Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Grevi engelle, sözleşme hakkını baltala: Enflasyon şoku sendika istatistiklerine yansımadı

Yüksek enflasyona rağmen toplu sözleşme güvencesiyle çalışan veya yasal olarak greve giden işçi sayısı artmadı. İşçilerin ezici çoğunluğu sendikalı olmanın imkanlarından faydalanamıyor.

Emre Alım

Yayın Tarihi: 04.07.2024 , 18:53 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

"Sendikalarımız ve konfederasyonlarımız yine bizim dönemimizde rahat bir nefes alabilmiştir. İşçilerde sendikalaşma oranı 2024 Ocak istatistiklerinde yüzde 15’i geçti, memurlarda sendikalaşma oranı ise yüzde 74 oranına yükseldi. Her toplu görüşmemizde yeni imkânlar getirerek, memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz."

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a ait bu sözler tam 3 ay önce söylendi. İşçileri karşısına alan Erdoğan, emeğin müdafaasının AKP'li yıllarda sağlandığını savundu.

Ancak geçtiğimiz hafta güncellenen Çalışma Hayatı İstatistikleri aksini söylüyor. İşçilerin ezici çoğunluğu sendikalı olmanın imkanlarından faydalanamıyor, yüksek enflasyona rağmen greve giden işçi sayısı artmıyor. 

Çalışma Bakanlığı, 2023 bitiminde sendikalaşma oranının yüzde 15 olduğunu açıklamıştı. Bu oran özel sektörde yüzde 7'lere kadar geriliyor. Yani özel sektörde yaklaşık olarak 1 milyon sendikalı işçi bulunuyor.

Ancak bu 1 milyon kişinin hepsi sendikalı olmanın nimetlerinden faydalanamıyor. Bakanlığın güncellediği son verilere göre, 2023'te özel sektörde Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ile çalışan işçi sayısı 404 bin. İstatistikler bu sayının uzun süredir aynı seviyede seyrettiğini gösteriyor.

Grafikteki zikzaklar TİS'lerin genelde 2 yılda bir yapılmasından kaynaklı. İki yıllık sözleşmelerin yığıldığı noktalarda sayı artıyor.

AKP'li yıllarda grevin adı yok

TİS sürecinde 60 gün müzakere süresi bulunuyor. Bu süre içerisinde imzalanmayan sözleşmeler "uyuşmazlık" kategorisine yazılıyor. Uyuşmazlık sürecinin sonunda çoğunlukla TİS imzalanıyor. Aksi durumda grevin kapısı aralanıyor. 

2023'te özel sektörde greve çıkan işçi sayısı 866 oldu. Bu sayı resmi olarak 521 işçinin greve çıktığı 2022'den yüksek gibi görünse de 10 yıl öncesine kıyasla ihmal edilebilir bir düzeyde. Üstelik bu resmi grevlerin bir kısmı prosedür gereği sürüyor. Kağıt üstünde yıllara uzanan grevler bulunuyor.

Son 5 yıldır özel sektörde greve çıkan işçi sayısı 1000'i geçmiyor.

'12 Eylül'de kurulan düzen aynen devam ediyor'

İstatistikleri değerlendiren Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite üyesi Alpaslan Savaş, sonuçları "12 Eylül'ün başarısı" olarak yorumluyor.

Grev sayısındaki düşüşün 10 yıldır sürdüğüne dikkat çeken Alpaslan Savaş, iktidarın 2012 yılında "12 Eylülcülerden kalma kanunları değiştiriyoruz" diyerek yenilediği Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasını hatırlatıyor:

"Bugüne dek birçok yasa değişikliği oldu. 2012'deyse kapsamlı bir değişiklik yaptılar. Ama iki şeye dokunmadılar. Biri grev kapsamının darlığıydı. 12 Eylül'den sonra greve gidilmesi zorlaştırılmıştı. Bu değişmedi. İkincisi, işçilerin toplu sözleşmeyle çalışmasının, sendika seçmesinin önündeki engeller. Bugün e-devlet üyeliklerine müdahale var, işten atılmalara yeterli tedbir yok. Böylece yüzde 7-8 olan toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranı korundu. Sendikal alanda toplu sözleşme, grev, yetki tespitleri vs. bunlara baktığınızda 12 Eylül 1980'den sonra kurulan düzen aynen devam ediyor."

Kırılma nerede yaşandı?

2000’lerin başından, yani AKP’li yılların başlangıcıysa bambaşka tablo çiziyor. Türkiye’de 2003 yılında, özel sektörde sendikalaşma oranı, SGK verilerine göre, yüzde 57,5. Bu oran 2009 yılında yüzde 60 sınırına dayanıyordu. Ardından 3 yıl veriler açıklanmadı. 2013'te Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın verileri açıklamasıyla sendikalaşma oranının yüzde 8,8’e düştüğü görüldü.

'Grevde beklenen artış yok, anlaşma süresi uzamış'

İstatistiklerde dikkat çeken bir diğer noktaysa, yüksek enflasyonla geçen son 3 yılda TİS'le çalışan veya greve çıkan işçi sayısında önemli bir artışın yaşanmamış olması.

Alpaslan Savaş'a göre, veriler bu üç yılda grev sayısında artış yaşanmasa da TİS görüşmelerinin uzadığını gösteriyor:

"2021-2023'deki rakamlara bakarsak grev sayısında beklenen artış yok. Onun yerine anlaşma süresi uzamış. Bunların büyük bir kısmı sonra anlaşmayla sonuçlanıyor. Greve çıkan işçiyle uyuşmazlığa kalan işçi arasındaki dev fark da bunu gösteriyor. Diğer grafikte maviyle gösterilen 60 günde anlaşmayla sonuçlanan TİS'leri, kırmızıyla gösterilen uzlaşılamayan yani uzayan süreçleri anlatıyor."

Uyuşmazlık sayısındaki artış, son yıllarda TİS süreçlerinin uzama eğilimi gösterdiğine işaret ediyor.

Patronlar istedi, AKP yasakladı

Öte yandan işçilerin greve çıkmasının önünde doğrudan engeller de bulunuyor. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre bankacılık hizmetleri, petrokimya, doğal gaz üretimi, şehir içi ulaşım, Savunma Bakanlığı ve orduda çalışan sivil işçilerin grev yapması yasak. 

Bir diğer grev yasaklama yöntemi de Cumhurbaşkanı tarafından verilen "erteleme" kararları. AKP'li yıllarda yüzlerce grev "milli güvenliği bozduğu" iddiasıyla ertelendi. Ertelenen grevler 60 günlük erteleme süresi sonunda yeniden başlatılamıyor. Taraflar erteleme süresi içinde anlaşamazlarsa uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulu (YHK) tarafından çözülüyor. Bu nedenle grev ertelemesi fiilen grev yasağı anlamına geliyor.

Bu yasaklamalardan en çok faydalananlar genellikle en büyükler oldu. 2019 yılında TÜPRAŞ’ta başlayan eylemler, sektörde grev yasağı olduğu için Yüksek Hakem Kurulu'nda bitmişti. Buradansa enflasyonun altında ücret zamları çıkmıştı.

TÜPRAŞ geçtiğimiz hafta açıklanan "En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu" listesinde birinci sırada yer alıyor. 2023 yılında 484 milyar lira ciroya ulaşan şirket, 63 milyar lira kâr etti. İşçi başına elde edilen kâr 12,5 milyon lira oldu. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.