Sayfa yolu
Haaretz: Türkiye’ye F-35 satışı Erdoğan’ı sınırlayabilir
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 14.07.2026 , 13:53
İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını yeniden satın alma ihtimali üzerinden ülkede yükselen kaygıları ele alan bir görüş yazısı yayımladı.
Louis Fishman imzalı yazıda, ABD Başkanı Donald Trump ile AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında son dönemde gelişen yakınlığın İsrail yönetiminde ciddi bir rahatsızlık yarattığı belirtildi. Ancak İsrail’deki “Türkiye’ye F-35 verilmesi doğrudan tehdit oluşturur” söyleminin abartılı olduğu savunuldu.
Yazıda, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi'nde Trump’ın Erdoğan’la yakın görüntüler vermesi, Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını ve F-35 satışının yeniden gündeme geleceğini açıklaması hatırlatıldı.
Bu gelişmenin Erdoğan açısından önemli bir siyasi başarı olduğu belirtilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD televizyonlarında Türkiye’ye F-35 satışına karşı yürüttüğü kampanyaya dikkat çekildi.
Netanyahu’nun Erdoğan yönetimini “Müslüman Kardeşler’in etkisi altındaki bir rejim” olarak tanımladığı, Türkiye’nin Yunanistan ve İsrail için tehdit oluşturduğunu savunduğu aktarıldı.
‘Türkiye tehdidi söylemi İsrail’de karşılık buluyor’
Yazıda, Türkiye’nin İsrail açısından “varoluşsal tehdit” oluşturduğu iddiasının uluslararası kamuoyunda geniş kabul görmediği, ancak İsrail içinde etkili olduğu belirtildi.
Türkiye’nin F-35 programına dönme ihtimalinin İsrail medyasında “panik havası” oluşturduğu ifade edilirken, bu tutumun İsrail açısından ters sonuçlar doğurabileceği savunuldu.
Yazıda, Türkiye’nin ABD liderliğindeki F-35 programına yeniden dahil edilmesinin Ankara’yı Washington’ın siyasi ve askeri denetim mekanizmalarına daha fazla bağlayabileceği söylendi.
Satışın ABD Kongresi’nin onayını gerektireceğine dikkat çekilen yazıda, bu sürecin Erdoğan yönetimini sınırlamak için bir araç olarak kullanılabileceği görüşüne yer verildi.
‘Sert konuş, sessizce anlaş’
Görüş yazısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın NATO zirvesi sonrasında yaptığı açıklamalar da Türkiye’nin İsrail’e karşı söyleminde geri adım işareti olarak yorumlandı.
Fidan’ın İsrail’de yaklaşan seçimler nedeniyle Netanyahu ve bazı muhalefet liderlerinin Türkiye’yi hedef aldığını söylediği, ancak İsrail’de “sağduyulu ve stratejik düşünen insanların” bulunduğunu da kabul ettiği hatırlatıldı.
Haaretz yazarı, Fidan’ın sözlerinin Türkiye’nin dış politikasındaki genel yaklaşımı da yansıttığına işaret etti. Yazıda, iç kamuoyuna yönelik sert açıklamaların her zaman gerçek politikayla örtüşmediğine dikkat çekilerek, Erdoğan ile Netanyahu arasındaki ilişki “yüksek sesle konuş, kapalı kapılar ardında anlaş” sözleriyle özetlendi.
Yazıda ayrıca Erdoğan ile Netanyahu arasındaki karşılıklı suçlamalara rağmen, 7 Ekim saldırısından yalnızca birkaç hafta önce iki liderin New York’ta bir araya geldiği ve Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri düzeltme arayışında olduğu hatırlatıldı.
Gazze savaşıyla birlikte bu yakınlaşmanın sona erdiği, İsrail’in uluslararası alanda giderek yalnızlaştığı, Erdoğan’ın ise NATO ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerinde güç kazandığı değerlendirmesinde bulunuldu.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.