Sayfa yolu
George Grosz ve Toplumun Temel Direkleri
Yayın Tarihi: 02.04.2023 , 09:06 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
George Grosz’un “Toplumun Temel Direkleri” resmi, Birinci Dünya Savaşı sonrası Weimar Almanyası’nın hicivli bir anlatımı ve “Yeni Nesnellik” akımının önemli bir örneğidir.
Yeni Nesnellik akımı, Birinci Dünya Savaş sonrasında ortaya çıkmış ve her avangard akım gibi kendisinden bir öncekine, yani dışavurumculuğa karşı olmuştur. Yeni Nesnellik akımı içindeki sanatçılar, gerçekliğe objektif bakma iddiasındadır ve bu nedenle gerçeğin detaylarını gözden kaçırmaya sebep olabileceğini düşündükleri soyutlamalardan da uzak dururlar. Yine de, bu akımın içerisinde yer alan sanatçıların birçoğunda hem dışavurumculuğun hem de soyut sanatın etkileri büyüktür. George Grosz ile birlikte Max Beckmann, Oskar Kokoschka ve Otto Dix bu akımın başlıca temsilcilerini oluşturur.
Ele alınan resmin sanatçısı Grosz, 1914 yılında gönüllü katıldığı ordudan sağlık sebepleriyle terhis edilir. 1918 yılında, sonradan adı Almanya Komünist Partisi (KPD) dönüşecek olan, Spartakistler Birliğine katılır. 1922 yılında Sovyetler Birliği’ne gider. Burada Lenin başta olmak üzere birçok Bolşevik ile tanışır; Lunaçarskiy ile sanat üzerine tartışır, Tatlin ve diğer konstrüktivistleri tanıma fırsatı bulur. Ancak döndüğünde Alman Komünist Partisi’nden istifa eder. Grosz faşizme düşmandır ancak gelişkin bir sosyalist değildir; Bolşevikleri totaliter olarak görmüş, Lunaçarskiy ile tartışmalarında sanatçıların ilham perilerinin lütfu ile sanat yaptıklarını savunarak “proleter kültürü” saçma bulmuştur.
Grosz’un “Toplumun Temel Direkleri”ni yapması bundan sonraki dönemine denk gelir. Resimde faşizmi destekleyen Alman seçkinlerinin portrelerini; kendine özgü grotesk bir biçimle resmeder. Resmin adı Henrik Ibsen’in aynı adlı oyunundan alınmıştır. Resimde dört ana karakter görünür; önde sol yanağında bir düello yarası ve kravatında gamalı haç bulunan, bira içen, tek gözü kör ve açık kafatasından savaş atları yükselen bir aristokrat; arka solunda düşüncelerinin çirkinliğine işaret edecek şekilde kafasına yerleştirilmiş lazımlık ile elinde bir gazete tutan, gazeteci Alfred Hugenberg; arka sağda kafatasında dumanı tüten bir gübre yığını bulunan, elinde tuttuğu broşürde “sosyalizm (bir) iştir” yazan bir sosyal demokrat ve bu üç karakterin arkasında alevler içinde yanan şehre ve kargaşaya sırtını dönmüş, barış vaazı veren, şişko bir din adamı vardır. Dört portrenin arkasında ise, bunları destekleyecek şekilde konumlandırılmış faşist bir kolluk kuvveti görünür.
Resimde figürlerin perspektif gözetilmeden üst üste yerleştirilmesinde, geometrik şekillere indirgenerek sadeleştirilmelerinde ve unsurların kolaj gibi kurgulanmasında kübizm etkisi hissedilir. Resimde, kullanılan renklerin de etkisiyle karamsar bir atmosfer oluşturulur. Belli ki Grosz için savaş sonrası Almanya, yozlaşmış yönetimi ile kötücül ve yanan bir binanın imgesinde yıkılmış bir şehirdir. Ancak artık bu kötücüllüğe sosyal demokrat bir politikacı da eklenmiştir.
Grosz, 1932 yılında New York’ta bir okuldan gelen öğretmenlik teklifini kabul ederek, 1933 yılında ailesiyle birlikte tamamen ABD’ye göç eder. 1938’de ABD vatandaşı olur. Amerika’da bulunduğu yıllarda akademisyen olarak çalışır ve tarzını tamamen değiştirerek manzara resimleri yapmaya başlar. 1959 yılında tekrar Berlin’e döndüğünde, içkili bir akşamdan sonra merdivenlerden düşerek ölür.
Grosz’un bu hazin sayılabilecek hikayesi o dönem Alman sanatçıları düşünüldüğünde istisna değildir. Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’na katılan sanatçılar, savaştan döndüklerinde savaşın trajedilerini ve o dönemki iktidarı eleştiren resimler yapmalarından doğal bir şey yoktu. Ele aldıkları konuların eleştirel dozu, daha keskin, belki saldırgan, bazen alaycı ve avangard biçimleri çağırıyordu ve buna uygun biçimler buldular. Dışavurumculuk, Dada, Yeni Nesnellik bu ifade biçimlerinin akımları oldu. Bu akımlara mensup Alman sanatçıları, faşizm ve savaş karşıtlıkları konusunda tartışmasızdılar. Ancak bu dönemde ortaya çıkardıkları güçlü ifadeleri ve sanatları, yıkmak istedikleri yoz düzene duydukları öfkeyi yansıtsa da yıkmak istedikleri yıkıldıktan sonra ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Bu yüzden birçoğunun hayat hikayesi Grosz’unkini andırıyor. Sadece faşizme ya da savaşa karşı olmak hiç yetmedi, hala yetmiyor…
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
