Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Gökçek'in yarım bıraktığını Mansur Yavaş tamamlıyor: Diyanet Akademisi

Bir süredir Ankaralıların gündeminde olan Diyanet Akademisi ve Beşevler Mahallesine yapılacak cami gündemini Önder Algedik ile soL için konuştuk.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 07.10.2023 , 09:42 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Ankara Beşevler’de eğitim alanın yıkılarak Diyanet Akademisi ve camiye dönüştürülmesi bir süredir kentin gündeminde. Beşevler semtindeki geçmişte Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nın kullandığı yerleşkeye yapılmak istenen Cami ve Diyanet Akademisi projesinin planları Melih Gökçek dönemine kadar gidiyor. 

Proje daha önce Melih Gökçek tarafından hayata geçirilmek istenmiş ve mahkeme, bu hukuksuz kararı reddetmişti. Zira hukuka göre eğitim için ayrılan bir alanın dini bir nedenle dönüştürülmesi ya da değiştirilmesi kamu yararı ilkesiyle uyuşmuyordu. Ancak eğitim alanının dini amaçla bir yerleşkeye dönüştürülmesine mahkeme karşı çıkınca kılıfını bulup bir tür "Diyanet Akademisi" fikri gündem edildi ve yapılacak caminin aynı zamanda eğitim hizmeti de verileceği kararlaştırıldı. Meclise gelen bu öneriye muhalefetten tek bir ret oyu dahi çıkmamıştı. 

Cumhuriyet tarihinin simgelerinden biri olan Ankara Devlet Konservatuarı'nın ve yanındaki Anadolu Turizm Otelcilik Meslek Lisesi'nin yıkılarak yerine cami yapılması projesinde yetki ve karar bir süredir Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde. Dolayısıyla da gözler Mansur Yavaş'ta. Yapılacak cami projesi AKP gericiliğinin Ankara’da Cumhuriyetin simge alanlarına açtığı savaş olarak yorumlanırken Mansur Yavaş'ın icraatları Melih Gökçek dönemini aratmıyor. 

Mansur Yavaş'ın Ankara'ya ve Ankaralılara karşı işledi suçlara dikkat çeken Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik süreci soL'a değerlendirdi. Algedik, Mansur Yavaş'ın işlediği suçların Melih Gökçek döneminde yarattığı tepkilere ve bugün yaşanan sessizliğe dikkat çekiyor.

'İşlenen suçun kapsamı çok büyük'

Beşevler mahallesinde yapılmak istenen Diyanet Akademisi ve cami inşaatına dair birçok kent suçunun işlendiğini ifade eden Önder Algedik, bu suçların tekil ve tek bir başlıkta değil birden fazla konuyu ilgilendirdiğini ve çok boyutlu işlendiğini ifade ediyor. 

"Burada hukuk tanımamazlık var. Ortada bir mahkeme kararı var ve mahkeme buraya dini bir ibadethane inşa edemezsiniz burası bir eğitim alanı diyor. Ama Ankara Büyükşehir Belediyesi hukuk tanımıyor. Düşünsenize bu karar oy birliği ile alınıyor. Tek bir ret oyu yok. AKP, CHP, MHP, İYİP'ten oluşan üyeler bir araya gelip tek bir ret oyu dahi vermediler. Bu alan Anıtkabir'e yaklaşık 300 metre uzaklıkta. Burada yeniden betonlaşmaya neden izin veriliyor? Bu bir kent ve çevre suçudur. Bu karar laikliğe düşman, Ankara'ya düşman, başkente düşman, çevreye düşman bir karar." cümleleriyle ifade ediyor. 

Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik

'Alınan her kararı takip edemiyoruz diyen belediye meclis üyeleri var'

Cami projesine dair Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Belediye Meclis üyelerinin oy birliği ile hareket etmesinin ne manaya geldiğini sorunca Önder Algedik önce bir derin nefes alıyor ve gözlüğünü yüzüne yerleştirerek "Alınan her kararı takip edemiyoruz diyen meclis üyesi bile gördük" diyor. 

"Oy birliği ile alınan kimi kararları geri döndürmeyi başardığımız örnekler oldu. Dolayısıyla da aslında burada istedikleri gibi karar alıp yola devam ediyorlar diyebileceğimiz bir durum yok. Alınan kararlara karşı toplumsal muhalefetin, Ankaralıların verdikleri tepkiler gerçekten belirleyici. Ancak bu sessizlik anlaşılır değil. 

