Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gericiler okullara sızmaya devam ediyor: İlkokullarda 'umre' yarışması, din öğretmeninden fişleme

Okullardaki gericileşme sürüyor. Milli Eğitim Bakanlığı cemaatlerle ve gerici derneklerle işbirliği yaparken, din öğretmenleri de çocukları fişlemeye devam ediyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.11.2025 , 16:16

İzmir’in Karşıyaka ilçesi Zübeyde Hanım Mahallesi’nde bulunan Engin Özmeriç İlkokulu’nda Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni tarafından çocuklara bir yarışma duyurusu yapıldı. 

Yarışmaya göre çocuklara "Kuşların Çağrısı" isimli bir kitaptan sınav yapılacağı, sınavdan aldıkları puanlara göre para ödülü verileceği belirtildi. 

soL'a ulaşan bir veli yarışmadan 4. sınıfa giden oğlunun eve getirdiği "Veli İzin Belgesi" sayesinde haberdar olduğunu, izin belgesinin üzerinde "Ufka Yolculuk" internet adresinin yer aldığını aktardı. 

Sitede yarışma hakkında bilgiler, okutulacak kitaplar ve yarışma sonrasında kazanılacak ödüller mevcut. Sitedeki bilgilere göre yarışmada ilk üçe giren ilkokul öğrencilerinin ödülü umre. Sonraki sıralamalara da çeşitli para ödülleri dağıtılıyor.  

Söz konusu yarışmayla Nakşibendilerin okullara nasıl sızdığını daha önce haberleştirmiştik.

"Yarışmayla" ilgili bilgi almak üzere okula giden veliye okul yönetimi "Karşıyaka Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden, İLKSAV vakfı için izin alındığını" söyledi.

Din öğretmeni çocuklara 'Aramızda ateist var mı?' diye sormuş

Yarışma duyurusunu yapan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmenininse derslerde çocuklara sorduğu sorular ve kullandığı ifadeler de hayli ilginç. Veli çocuğundan din öğretmeninin "Çocuklar aramızda ateist var mı?" "Ateistlerin suç ya da günah işlemelerinin önünde herhangi bir engel yoktur" gibi ifadeler kullandığını da öğrendi.  

Veli bunun üzerine çocuğunu Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinden muaf tutmak için okul yönetimine başvuruda bulunacağını ifade etti. 

'Halkımızı bu girişimlere müsaade etmemeye çağırıyoruz'

Eğitim İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü olayın ardından soL'a konuştu. Düdü, “Laik ve bilimsel eğitim anlayışı AKP iktidarının genel politikalarına paralel olarak Millî Eğitim 
Bakanlığınca bilinçli olarak zayıflatılıyor. Cemaat ve tarikatlar vakıfları ve dernekleri kanalıyla çeşitli etkinlikler düzenlemek suretiyle eğitim kurumlarının içine yerleşip eğitim politikalarında söz sahibi olur hâle gelmeye çalışıyorlar. Bu sayede hem devşirdikleri çocuklarla insan havuzlarını genişletmek, hem de eğitimin rantını kendi kasalarına yönlendirmek istiyorlar" dedi.

Şöyle devam etti:

"Siyasi iktidarın geçmişte FETÖ ile kurduğu ortaklığın ağır sonuçları bugün hâlâ toplum tarafından ödenmekte. O zaman da ışık evleri, yurtlar, yarışmalar, özel okullar yoluyla bakanlığın içine sızıp eğitim politikalarına yön verilmek istendi. Sonrasında binlerce bürokrat ve kamu çalışanı fişlendi ve meslekten atıldı. Birileri kasalarını doldururken birileri de bedelini ödedi. Oyuncular değişse de senaryo değişmiyor. Halkımızı uyanık olmaya bu girişimlere müsaade etmemeye çağırıyoruz. İlçe ve il millî eğitim müdürlüklerimizi de cemaat ve tarikatları eğitim yuvalarından ve öğrencilerimizden uzak tutmaya davet ediyoruz. Okullar biz öğretmenlerindir.”

'Çocukların ruh sağlığı tehdit altında' 

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Psikoloji ve Akıl-Ruh Sağlığı Meslekleri İnisiyatifi adına Psikiyatrist Dr. Gülperi Putgül Köybaşı ise bu olayın yalnızca bilimsel ve laik eğitime yönelik bir ihlal olmadığını, aynı zamanda çocukların ruhsal gelişimini doğrudan olumsuz etkileyebilecek bir müdahale olduğunu dile getirdi. Gülperi Putgül Köybaşı şunları söyledi:

"Ruh sağlığı uzmanları olarak, özellikle erken gelişim dönemlerinde verilen din eğitiminin risklerine dair defalarca uyarıda bulunduk. İlkokul çağındaki çocukların soyut düşünme becerileri henüz tam gelişmediği için, soyut kavramları korku ve ceza üzerinden anlamlandırmaya son derece yatkındırlar. Bu örnekte de görüldüğü gibi, para ve umre ödülü gibi teşviklerle dini içeriklere yönlendirilmek; çocukta suçluluk, kaygı ve dışlanma duygularını besler. 

Erişkin dünyası çocuklar için fazlasıyla karmaşıktır. Bu yaş grubunun dâhil edileceği etkinliklerde öncelik; çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak, dili kullanma becerilerini geliştirmek ve hayal dünyalarını zenginleştirmek olmalıdır. Verilecek ödüller de bu alanlara dönük motivasyonu artırmaya hizmet etmelidir.

Sınıf içinde 'ateistlerin önünde suç işlemeye engel yoktur' gibi ifadelerin kullanılması ise başlı başına bir psikolojik şiddet örneğidir. Bu tür söylemler çocuklarda ayrımcılığı ve şiddeti normalleştirir. Devletin görevi çocukları bu tür baskılardan korumakken, cemaat vakıflarını okullara sokması hem laikliğe hem de çocuk ruh sağlığına yönelik ağır bir tehdittir.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.