Sayfa yolu
Gezi'de gözünü kaybeden Sarıkaya: Bunlar gerçekten polisse nasıl bulunamaz?
Yayın Tarihi: 27.04.2022 , 16:54 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
Haziran Direnişi sırasında polisin attığı plastik mermi ya da gaz fişeğiyle bir gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya'nın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda yüksek mahkeme eziyet yasağının ihlal edildiğine karar vermiş ve 9 yıldır yargı önüne çıkarılmayan polisler hakkında yeniden soruşturma açılmasına hükmetmişti.
AYM'nin kararı sonrası Erdal Sarıkaya ve avukatı, savcıdan polislerin bulunmasını tekrar talep etti. Öte yandan savcının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazdığı yazı sonrası yine "polislerin kimliği tespit edilemedi" yanıtı geldi. Sarıkaya’nın yıllardır süren soruşturmasına rağmen kask numarası belli polisler yine tespit edilmedi.
İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı kayıtlı polisleri bulamadı
soL'a konuşan Sarıkaya, dokuz kez savcı değişen soruşturmada hâlâ yol alınamaması üzerine bu kez de İstanbul Valiliği'ne kask numarası belli polislerin tespit edilmesi için yazı yazdıklarını söyledi. Valilik "söz konusu kask numralarına ilişkin kayıt olmadığı" yanıtını verdi.
Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün araştırması üzerine İçişleri Bakanlığı'na başvurduklarını belirten Sarıkaya, "Emniyet Genel Müdürlüğü gönderdiği yazıda bize 33 ilden takviye aldıklarını söyleyerek, 'Yapmış olduğumuz incelemelerde söz konusu kask numaralarına ilişkin 33 ilde kayıt bulunamadı' dedi. İçişleri Bakanlığı kendi polisini nasıl bulamaz? Devlet her personlini kayıt altına almak zorunda değil midir?" diye konuştu.
'Bunlar gerçekten polisse nasıl bulunamaz?'
"Bunlar gerçekten polisse nasıl bulunamaz? Polis değilse bunlar kimin adamıdır?" diye soran Erdal Sarıkaya şunları söyledi:
"Ortalıkta kaskla gezen kişiler bulunamıyorsa, toplumsal eylemleri kana bulamak için dışarıdan militan mı kiralıyorlar? Eğer öyleyse bunlar kimdir, artık onu açıklamak zorundalar. Türkiye'de her geçen yıl suç oranı artıyor. 6 polisini bulamayan İçişleri Bakanlığı olursa bu durum da normal hale gelir.
İçişleri Bakanlığı bu polisleri gizleyerek suçu meşru kılmıştır. Bundan sonra yaşanacak tüm toplumsal eylemlerde de bu kişilere cesaret aşılanmıştır. 'Vurun, kırın, biz sizin arkanızdayız. Size hiçbir şey olmaz.' denilmiştir. Şunu hiç hesaba katmıyorlar, genç yaşta ölüme gidebilecek bir toplam artık bu ülkede.
Gezi Davası'ndan çıkan kararda da gördük, yargı bağımsızlığını yitirmiştir. Meşruluğu kalmamıştır. Yargı da iktidarın bir parçası haline gelmiştir. Bağımsız bir yargı olmadığını devlet Gezi kararıyla tekrar göstermiş, tunç elini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Davanın bu duruma getirilmesinin nedeni de sonunda yargılamanın Erdoğan'a varacağının blinmesinden ileri gelmektedir. Alenen 'emri ben verdim' demiştir. Demokrasi artık bu ülkede Anayasa'da metin olarak kalmıştır."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
