Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Gençlik sokaklar ve kampüslerde direniyor: 'Yaşama sevincini yeniden kazanmak için isyan ediyorlar'

AKP'nin zorbalığına ve keyfiliğine karşı ülkenin dört bir yanında eylemler devam ederken, gençlik de alanlardaki kitlesel varlığı ve kampüslerde yürüttüğü mücadeleyle öne çıkıyor. TKP MK Üyesi Önoğlu, soL'un gençlere yönelik sorularını yanıtladı.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 27.03.2025 , 19:15 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Türkiye, 19 Mart sabahı içlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 100'den fazla isme yönelik "yolsuzluk" ve "terör" soruşturmalarına uyandı.

Evlere yapılan baskınlarla gerçekleştirilen gözaltıların ardından, AKP iktidarının keyfi ve hukuksuz uygulamalarına karşı on binlerce yurttaş sokaklara çıkarak ses yükseltti ve yükseltmeye de devam ediyor.

Gençlerin eylemlerdeki kitlesel katılımı dikkat çekerken, ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerden de her gün protesto ve ders boykotlarına dair yeni haberler geliyor.

Gençlerin mücadeleye kattıkları enerji sorgulanamayacak olmasına karşın, bir yandan da gençlik hakkında çeşitli tartışmalar devam ediyor. Gençliğin eylemler içindeki rolü nasıl yorumlanmalı? Ayrı bir özne olarak gençlikten söz edilebilir mi? Gençler sadece İmamoğlu tutuklandığı için mi harekete geçti? Görüntülere yansıyan bozkurt işaretleri, eylemlerin ülkücü gençlerin belirleniminde gerçekleştiği anlamına mı geliyor?

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite Üyesi Berkay Kemal Önoğlu, soL'un onlarca üniversitede harekete geçen, sokaklara çıkarak haklarını arayan gençlere yönelik sorularını yanıtladı.

'Toplumsal mücadeleye büyük bir enerji veriyor ve ivme kazandırıyorlar'

Gerçekleştirilen eylemlere gençlik de önemli bir katılım gösteriyor. Gençliğin eylemler içindeki rolünü nasıl yorumlarsınız?

Öğrenciler bu kadar büyük bir toplumsal hareketlenmenin söz konusu olmadığı geride bıraktığımız yıllarda da infial yaratan ve yine gençlerin ölümüyle sonuçlanan pek çok skandalda seslerini yükseltmiş, kitlesel eylemlerle gündeme gelmişti. Buna rağmen tepkilerin tek tek kampüslerde, bazı kent merkezlerinde başlayıp, sınırlı süre devam edip noktalandığını görmüştük. 

Bugün en önemli fark bu tepkilerin birbiriyle birleşerek büyüyen, ortaklaşan bir görünüm kazanması oldu. O gün de bugün de değişmeyense öğrencilerin çıkışsızlık hissi ve geleceksizlik olgusu ile ülkedeki her tür olumsuz gelişmeye dair patlamaya hazır bomba halinde, dizginlenmesi güç bir enerjiyi içlerinde biriktiriyor olmaları. 19 Mart’tan itibaren başlayan süreçte, toplumsal mücadeleye büyük bir enerji veriyor ve ivme kazandırıyor üniversiteler.

odtu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi

'Anadolu insanına sırt çevirmeden, beraber yürüyorlar'

Bu eylemlere dair yorumda bulunan neredeyse herkes “gençlik” vurgusu yapıyor, ayrı bir özne olarak gençlikten bahsedilebilir mi?

Yoğun baskı, keyfiyet, hukuksuzluklar… Darmadağın olmuş iktidar elinde tuttuğunu iddia ettiği tek meşruiyet aracını kaybetme pahasına seçme seçilme hakkına da saldırıyor. Zaten halkın siyasete katılımı sistematik engellemelere maruz kalırken, örgütlenme, bilgi edinme yolları bir bir tıkanırken bu adım geleceğe dönük belirsizlikleri büsbütün pekiştirip insanlardaki güven duygusunu paramparça etti. 

Ama insanların burasına kadar getiren asıl koşulları hatırlayalım. Öğrenciler, emekliler, emeğiyle geçinenler için cehennem haline getirdikleri bu ülkede ders kitaplarını dahi temin etmekte zorlanan on binlerce öğrenci yaşıyor. İşte bunlar isyan ediyor. Bir bütün olarak, ortak kaygılarla ama farklı hassasiyetlerle farklı biçimlerde tepkiler var. Öğrenciler kesinlikle bu eylemlerde özel bir yer tutuyor, önemli bir dinamik haline geliyor. Fakat yoksulluğun pençesinde onlarla aynı kaderi paylaşan Anadolu insanına sırt çevirmeden, beraber yürüyorlar.

istanbul
İstanbul Üniversitesi

'Kolay kolay dindirilemeyecek bir uyanış tetiklendi'

Yaşananları gençlik açısından nasıl değerlendiriRsiniz?

Bu toplumsal hareketlenme kesinlikle, öyle kolay kolay dindirilemeyecek bir uyanışı tetiklemiş oldu. Üniversitelilerin siyasetle, kendi koşullarını belirleyen süreçlerle ilgili söz söyleme, eyleme geçme eğilimi güçleniyor. 

