Göçmen çocuklara imam hatip dayatması: Hedef dindar ve kindar nesil mi?

Göçmen çocuklar imam hatiplere zorlanıyor. Bazı okullarda tek bir Türk öğrenci yok, tüm öğrenciler Suriyeli. Uzmanlar, işin "dindar ve kindar nesil" hedefine uyuma dikkat çekiyor.

Özkan Öztaş

Türkiye'deki göçmen ve mülteci nüfus, yoğun tartışmaların konusu. Ancak konunun üzerinde pek durulmayan bir boyutu var: İmam-hatip okulları. Göçmenlerin çok büyük kısmı, karma eğitime karşı oldukları için çocuklarını bu okullara gönderiyor. Kilis 7 Aralık Üniversitesi'nin araştırması, bazı imam hatip okullarında Türk öğrencilerden çok Suriyeli öğrenciler olduğuna işaret ediyor. Tamamı Suriyeli öğrencilerden oluşan okullar var. Konuya dair soL'a konuşan bir göç uzmanı, öğrencilerin entegrasyon yerine bu yola sokulmasını, "Dindar ve kindar bir neslin ayak sesleri bunlar" sözleriyle yorumluyor.

'Lise çağına gelmiş ama imam hatipte okumayan mülteci genç görmedim'

Necip (kamuyla çalıştığı için ismi değiştirildi), göç ve nüfus uzmanı. Mülteciler ve göçmenlik alanında çeşitli kurum ve derneklere danışmanlık yapıyor. Şimdiye kadar Ankara, Antep, Urfa, Mersin, Adana, Kayseri ve Eskişehir gibi birçok kentte saha çalışması yürüttü. "Aralarında Avrupa Birliği'nden alınan fonlar ile buralarda çalışma yapan dernekler olduğu gibi doğrudan bakanlıklar ya da üniversite kurumlarına bağlı dernekler de var" diyor. 

Necip, "Abartmak istemem, mutlaka istisnai örnekler vardır, ama şimdi, düşünüyorum, evet, yani hiç imam hatip öğrencisi olmayan bir göçmene denk gelmedim" diyor.

"Bunu şöyle de değerlendirebiliriz tabi. Benim danışmanlık hizmeti verdiğim kurumlara ihtiyaç duyan, desteğe muhtaç kişilerin çoğunluğu İmam Hatip'e yönlendiriliyor. Özel okula parası yetenler zaten kendini kurtarıyor diyebiliriz."

Özellikle Suriye'deki savaş ve Türkiye'nin buradaki islamcı örgütlere verdiği destek, Esad karşıtı islamcı çevrelerden Türkiye'ye kitlesel göçe sebep oldu. Irak ve Suriye başta olmak üzere müslüman ülkelerden gelen ailelerin çocuklarını imam hatip okullarına göndermelerinin sebebi, çoğu zaman "anadilleri olan Arapça eğitimin avantajından faydalanmak" olarak gösteriliyor.

Sebep anadil mi, islami eğitim mi?

Göç uzmanına, bunun gerçek olup olmadığını, eğitim dilinde Arapça'nın da olmasının göçmen çocuklarının eğitim almalarını kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını soruyoruz. "Aslında pek öyle değil", diyor, "Yapılan araştırmalar din eğitimini ve dil faktörünün kolaylaştırdığını belirtiyor. Buna şüphe yok. Ama esas soru şu. Neden?"

Necip, bu ailelerin bir Avrupa ülkesine gitmeleri durumunda bir entegrasyon sürecinin parçası olacaklarına işaret ederek, "Sorun yalnızca kültürel fark da değil. Dikkatinizi çekerim. Burada İslami eğitimler veriliyor. Sonra buradan mezun olan ve hakim kültürü Arap coğrafyasının kırsal kesimi olan gençler neden sokakta insanları kameraya alıyor ya da kıyafetlerine müdahale ediyor diye tartışıyoruz veya bu yönde haberlere rastlıyoruz."

