Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Güney Kıbrıs’ta soru işaretleriyle dolu Gazze Kurulu toplantısı: Ankara katılmıyor, Lefkoşa ‘ev sahibi değiliz’ diyor

Trump’ın Gazze planı kapsamında kurulan mekanizmanın teknik ayağı 30 Haziran-1 Temmuz’da Güney Kıbrıs’ta toplanacak. Ankara toplantıya katılmayacağını açıklarken, Lefkoşa “organizatör değiliz” diyerek mesafe koymaya çalışıyor. Toplantı, Gazze’nin geleceği kadar İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan yakınlaşmasını ve AKP’nin Trump planındaki konumunu da gündeme getiriyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.06.2026 , 12:09

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planı kapsamında oluşturulan “Barış Kurulu”nun yürütme ayağı, 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde Güney Kıbrıs’ta toplanmaya hazırlanıyor.

Toplantının Güney Kıbrıs’ta yapılacak olması dikkat çekerken, Lefkoşa yönetimi günlerdir toplantının “ev sahibi” ya da “organizatörü” olmadığı mesajını veriyor. Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, hükümetin toplantıyı organize etmediğini ve yapılacak görüşmelere katılmadığını söyledi. Kombos, Güney Kıbrıs'ın Barış Kurulu’nda yalnızca Gazze başlığıyla sınırlı gözlemci statüsünde bulunduğunu belirtti.

Güney Kıbrıs Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis de benzer biçimde Lefkoşa’nın toplantının organizatörü olmadığını vurguladı. Ancak Letymbiotis aynı açıklamada, kurulun idari ayağının toplantı için Güney Kıbrıs’ı seçmesinin ülkenin “uluslararası sahnedeki önemini” gösterdiğini savundu.

Böylece Lefkoşa yönetimi bir yandan toplantıya siyasi sorumluluk yüklenmekten kaçınırken, diğer yandan Güney Kıbrıs’ın Gazze dosyasında oynadığı rolün tanındığı mesajını vermeye çalışıyor.

Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, bu yılın başlarında Washington DC’de düzenlenen Barış Kurulu’nun açılış toplantısında.

Ankara katılmayacak: Dışişleri ‘resmi toplantı değil’ diyor

Toplantı Türkiye açısından da dikkat çekici bir başlık oluşturuyor. Çünkü Gazze Barış Kurulu, 19 Şubat 2026’da Washington’da oluşturulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da kurulun yönetiminde yer alan isimler arasında gösterilmişti.

Buna karşın Ankara, Güney Kıbrıs’taki toplantıya katılmayacağını açıkladı. YetkinReport’tan Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “Dışişleri Bakanımız ya da ülkemizden herhangi biri bu toplantıya katılmayacak” dedi.

Keçeli, bunun gerekçesini toplantının Gazze Barış Kurulu’nun “resmî bir toplantısı olmamasıyla" açıkladı. Dışişleri’ne göre etkinlik, Gazze Yüksek Temsilciliği Ofisi yetkilileri, Tony Blair Enstitüsü temsilcileri ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi yetkililerinin katılımıyla “teknik ve iç koordinasyon formatında” gerçekleştirilecek.

Ankara’nın bu açıklaması, toplantının niteliğine ilişkin belirsizliği daha da artırıyor. Güney Kıbrıs basınında toplantı Trump’ın Gazze Barış Kurulu’nun yürütme ayağının iki günlük zirvesi olarak duyurulurken, Lefkoşa yönetimi de toplantının Güney Kıbrıs’ta yapılacağını doğruluyor ancak siyasi sorumluluk üstlenmemeye özen gösteriyor.

Dışişleri’nin değerlendirmesine göre toplantı, uluslararası medyaya kasıtlı biçimde Gazze Barış Kurulu toplantısı gibi yansıtılıyor. Ancak Gazze konusunda Türkiye’nin de içinde yer aldığı bir mekanizmanın teknik ayağının neden Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs'ta toplandığı sorusu ortada duruyor.

Trump planının ikinci aşaması

Barış Kurulu, Trump’ın Gazze için hazırladığı planın merkezindeki yapılardan biri. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı, Trump’ın “Gazze Çatışmasını Sona Erdirme Kapsamlı Planı”nı desteklemiş, Barış Kurulu’nu geçici yönetim yapısı olarak tanımış ve Gazze’de Uluslararası İstikrar Gücü kurulmasına izin vermişti.

BM’ye sunulan raporlarda kurulun görevi, kalıcı ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin yeniden inşası, geçici yönetim mekanizmalarının kurulması ve Filistinli teknokratlardan oluşacak siyasi olmayan bir komitenin oluşturulması olarak tarif ediliyor.

Bunlar, Gazze’nin geleceğinin Filistinliler tarafından değil, Trump başkanlığındaki uluslararası bir mekanizma tarafından belirlenmesi anlamına geliyor.

