Sayfa yolu
Giderayak zeytinlikleri talana açacaklar
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 13.12.2022 , 00:13 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
AKP’li 29 milletvekilinin imzasıyla 10 Aralık’ta TBMM’ye sunulan “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk maddesi, zeytin sahalarının madencilik faaliyetlerine açılmasını öngörüyor.
AKP’nin 2023 bütçe teklifinin görüşülmesinin hemen ardından ele almayı planladığı bu Torba Kanun teklifi ile seçimler öncesi yeni bir talanı gündeme getiriyor. Zeytin tarımına yıkıcı etkileri olabilecek bu düzenlemede ısrarını sürdüren iktidar partisi, kısa bir süre önce bu yılın Mart ayında zeytinlikleri madenciliğe açan benzer bir düzenlemeyi Madencilik Yönetmeliği’nde bir değişiklik yaparak denemişti.
Danıştay yönetmelik değişikliğini iptal etti
Eylül ayında Danıştay 8. Dairesi, yönetmelik değişikliğine ilişkin zeytinlik sahalarıyla ilgili yalnızca kanunla düzenleme yapılabileceğini ve Bakanlığın bu konuda yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunmadığını vurgulayarak yürütmeyi durdurma kararı almıştı.
Danıştay’ın bu yürütmeyi durdurma kararına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı itiraz etmiş, bu kez Danıştay 8. ve 10. Daireleri verdikleri ortak karar ile yürütmenin durdurulmasına hükmetmişti. Bu kararda, yönetmelik maddesi ile yasanın değiştirilemeyeceği belirtilmiş ve kamu yararının bu sahalarda zeytincilik yapılması yönünde olduğu vurgulanmıştı.
AKP gözünü zeytin sahalarına dikti
AKP iktidarda olduğu dönemde 1939 yılında çıkarılan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatı, defalarca değiştirmeye ve zeytin sahalarını madenciliğe açmaya çalıştı. Bu girişimlerin tamamı yargı kararı ile iptal edildi ve amacına ulaşamadı. Geçtiğimiz haftasonu TBMM’ye sunulan Torba Kanun’daki düzenleme ile AKP, bir kez daha zeytin sahalarını maden faaliyetine açmayı deneyecek.
AKP bu kez, yürütmesi durdurulan yönetmelik değişikliğini neredeyse bire bir aynı metinle kanunlaştırmaya çalışıyor. AKP, yargı kararına rağmen zeytin sahalarını enerji şirketlerinin talanına açma niyetinden vazgeçmediğini bu yasa teklifi ile açıkça ortaya koyuyor.
Anayasa'nın 56. Maddesi, çevreyi geliştirmenin ve çevre sağlığını korumanın devletin ödevi olduğunu belirtiyor. Çevrenin korunmasına dair bu Anayasal ödeve rağmen hükümet, zeytinlikler gibi çok önemli yutak alanlarını enerji şirketlerine yeni kâr alanları olarak açmaya çalışıyor.
Ancak hukukçular, yasa teklifinin Meclis’te kabul edilip yasalaşması halinde bu değişikliğin Anayasa'ya ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil edeceğini belirtiyor. Söz konusu değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin denetiminden geçmesi halinde iptal edilebileceğinin altını çizen hukukçular, bu düzenlemenin AKP'nin yargı kararlarını dolanarak patronlara yeni rant alanları açma girişimi olduğuna vurgu yapıyorlar.
'Yasallık ilkesi sömürü ve doğanın katli için kullanılıyor'
Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Ali Rıza Aydın, Torba Kanun teklifindeki ilgili düzenlemeyi soL’a değerlendirdi. Aydın, “sermaye sınıfının ve onun siyasal temsilcilerinin kendi çıkarları için, emeği ve doğayı engelsiz ve istikrarlı olarak sömürmeleri için hukuku kullanmalarının tipik örneklerinden biriyle daha karşı karşıya olduğumuzu” belirtiyor. Bu tür girişimlerle “hukuk güvenliğinin sermaye lehine kullanılması konusunda hem denetimlerin aşıldığını hem de hukukla sömürüye devam edildiğini” vurgulayan Aydın şunları belirtti:
“Zeytinlik alanların maden amaçlı talanına önce yönetmelikle başladılar. Kolay ve basit yöntem olarak yönetmelikle amaçlarına ulaşmak istediler. Yönetmelik, yargı denetimine takılarak yasaya aykırı bulunarak uygulanamaz duruma getirilince de yasaya başvuruyorlar. Yani idarenin kaleminden çıkan hukuku kullanamayınca yasama organını aracı kılmak istiyorlar. Parlamentodaki parmak sayısına sığınan ve güçlü parlamento isteyen muhalefet şimdi düşünsün diyeceğim ama burjuva düzenini, sermaye sınıfına hizmeti iliklerine kadar yerleştirenlerin bir kulağından girip diğerinden çıkacak. Yasallık ilkesine hukuk güvenliğinin en etkin ilkelerinden biri denir ama bir kez daha görüyoruz ki bu ilke sömürü için çalışıyor, doğanın katli ve emekçilerin daha fazla sömürülmesi için kullanılıyor. Ve düzen içi muhalefet bunun altından kalkamıyor. Kalkması da beklenemez.
Doğayı da insanlığı da emekçilerin yönetimi ve hukuku koruyacak. Başka yolun olmadığı açık.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