Bu durumda bize düşen elbette bu eğilimi kalıcı hale getirecek mekanizmaları hızla geliştirmek ve mümkün olduğu kadar yaygın hale getirmek. Örgütlenmeye açık, tepkili ama bu tepkiyi yansıtma kanalları açısından uzun süren bir kuraklığın etkisinde öğrenciler. Özgünlükleri olan bu alanı politik saiklerle diri tutmaya devam etmek, eylemler durulsa da bu alışkanlıkların sönümlenmemesi için yeni kanallar bulmak gerek.

deu
Dokuz Eylül Üniversitesi

'Yaşama sevincini yeniden kazanmak için isyan ediyorlar'

Gençliğin öne çıkan talepleri ve eyleme geçme nedenleri arasında neler bulunuyor? Bunları nasıl yorumlarsınız?

Dediğim gibi en başta geleceğe güvenlerini kaybediyor olmaları var. Kolay değildir, son yıllarda biraz da moda olduğu üzere ağızlara sakız ediliyor yurtdışında yaşama hayali. Ama ne gitmeye kesin kararlı olanlar için kolaydır bu, ne de modaya uyup gerisini düşünmeden bahsini açanlar için. Milyonlarca insandan bahsediyoruz, önünde sonunda kaderlerini bu ülkenin kaderiyle bir gören. 

Gençlerin ezici çoğunluğu için yaşamlarını bir yola koyup planlayabilmek artık hiç olmadığı kadar zor hale geldi. Kimse anne-babasının gençliğinde olduğundan daha umutlu bakmıyor geleceğe. Dedim ya ders kitapları sorun oluyor. Sosyal olanaklar kısıtlı, kimse sanatsal, sportif faaliyetlere zaman ya da maddi kaynak ayıramıyor. Çoğunluğu çalışmak zorunda. Tarikat yurdunda kalmayı reddedenler üniversiteye kaydını dahi yaptıramadan memleketlerine dönmek zorunda kalıyor. Bunlar çok ağır şeyler ve ne yazık ki her geçen yıl şartlar kötüye gitti. Neredeyse nefes almak için, neşesini, yaşama sevincini yeniden kazanmak için isyan ediyor insanlar.

au
Anadolu Üniversitesi

'Ortada görülmesi gereken bir arayış var'

Eylemler içinde bozkurt işareti yapan, milliyetçi sloganlar atan genç bir kitle de var. Bu kitleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eylemlere katılan gençler içinde çok geniş bir kesim için keskin siyasal ayrımların söz konusu olmadığını söyleyebilirim. Bu koyu milliyetçi kesim kesinlikle ortalamayı yansıtmıyor. Bununla beraber çok daha geniş bir kesim, milliyetçi sloganlara eşlik edilmesinde veya ülkücü el hareketinde bir sakınca da görmüyor. Ortada görülmesi gereken bir arayış var. 

Eylemlerin belki de en çok konuşulan yanlarından biri milliyetçi ve sosyalist gençlerin yan yana yürüyor olması oldu. Ama bu iki kesim arasında bile ayrım noktalarının çok yüzeysel ele alındığı ve gençler içinde kimin, neyi, niçin savunduğunun yeterince belirgin olmadığı görülüyor. Ortada bir geçişkenlik var. Kimileri bunu Zafer Partisi’ne yoruyor. Bunu yapanlar bu partinin kortej halinde katıldığı alanlarda verdiği fotoğraflara bakmalı. Orada kendisinden çok söz ettiren bu gençler yok. Örgütlü katılımın zirvede olduğu ve yine çok konuşulan TKP kortejlerinin aynı geçişkenlik barındıran kitle üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda ise ortada karamsarlığa kapılacak hiçbir şeyin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Öne çıkan “arayış”ın kendisidir ve nerede arandığı da önemlidir. Cumhuriyet devrimine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma, hak mücadelesi, eşitlik ve özgürlük arayışı, bağımsızlık arzusu eylemlerde ortalamayı yansıtıyor. Onun için de kaygı değil, mutluluk duyuyoruz.

itu
İstanbul Tekenik Üniversitesi

'Kararlar alıp uygulayabildiklerini, bunun etkili olduğunu görmeliler'

Yaşananlara karşı birçok üniversitede protestolar düzenlendi ve düzenlenmeye de devam ediliyor. Öğrenciler bir yandan da dersleri boykot ediyor. Üniversite öğrencilerinin aldığı tutum hakkında da bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Protestoların, boykotun yanı sıra çeşitli eylem ve etkinliklerle devam ettirilmesi doğru tavırdır. Daha doğrusu, tepkinin sürdürülebilmesi için örgütlü hale getirilmesidir. Öğrenciler kampüs bazlı eylem komitelerinde yan yana geliyor, fakültelerde farklı yollarla bir araya gelerek temsilcilerini seçiyor, farklı alanlar birbiriyle bütünleşerek yollarına devam ediyor. Bunlar sevindirici ve geleceğe devredecek gelişmeler. Meselenin bir siyasi partinin ya da siyasetçinin kariyeriyle ilgili olmadığının ya da dar anlamıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sıkıştırılamayacağının da en büyük ispatı bunlar. Öğrenciler kendi yaşam koşulları için olduğu kadar holdingler ve tarikatlar düzeninden fayda sağlayan bir avuç sömürücünün memleketin sırtında kambur olmaktan çıkması için de mücadele ediyor. Bunun için kararlar alıp uygulayabildiklerini, bunun etkili olduğunu görmeliler. Gidişat gösteriyor ki AKP’nin yönetim krizi içinde attığı bu saldırgan adımlar işleri kendisi için daha da zorlaştıracak.

Üniversitelerin örgütlenmesinde öncü sorumluluk üstlenen, fedakârca emek veren tüm arkadaşlarımızı selamlayarak bitirmek istiyorum. Bu daha başlangıç…

Üniversiteler boykotta: Öğrenciler AKP'nin zorbalığına ve gericiliğine karşı ses yükseltiyor
uni

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.