Geniş dokunulmazlık ve kamu mülkü tartışması

Toplantı öncesinde yayımlanan belgeler, Barış Kurulu’nun yetkilerine ilişkin tartışmaları büyüttü. The Guardian’ın ulaştığı taslak belgeye göre kurul, üyeleri, çalışanları, yüklenicileri ve bağlı unsurları için geniş yasal dokunulmazlık talep ediyor. Taslakta, kurulun Gazze’de kamu mülklerini bedelsiz kullanabilmesinin de önünün açıldığı belirtiliyor.

Bu düzenlemeler, Gazze’de yeniden inşa adı altında kurulacak yapının yalnızca insani yardım ya da imar faaliyetleriyle sınırlı kalmayacağı; güvenlik, yönetim, mülkiyet ve hukuki sorumluluk alanlarında da fiili yetkiler talep ettiği anlamına geliyor.

Dün İsrail güçlerinin ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Deyr Belah kentindeki tarım arazilerini hedef alması sonucu bölgeden yoğun dumanlar yükseldi.

Güney Kıbrıs neden önemli?

Toplantının Güney Kıbrıs’ta yapılması yalnızca teknik bir tercih değil. Güney Kıbrıs son dönemde kendisini Gazze’ye insani yardım koridoru, Doğu Akdeniz güvenliği ve enerji diplomasisi üzerinden bölgesel bir merkez olarak konumlandırmaya çalışıyor.

Lefkoşa yönetimi, Gazze’ye yönelik Amalthea insani yardım koridorunu ve BM kararları çerçevesindeki rolünü öne çıkarıyor. Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in toplantı öncesinde eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ile görüşecek olması da bu hattın parçası. Blair, Trump’ın Barış Kurulu girişiminde yer alan isimlerden biri olarak anılıyor.

Ancak Güney Kıbrıs’ın Gazze dosyasındaki rolü, İsrail’le geliştirdiği yakın ilişkilerden ayrı düşünülemiyor. Son yıllarda İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasındaki savunma, enerji ve güvenlik işbirliği belirgin biçimde arttı. Üç ülke Doğu Akdeniz’de ortak hava ve deniz tatbikatlarını artırırken, bu yakınlaşma Türkiye tarafından da yakından izlenen bölgesel rekabetin parçası haline geldi.

ABD de bu hatta daha görünür biçimde dahil oluyor. Washington, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail’le birlikte Doğu Akdeniz’de enerji güvenliği, kritik altyapı ve bölgesel istikrar başlıklarını kapsayan yeni işbirliği mekanizmaları kuruyor.

Bu açıdan toplantı, Gazze dosyasının Doğu Akdeniz’de İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan-ABD hattıyla nasıl iç içe geçtiğini de gösteriyor.

22 Ocak'ta İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen törenle Gazze Barış Kurulu için imzalar atılmıştı. Törene, Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katılmıştı.

Ankara’nın Trump planı çelişkisi

Ankara’nın toplantıya katılmama kararı, AKP iktidarının Gazze politikasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmıyor. Türkiye, Trump’ın Gazze planı kapsamında oluşturulan Barış Kurulu sürecine destek veren ülkeler arasında yer aldı.

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları 21 Ocak’ta yayımladıkları ortak açıklamada, Trump’ın liderleri Barış Kurulu’na katılmaya davet etmesini memnuniyetle karşıladıklarını ve ülkelerinin kurula katılma yönünde ortak karar aldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca Trump’ın “barış çabalarına” destek yinelendi.

Bu nedenle Güney Kıbrıs’taki toplantı Ankara açısından iki ayrı sıkışma yaratıyor. Birincisi, iktidar içeride İsrail karşıtı söylemi sürdürürken, Gazze’nin geleceğini Trump başkanlığındaki uluslararası bir kurulun belirlediği plana dahil olmuş durumda. İkincisi, bu planın teknik koordinasyon ayağının Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs'ta yürütülmesi, dosyaya Doğu Akdeniz ve Güney Kıbrıs boyutunu ekliyor.

Güney Kıbrıs'ın kurulda üye olmadığı, Türkiye’nin ise kurulun siyasi çerçevesinde yer aldığı düşünüldüğünde, toplantının neden Güney Kıbrıs’ta yapıldığı sorusu daha da önem kazanıyor.

Katılımcı listesi net değil

Toplantıya hangi ülkelerin hangi düzeyde katılacağı konusunda ise netlik bulunmuyor. Güney Kıbrıs basınında yer alan haberlerde, Gazze’nin gelecekteki yönetimi ve yeniden inşasıyla ilgili teknik ve idari yapıların toplantıda temsil edileceği belirtiliyor.

İsrail’in toplantıda yer alıp almayacağı konusunda da yabancı kaynaklarda kesinleşmiş bir katılımcı listesi bulunmuyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.