmaya katlandık. Düşünün bir okuldan bir öğrenci gidebilir, bir öğretmen gidebilir fakat bir sabah okula gittiğimizde okulun satıldığı haberini duyduk. Hepimizin aklında şimdi ne olacak sorusu oluştu. Öğrencilerimizden de en çok bu soruyu duyduk. Çocuklarımız mezun olamadan ayrılmış olduk.
Jiman: Haziran başından beri kaygılı ve stresli geçti. Bu durumun sebebi ise süreklileşmiş bir belirsizlik. Patronlar tarafından söylenen sözlere her seferinde ikna olup devam etmeye çalıştım. Muhatabımız hep değişti ve aslında gerçek bir muhatap hiçbir zaman bulamadık. Herkes sorumluluğu birbirine attı. En son okulu Düşünür Merkezi aldı sorunlar çözülecek dendikten sonra çocukları basketbol maçına götürmek için velilerimizden izin kağıdı topluyordum. Sonra okulun kapandığı haberi geldi.
'İşsizlik maaşı bile alamıyoruz'
Yaşanan süreçle birlikte hayatınızda neler değişti?
Erkan: Haziran ayından beri ücret alamadığım için ekonomik olarak sıkıntılar yaşamaya başladım. Bu yüzden hafta sonları iki gün üniversite hazırlık kursunda çalışmaya ve akşamları da özel ders vermeye başladım. 14 yıldır meslek hayatımda ilk defa haftanın 7 günü çalışmak zorunda kaldım ve sonunda işsiz kaldım.
Jiman: Diğer arkadaşlarıma göre ben daha avantajlıyım. Ailemle beraber yaşadığım için kira, fatura ödemiyorum. Ama daha öncesinde işime güvenerek bankalardan çektiğim kredileri ödeyemez hale geldim. Herhangi bir gelirim olmadığı için de kredi kartlarına olan borcum sürekli artıyor. Faiz işliyor.
Nuri: Eşimle birlikte çalışıyoruz. Kurumda iki yıldır çalıştığım ve önceki senelerde bir problem yaşamadığımız için araba almaya karar verip kredi çekmiştik. Uzun süredir evin geçimi sadece eşimin maaşıyla sağlanıyor. Kredi ödemek, borç ödemek, ev geçindirmek imkansız hale geldi. Okul fiziksel olarak kapandı ama fiili olarak işten çıkışlarımız henüz yapılmadı. Bu yüzden hakkımız olan işsizlik maaşını bile alamıyoruz. Dolayısıyla mağduriyetimiz katlanıyor.
Memet Emin: Evde tek çalışan benim ve kirada oturuyoruz. Okula yeni başlamış bir kızım var. Düşünür’den ödeme alamadığımız için üç aydır kiramı ödeyemiyorum. Bize ödeme konusunda verilen her sözde ben de ev sahibime söz verdim. Ama her seferinde mahcup oldum. Kredi kartlarımın asgari tutarındaki ödemelerini dahi yapamıyorum.
Diğer kolej patronlarına bahane oldu: 70 öğretmen işsiz kalınca ücret teklifleri asgariye düşürüldü
İş bulabildiniz mi? Bu noktada nasıl bir süreç yaşıyorsunuz?
Erkan: Van ne kadar büyük bir şehir olsa da özel okul öğretmenleri için çok fazla alternatif yok. Dönem ortasındayız. Bilindiği gibi özel okullar öğretmen kadrolarını sene başında oluşturuyorlar. Dolayısıyla bu tarihte iş bulmak imkansıza yakın. Diğer kolejler de durumu fırsata çevirmeye başladılar. Şöyle ki, 70 küsur öğretmen bir anda işsiz kalınca, diğer kolejler öğretmenlere asgari ücretin dahi altında ücret teklif ediyorlar. Yaşadığımız mağduriyete karşılık bir darbe de diğer kolejlerden yiyoruz.
Memet Emin: Şans eseri başka bir kolejde bir öğretmen arkadaşımız iş bıraktığı için bir boşluk doğdu ve işsiz kaldıktan 2 hafta sonra başka bir iş bulabildim. Bu noktada İngilizce öğretmeni olduğum için branşım da yardımcı oldu. Dönem ortasında yeni bir iş bulmak noktasında sınıf öğretmenleri ve İngilizce öğretmenleri biraz daha şanslı olabiliyor.
'Sadece öğrenci getiren öğretmene iş teklif ettiler'
Nuri: Diğer kolejler kesinlikle bize sahip çıkmadı. Korkunç şeyler duyuyoruz. Örneğin başka bir kolej üç öğretmen arkadaşımıza, üçünüzü de işe alalım fakat iki kişilik maaş veririz aranızda bölüşürsünüz dahi demişler. Böyle durumlar yaşadığımız süreçle birlikte gerçekten bizi öfkelendiriyor. Tarih öğretmeni olduğum için hâlâ iş bulamadım. Muhtemelen yeni döneme kadar bu durum böyle devam edecek.