Türkiye'nin son kitlesel göç dalgasıyla tanışmasının üzerinden yıllar geçti, ancak çocukların eğitimi konusunda başka bir seçenek yaratılamadı. Necip, bunun hükümetin bilinçli bir tercihi olduğu kanaatinde: "Daha önceleri de diyorlardı 'dindar nesil kindar nesil' falan. Yapabildikleri ölçüde bunu uyguluyorlar zaten ama anladığım kadarıyla eksik kalan yerlere böyle transfer usulü girdiler yapıyorlar."

Tamamı Suriyeli imam hatipler var, aileler de karma eğitimden kaçıyor

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyet Fakültesi'nden Doç Dr. Nedim Öz'ün kaleme aldığı, 2022 tarihli "Göçmen çocukların İmam Hatip okulları tercih etme sebepleri" çalışması, Necip'in sahadaki gözlemlerini verilerle teyit ediyor. Öz'ün sunduğu verilere göre birçok okulda Suriyeli öğrencilerin mevcudu fazla, bazı okullardaysa yalnızca Suriyeli öğrenciler var. Tek bir Türk öğrenci yok.

2022 yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, göçmen öğrencilerin imam hatip okullarına yönlendirildiği belirtiliyor ve bu okullardaki göçmen öğrencilerin zaman zaman Türk öğrencilerin sayısını geçtiği örneklere rastlanıyor.

Doç. Dr. Nedim Öz, çalışmasında çok sayıda Suriyeli göçmen aileyle görüştü. Öz'ün bu görüşmelerden aktardığı bilgiler, velilerin, karma eğitime karşı oldukları için imam hatip okullarını seçtiklerine işaret ediyor. Makalede anılan bir veli şöyle diyor:"Sadece kızların bir arada olup, eğitimin kız-erkek karışık olmaması gerekir. Karma eğitim olmadığı ve daha önce iki kızım da buradan (Ekrem Çetin Kız AİHL) mezun olduğundan diğer çocuklarımın da onları izlemesini istiyorum."

Bir diğer veli "Biz buraya yönelten en önemli sebep, eğitimin kız-erkek karışık olmamasıdır" derken, yine bir diğeriyse "Çocuklarımız tesettürlü olsa da karma eğitim istemiyorum" ifadelerine yer veriyor. 

'Mesele göçmen karşıtlığı değil, laiklikle ilgili tehlike'

Necip, imam hatip okullarında eğitim gören çocukların daha çok Suriye'nin ve Irak'ın kırsal ya da kasaba nüfusunu oluşturduğuna işaret ediyor. Göç uzmanı, bu kesimin aynı zamanda Özgür Suriye Ordusu olarak bilinen ve şimdilerde adı Suriye Milli Ordusu olan islamcı örgütlerin de insan kaynağını oluşturan bölgeler olduğunu ifade ediyor: "Ben mülteci ya da göçmen düşmanı biri değilim. Yanlış anlaşılmasın. Laiklik ile ilgili bazı tehlikelerin altını çiziyorum."

"Parası olan göçmenler özel okullarda özellikle dini eğitim dayatması olmayan okullara gidiyor zaten. Ama ekonomik durumu olmayan göçmenler buralardan başka çare bulamıyor. Farkındaysanız zaten normal liselerde kaynaşmaları için Arapça içerik yok. Direkt imam hatiplere yollanıyor bu çocuklar."

2022 yılında 100 bin mülteci çocuk imam hatiplere kaydedildi

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, 2022 yılında 100 bin mülteci çocuğun İmam hatiplere kaydedildiğini açıklamıştı. Yılmaz da açıklamasında yine dini eğitim ve dil faktörüne dikkat çekmişti. 

Göçmenlerin ilk geldiği yıllarda Suriyeli çocuklar için durumlarının geçici olduğu düşünülerek dil engelleri nedeniyle bulundukları mülteci kamplarında çadır ve konteyner okullarda eğitim verilmişti. Daha sonra da Türk öğrenciler okuldan ayrıldıktan sonra bir tür ikinci öğretim gibi Suriyeli öğrencilerin geldiği örnekler de denenmişti.

Ancak çözüm olarak mülteci çocukların artık imam hatiplere yönlendirilerek çoğunlukla dini eğitimlerin alındığı bir program tarif ediliyor.