Sayfa yolu
GÖRÜŞ | Ücretsiz sigara bırakma ilaçları seçim habercisi mi?
Yayın Tarihi: 02.04.2021 , 18:46 Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 , 01:54
31 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Sağlık Bakanlığı’nın, 500 bin kişiye yetecek kadar sigara bırakma tedavisinde kullanılan preparat ve ilacı ücretsiz dağıtacağı açıklandı. Daha önce de dört kez, bu ilaçların yine sınırlı sayı ve sürelerde ücretsiz dağıtım uygulamaları olmuştu.
Önceki dört uygulamada yer alan sağlık kurumları ve hekimler, sınırlı sayıda ilacın ücretsiz dağıtımının, sigara bırakma polikliniklerinde aşırı yoğunluk artışına neden olduğuna, bazı hastalarda “verin ilacımı gideyim” tavrını ortaya çıkarttığına, hasta-hekim ilişkisini olumsuz etkilediğine, bırakma başarısının düştüğüne, ilaçlar bittiğinde uygulamada kopma, aksama yaşandığına dikkat çekmişlerdi. Tütün bırakmada kullanılan kanıta dayalı ilaç tedavisinin, ancak hekiminin önerisi, gözetimi ve mutlaka diğer tedavi yöntemleriyle birlikte hastaya verilmesi gerekiyor. Hekimler ve meslek örgütleri, tütün kullanımını ve nikotin bağımlılığını kronik hastalık olarak nitelendiriyor, sigara bırakma tedavisinde kullanılan bu ilaçların diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi SGK tarafından geri ödeme kapsamına alınmasını, uygulamada süreklilik sağlanmasını yıllardır talep ediyorlar.
Söz konusu ücretsiz ilaç dağıtımı kampanyaları için iktidarın ilaç şirketleri ile hangi anlaşmalar içine girdiği bilinmiyor. Diğer yandan, makarna, kömür dağıtırcasına, sınırlı sayıda ilacın sadece belli dönemlerde sağlanıyor olması, Türkiye’deki 20 milyonu aşkın tütün kullanıcısının gerçek ihtiyacını karşılamaktan çok uzak.
Ücretsiz dağıtımda iki neden
İlaç şirketlerinin ve ürünlerinin promosyonunun yapılıyor olması haricinde, ücretsiz dağıtımın arkasında iki neden yattığını gözlemlemek olası. Bunların ilki, Dünya Sağlık Örgütü’ne yapılan raporlamalarda, söz konusu sınırlı dağıtımlar farklı tanıtılarak, yanıltıcı şekilde sigara bırakma hizmeti sunumunda ilaç tedavisinin sosyal güvenlik kapsamında olduğu izleniminin verilmesi. Veri ve bilgi tahrifatı iktidar bürokrasisinin önemli bir uzmanlık konusu haline geldi. Bundan, simbiyotik ilişki içindeki Dünya Sağlık Örgütü de, AKP iktidarı da, alan da, veren de memnun.
İkinci neden, bekleneceği üzere siyasi rant. Bu nedeni fazla deşmeye gerek yok; tüm açıklığıyla ortada. Önceki dört uygulamanın her birinin zamanlaması kritik siyasi seçimlerin öncesine denk geliyor. Önce, 12 Haziran 2011 genel seçimi öncesinde 17 Ocak 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla 250 bin ilacın ücretsiz dağıtımı yapılmıştı. Ardından, 7 Haziran 2015 genel seçimi öncesi 30 Eylül 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla 300 bin kutu ilaçlık dağıtım gerçekleşmişti. Bunu, 16 Nisan 2017’de düzenlenen Anayasa Değişikliği Referandumu öncesinde 300 bin kutu ilacın ücretsiz dağıtımına yönelik 13 Mart 2017 tarihli Bakanları Kurulu Kararı izlemişti. Dördüncü kez, 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde 14 Ocak 2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararıyla yine 300 bin kutu ilacın ücretsiz dağıtımı yapılmıştı. Türkiye’nin son on yıllık siyasi rotası, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçların ücretsiz dağıtımına yönelik bu kararların zaman çizelgesine tam oturuyor.
“Önce bedava ilaç, ardından seçim” senaryosu daha önce dört kez sahnelendiğine göre, şimdi sormak gerek: 500 bin kutu ilacın ücretsiz dağıtımına yönelik yeni Karar beraberinde yine seçim getirir mi? 2021’de bir seçim olasılığını sigara bırakma ilacıyla ilişkilendirmek tuhaf gelebilir. Ancak, onca tuhaflığın içinde, 500 bin kutu ilaç aslında gayet somut, aleni bir işaret olarak karşımızda duruyor.
Sigara ve seçim arasında farklı düzlemlerde başka ilişkiler de kurulabilir. Hakim liberal ideolojiye göre, sigara içmek özgür bireylerin kişisel tercihi. Aynı, temsili demokrasinin özgür bireylerin özgür siyasi tercihleri üzerine kurulduğu iddiası gibi. Sigara özgür bireyin özgür seçimi olunca, kişisel sorumluluk çerçevesinde, sonuçlarına kendisinin katlanması bekleniyor; riskler, zararlar, maliyetler alabildiğine bireyselleştiriliyor, bireyin üzerine yıkılıyor; özgürlük ve hapishane birbirine karışıyor, aynı şey haline geliyor. Bakalım, 2021’de gerçekten bir seçim olursa, benzer bir özgürlük/hapishane döngüsüne kıstırılmış seçmenler tıpış tıpış gidip siyasi tercihlerini alabildiğine özgürce “başka seçenek yok / TINA / there is no alternative” yönünde mi kullanacaklar yine?
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