Başak: Sağda solda kimi kolejler Düşünür öğretmenlerine sahip çıktıklarını açıkladılar ama işin aslı o değil. Esas mesele yeni öğrenci kazanmak. Okul kapanınca biz öğretmenler gibi öğrenciler de ortada kaldı ve diğer kurumlar, “öğrenci getiren” öğretmenlere iş verme teklifinde bulundular. Hatta bir kurumla anlaşıp işbaşı yapan bir öğretmen arkadaşımız, yeteri kadar öğrenci getiremediği için işten çıkarıldı. Bu konuda sınıf öğretmenleri avantajlı oluyor. Ben müzik öğretmeni olarak böyle bir imkana sahip değilim.
Jiman: Beden eğitimi öğretmeni olduğum için iş bulmak noktasında en dezavantajlı branşlardan birindeyim. Diğer kurumlarla arkadaşlarımızın yaptığı görüşmeler sonucunda umudum kırıldı. Teklif edilen ücretler, görüşmelerdeki beklentiler sebebiyle diğer kurumlara başvurmuyorum bile. Mecburen yeni dönemin açılmasını beklemek zorundayım.
'Milli Eğitim Müdürlüğü denetim görevini yerine getirmedi'
Konuyu hiç Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştünüz mü? Geri dönüş yapıldı mı ya da destekleri oldu mu? Çünkü özel okullar da Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğunda.
Erkan: Eğitim kamusal ve anayasal bir hak. 70 küsur öğretmen bir anda işsiz kaldı. 450 civarı öğrenci bir anda okulsuz kaldı. Aralarında bu sene mezun olup lise ve üniversite sınavlarına girecek olanlar var. Tüm bunların karşısında Milli Eğitim sorumluluk almak zorunda. Konu buraya hiç gelmeyebilirdi. Ama denetim sorumluluğu olanlar sorumluluklarını yerine getirmedi. Hiç olmazsa bu dönemin sonuna kadar öğrenciler ve öğretmenler için bir sorumluluk almaları gerekiyor.
Jiman: Gidip görüşmek istedik. Süreçten kendilerinin de üzüldüğünü söylediler. Sadece o kadar. Ama üzülmek yetmiyor. Bize kendilerinin taraf olmadığını söylüyorlar. Konunun Düşünür patronlarıyla bizim aramızda olduğunu söylüyorlar. Hatta bize, patronunuzu aradık, ulaşamadık bile dediler. Yani uzun süredir sessizler.
Başak: Bir de şöyle bir durum var. Van Düşünür Koleji iş çıkışlarımızı hâlâ yapmıyor. Ama okulda bir eğitim öğretim faaliyeti de yok. Hatta başlarda bizi boş okula gelmeye zorladılar. Milli Eğitim Bakanlığı tam bu noktada sorumluluk almak zorunda. Okul fiili kapalı ama resmi kapanışı yapılmadı. Çünkü bizi istifa etmeye zorluyorlar. Böylelikle bakiye süre alacağımızdan vazgeçmemiz bekleniyor. Eğer kurumun resmi kapanışı yapılırsa hukuki olarak haklarımızı talep edebilir noktaya geleceğiz ve işsizlik maaşımızı alabileceğiz. Patronları anladık bizimle ilgili değiller, ancak Milli Eğitim Müdürlüğü sürecin tarafı olarak hızlı bir şekilde aksiyon almalı. Bari işsizlik maaşı alabilelim.
'Haklarımızı alana kadar enselerindeyiz'
Bir mücadele başlattınız. Bu süreçten bahseder misiniz?
Jiman: Süreç başladığından beri maaşlarımızı alamadığımız için ve arkadaşlarımız işten çıkarıldığı için kısa süreli iş bırakma eylemleri yaptık. Okul kapanınca da velilerin de katıldığı bir basın açıklaması yapmıştık. Şimdi geldiğimiz noktada ise yaşadığımız temel problem şu: Muhatap bulamıyoruz. Düşünür Koleji Merkezi, Düşünür Koleji Van Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı… Bir muhatap arıyoruz.
Erkan: Bu noktada mücadeleye daha yeni başladığımızı söyleyebiliriz. Öncelikle Patronların Ensesindeyiz İşçi Dayanışma Ağı ile görüşerek öğretmenler arasında bir Dayanışma Ağı kurduk. Ve ilk iş taleplerimizin de yer aldığı bir açıklama yayınladık.
Başak: Sonrasında toplantılarımızı yaptık ve bir yol haritası çıkardık. Kendi aramızdan temsilci arkadaşlarımızı belirledik ve şayet muhataplarımız bizimle görüşmek isterlerse, sorunu çözmek isterlerse, buyursun gelsinler. Öncelikli hedefimiz muhatap alınmak.
Memet Emin: Önümüzdeki dönemde hakkımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Bu konuda okulun işsiz kalan personeliyle, velilerle ortak bir mücadele örmeye çalışıyoruz. Bu sadece Van’la sınırlı kalmayacak. Düşünür Koleji patronlarından haklarımızı alana kadar enselerindeyiz.
*Van Düşünür Koleji ile Düşünür Koleji arasında her ne kadar hukuki, organik bağlar olsa da Van şubesi, Düşünür Koleji bünyesindeki okullar arasında değil. "Franchise" şeklinde isimlendirilen yöntemle, isim hakkı kullanımı söz konusu. Ancak Düşünür Koleji Merkez yöneticileri aynı zamanda Van Şube’de hissedarlar. Bu yüzden söyleşi boyunca Düşünür Koleji Merkezi ve Van Düşünür Koleji şeklinde iki ayrı isim kullanılmıştır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.