Sayfa yolu
Gazeteci Şükran Soner son yolculuğuna uğurlandı: Cumhuriyet gazetesinde tören düzenlendi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 18:30 Güncelleme Tarihi: 02.09.2026 , 18:34
Cumhuriyet gazetesi yazarı, gazeteci ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Şükran Soner için Cumhuriyet Gazetesi'nin İstanbul'daki merkezinde tören düzenlendi.
Törende Soner'in ailesi, Cumhuriyet ailesi, meslektaşları, siyasetçiler, sendikacılar, hukukçular ve dostları bir araya geldi.
Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve imtiyaz sahibi Alev Coşkun, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş törende birer konuşma yaptı. Türkiye Komünist Partisi temsilcileri de törende yer aldı.

Aile adına konuşan Soner'in oğlu Devrim Ketenci ise annesinin yaşamı boyunca sürdürdüğü mücadelesine dikkat çekti.
Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun, törende yaptığı konuşmada Soner'in Cumhuriyet açısından taşıdığı öneme ve gazetecilik yaşamına değindi. Soner'in gazeteciliğinin yanı sıra her zaman emekçilerin ve işçilerin yanında olduğunu vurgulayan Coşkun, "O sadece yazılarıyla değil, aktif olarak olayların içerisindeydi" ifadelerini kullandı.
‘Şükran abla gerçeğin, adaletin peşinde koşmaktan, habercilik tutkusundan hiç vazgeçmedi’
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen de Şükran Soner'in emek, insan hakları ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olduğunu söyledi.
Esen, "Hayat iyisi kötüsü, yaşanmışlıkları ile geride bıraktıklarımızla dolu bir hikâye. 102 yıllık Cumhuriyet Gazetesi'nin çınarlarından, emek ve insan hakları, demokrasi mücadelesinin simge ismiydi" dedi.
Balkanlardan göçen bir ailenin çocuğu olan Soner'in Türkiye'nin çalkantılı toplumsal dönemlerine yakından tanıklık ettiğini belirten Esen, "1960'ların ortalarında Cumhuriyet ile yolu kesişmişti. Cağaloğlu'ndaki binaya ayak atışından bugüne Şükran abla gerçeğin, adaletin peşinde koşmaktan, habercilik tutkusundan hiç vazgeçmedi" diye konuştu.
Esen sözlerini şöyle tamamladı:
"Gazetecilik, habercilik tutkusuyla meslek ilkelerinden taviz vermeden onurlu yaşamını sürdürdü, eğilip bükülmedi. Bilirdi ki ne zaman ihtiyaç duysak Şükran abla yanımızdaydı. Cumhuriyet'in koruyucusuydu. Aydınlanmadan yana, Atatürk Cumhuriyeti ilkelerinin savunucusu Cumhuriyet kadını Şükran ablam... Şükran ablam, seni çok özleyeceğim."

‘Bizi de aynı ilkelerle yetiştirdi’
Aile adına konuşan Şükran Soner'in oğlu Devrim Ketenci ise annesinin meslektaşları ve sendikacılar tarafından yaşamı boyunca verdiği mücadeleyle anlatıldığını söyledi.
Devrim Ketenci, ailesi olarak annesiyle her zaman gurur duyduklarını belirterek şöyle konuştu:
"Annemin değerli meslektaşları ve sendikacılar, annemle anısı olan insanlar az önce annemi zaten tarif etti, neler yaptığını söyledi. Biz tabii ailesi olarak onunla hep gurur duyduk. Bizi de aynı ilkelerle yetiştirdi."
Eyüpsultan Mezarlığı’na defnedildi
Cumhuriyet Gazetesi'ndeki törenin ardından Şükran Soner'in cenazesi Şişli Camisi'ne götürüldü.
Soner için öğle namazını takiben cenaze namazı kılındı. Cenaze töreninde Soner'in ailesi, yakınları, meslektaşları, siyasetçiler, sendikacılar, gazeteciler ve çok sayıda seveni hazır bulundu.
Cumhuriyet Gazetesi'ndeki törenin ardından Şükran Soner'in cenazesi Şişli Camisi'ne getirildi. Soner, öğlen namazının ardından Eyüpsultan Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.
Şükran Soner kimdir?
Gazeteciliğe 1966 yılında Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başlayan Soner, meslek yaşamının büyük bölümünü aynı gazetede geçirdi. İşçi ve eğitim sayfalarını hazırlayan Soner, özellikle işçi sınıfı mücadelesi, sendikal hareket, emek tarihi, demokrasi ve insan hakları alanlarındaki gazeteciliğiyle tanındı.
Soner, yalnızca sendikal mücadeleyi izleyen bir gazeteci olmadı; gazetecilerin örgütlü mücadelesinde de uzun yıllar sorumluluk üstlendi. 1970'li yıllarda iki dönem Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Eğitim Sekreterliği yapan Soner, 1999'da TGS Genel Başkan Vekilliğine, 2001 yılında ise TGS Genel Başkanlığına seçildi.
12 Mart döneminde Cumhuriyet'teki diğer bazı yazarlarla birlikte gazeteden uzaklaştırılan Soner, yaklaşık bir yıl sonra Nadir Nadi döneminde gazeteye döndü. Sonraki yıllarda da Cumhuriyet'teki yazılarında Türkiye'nin emek ve sendikal mücadele tarihini, 1968 kuşağını ve ülkenin siyasal kırılmalarını kendi tanıklıklarıyla aktarmayı sürdürdü.
İşçi hareketinin yakın tanığıydı
1946 yılında Priştine'de doğan Soner, ailesiyle birlikte 1956 yılında Türkiye'ye göç etti.
Gazeteciliğe başladığı 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye işçi sınıfı hareketinin en önemli dönemlerine yakından tanıklık etti. Grevleri, direnişleri, işçi örgütlenmelerini ve sendikal mücadeleyi yıllar boyunca takip eden Soner, pek çok sendikacı ve işçi önderinin yaşamını ve mücadelesini de yazılarıyla kayıt altına aldı.
İnsan Hakları Derneği ve Ekonomik Toplumsal Tarih Vakfı'nın da aralarında bulunduğu çeşitli demokratik ve toplumsal örgütlenmelerde kuruculuk ve yöneticilik yapan Soner, Cumhuriyet Vakfı'nın da kurucuları arasında yer aldı.
Soner'in “Bizim 68'liler”, “Tito'nun Çocuklarından Atatürk'ün Gençliğine Göçün Göbeğinde” ve Önder Aker'le birlikte hazırladığı “İşçiyim Haksızım”ın da aralarında bulunduğu kitapları yayımlandı.
Şükran Soner, yaklaşık 60 yıllık gazetecilik yaşamında sermayenin ve iktidarların değil, emeğiyle yaşayanların hikâyesini anlatmayı seçti. İşçilerin grevlerinden sendikal hak mücadelelerine, 68 kuşağından demokrasi mücadelelerine uzanan uzun bir dönemin hem tanığı hem de kayıt tutanlarından biri oldu.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.