Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Grup Yorum üyesi Cem Dursun’un yaşam hakkı tehlikede: 178 gündür açlık grevinde

Grup Yorum üyesi ve mimar Cem Dursun, Marmara 6 No’lu Hapishanesi’nde maruz kaldığı tecrit ve sürekli kamera gözetimine karşı sürdürdüğü süresiz açlık grevinin 178. gününde. Ailesi ve arkadaşları, Dursun’un yaşam hakkının korunması için uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.10.2026 , 18:24 Güncelleme Tarihi: 23.10.2026 , 18:25

Grup Yorum üyesi ve mimar Cem Dursun, Marmara (Silivri) 6 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde maruz kaldığı kapatma koşullarına ve mahremiyetini ihlal eden kamera gözetimine karşı başlattığı süresiz açlık grevinin 178. gününde. Dursun’un ailesi ve arkadaşları, yayımladıkları açık çağrıda, Dursun’un yaşamı ve sağlığı açısından acil müdahale gerektiğini belirterek uluslararası basını, insan hakları ve hukuk örgütlerini harekete geçmeye davet etti.

 

Kamera gözetimine karşı açlık grevi

Cem Dursun, Nisan 2026’da mezun olduğu Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsünde iki kişiyle gerçekleştirdiği müzik dinletisi gerekçe gösterilerek yeniden tutuklandı ve Marmara 6 No’lu Hapishanesi’ne gönderildi.

Ailesi ve arkadaşlarının açıklamasına göre Dursun, iki mahpusun kaldığı 8,2 metrekarelik hücrede tutuluyor. Hücredeki ranza, masa, dolap ve tuvaletin kapladığı alan çıkarıldığında kişi başına düşen hareket edilebilir alanın yaklaşık 2 metrekareye indiği belirtiliyor.

Dursun’un hücresini ve tuvalet kapısını gören kamerayı, kişisel mahremiyetini korumak amacıyla kâğıt mendille kapatmasının ardından hücre kapısının kilitlendiği aktarılıyor. Açıklamada, uyuma, giyinme ve kişisel bakım gibi mahrem faaliyetlerin günün her saati izlenmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği vurgulanıyor.

Aile ve arkadaşları, hücre kapısının kilitli tutulması ve kapatma koşullarının sürdürülmesine ilişkin uygulamaların hukuka aykırı olduğunu savunuyor.

Ailesi kötüleşen sağlık durumuna dikkat çekti

Dursun’un ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmelerinde ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarının açıklamalarında aktarılanlara göre, taleplerinin kabul edildiği söylenerek hücre kapıları kısa süreliğine açıldı. Ancak akşam sayımında Dursun’un zorla hücresine sokulmaya çalışıldığı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldığı belirtildi.

Açıklamada, hücresinde yapılan badana sırasında ağır güçsüzlük içindeki Dursun’a eşyalarını taşıttırıldığı, yoğun boya kokusu nedeniyle mide bulantısı, baş ağrısı ve solunum güçlüğü yaşadığı aktarıldı. Ciddi kilo kaybı nedeniyle geceleri uyumakta zorlandığı ve kemiklerinde şiddetli ağrı hissettiği de ailesinin aktardığı bilgiler arasında. Hücredeki tekstil malzemeleriyle kendi yaptığı destek yastıklarının arama sırasında alındığı ve geri verilmediği ifade edildi.

Dursun’un ailesi ve arkadaşları, açlık grevinin bu aşamasında müdahalenin ertelenmesinin geri dönüşü olmayan sağlık sonuçlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Daha önce de 181 gün açlık grevi yapmıştı

Cem Dursun, kuyu tipi olarak adlandırılan yüksek güvenlikli hapishanelerdeki ağır tecrit koşullarına karşı Şubat 2024’te de açlık grevine başlamıştı. Dursun, 22 Ağustos 2024’te, eyleminin 181. gününde başka bir hapishaneye sevk talebinin kabul edilmesinin ardından açlık grevini sonlandırmıştı.

Türkiye’de S, R ve Y tipi ile bazı yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları, hücre düzeni ve kısıtlı havalandırma koşulları nedeniyle politik tutsaklar tarafından “kuyu tipi” olarak adlandırılıyor. Bu hapishanelerdeki tecrit koşullarına karşı Mayıs 2023’ten bu yana süresiz açlık grevleri ve ölüm oruçları gerçekleştiriliyor.

Açıklamada, Antalya’da Gürkan Türkoğlu’nun da kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk talebiyle 266 gün sürdürdüğü açlık grevinin ardından yoğun bakımda tedavi görürken 5 Temmuz 2026’da yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.

Uluslararası dayanışma çağrısı

Dursun’un ailesi ve arkadaşları, Adalet Bakanlığı’na, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne ve Marmara 6 No’lu Hapishanesi yönetimine çağrıda bulunarak kapatma koşullarının sonlandırılmasını, hücre kapısının kilitli tutulmasına ilişkin kararların kaldırılmasını ve tuvalet ile mahrem yaşam alanlarına yönelik sürekli kamera gözetimine son verilmesini istedi.

Açıklamada ayrıca fiziksel müdahale, eşyaların alınması, tadilat sırasında kimyasallara maruz bırakılma ve ayrımcı idari nitelendirmelerle ilgili soruşturma başlatılması talep edildi.

Aile ve arkadaşları, uluslararası basını, insan hakları ve hukuk örgütlerini Türkiye’deki yetkililer nezdinde harekete geçmeye, acil inceleme yapmaya ve kamuoyu açıklamalarıyla çağrıya destek vermeye davet etti.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.