Anıtkabir'in etrafını imara açacakları ve onar katlı binaları dikecekleri kararı aldıklarında 'Bu kararı nasıl alırsınız' diye sorduk bazı belediye meclis üyelerine. İçlerinde biri 'Alınan her kararı takip edemiyoruz' demişti. O zaman iş Ankaralılara düşer. Aldıkları kararları teker teker bu arkadaşlara hatırlatacak şeyler yapılmalı. 140 kadar belediye meclis üyesini ne yaptıklarını bilmedikleri işler için mi seçtik bu meclise?" sözleriyle anlatıyor Algedik.

'AKP'nin Melih Gökçek'le yapamadığını CHP Mansur Yavaş'la yaptı'

Önder Algedik toplumdaki sessizliğe ve insanların konuya dair ilgisizliğine sitem ediyor diğer yandan. "Peki sizce neden böyle?" diye sorunca önce derin bir nefes alıyor ve anlatmaya başlıyor:

"Şimdi önce bu kentin laik, cumhuriyetçi, solcu, ilerici, muhalif adına ne diyeceksek artık, ilerici ve aydın kesimlerine bakmak gerekiyor. Bu kesimlerin Ankara'nın göbeğinde cumhuriyetin simgelerinden biri olan okulun yıkılarak yerine cami yapılmasına karşı ayağa kalkması gerekir. Ben mesela bu örnek Melih Gökçek döneminde olsaydı 'IŞİD de bunları yapıyor' deyip herkesin ayağa kalkacağını düşünüyorum. Ancak Mansur Yavaş'ın, toplumun muhalif kesimlerini susturma işlevi gördüğünü söyleyebilirim. Bir tane ret oyu çıkmadı meclisten ama doğru düzgün bir tane protesto da yapılmadı. Muhtemelen Ankara emin ellerde, ABB de laik ve cumhuriyetçi insanlar tarafından yönetiliyor sanıyor Ankara halkı. Belki Mansur Yavaş'ın Ankara'da işlediği kent suçları, gerici kararlarına dair ayrı bir söyleşi yaparız ama konumuz şimdilik Diyanet Akademisi ile sınırlı kalsın. Ancak AKP'nin Melih Gökçek'le yapayacağı işleri CHP Mansur Yavaş ile yaptı diyebilirim. Milyonlarca metrekarelik alanlar satışa çıkarıldı, imara açıldı, rantın konusu haline geldi. Tüm şantiyeler Melih Gökçek'in müteahhitlerine çalışıyor durumda. ABB'nin 4 yılda 8000'in üzerinde aldığı karar var. Çoğu da bu kent suçlarıyla alakalı. Oran ne biliyor musunuz? Yüzde 95 civarında oy birliği! Bu dört parti yan yana gelip diledikleri gibi Ankaralılara karşı suç işleyebileceğini düşünüyor.

Soru çok basit. Siz Melih Gökçek'in iş makinalarıyla Ankara Devlet Konservatuarı'nı yıkabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bunu 'başaran' Mansur Yavaş oldu." diyor.

'102 çeşit itiraz dilekçesi var. Ankaralılar konservatuarın yıkılıp yerine cami yapılmasını istemiyor'

Diyanet Akademisi başlığında Beşevler Mahallesi'ne cami yapılacak olmasına karşı 102 çeşit itiraz dilekçesi olduğunu ifade eden Önder Algedik "Bakın 102 adet değil. 102 çeşit. Demek ki Ankara halkı kalkmış, gitmiş, dilekçesini vermiş konuyu sormuş, soruşturmuş. Geçtiğimiz ay yapılan eylemlerde binden fazla dilekçe bir hafta içinde verildi. Hala akıbeti belli değil bu dilekçelerin. Normalde cevap verilmesi gereken süre geçtiği halde ortada bir açıklama ya da muhatap yok. Ankara halkı yokmuş gibi davranıyorlar ama öyle değil. Endişe ettikleri tek şey bu halkın onlara vereceği tepki ve itirazlar. Bu konuda emin olsunlar. 102 çeşit, farklı içerik ve biçimlerde yapılan itiraz demek binlerce dilekçe demektir. Bu başlıkta bir tepki ve yeterli kamuoyu var. Sıra bunu bu kararları alanlara göstermekte" diyor. 

9 Ekim Pazartesi günü Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim Ayı toplantısı için bir ara gelecek. Gündemler arasında Diyanet Akademisinin olup olmayacağı o gün belli olacak. Süreci yakından takip eden Ankaralı yurttaşlar geçen sefer olduğu gibi bu ay da ABB önünde toplanarak meclis üyelerinin alacağı kararları yakından takip edecekler. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.