Sayfa yolu
Esra gerçekleri yüzlerine haykırdığı için tutuklandı: 'Beni parayla susturamadılar kızımla sınıyorlar'
Yayın Tarihi: 01.04.2026 , 12:55 Güncelleme Tarihi: 02.04.2026 , 00:42
Muğla'nın Milas ilçesinde yer alan Akbelen Ormanı ve çevresindeki köyleri yok etme tehdidi taşıyan maden genişletme projesine karşı bölge halkının direnişi, yedi yılı geride bıraktı.
Kimi zaman Ankara'da Meclis kapılarında, kimi zaman Muğla'da mahkeme salonlarında ve çoğu zaman da ormanın derinliklerinde süren bu tarihi mücadelede köylüler yaz demedi, kış demedi, kavurucu sıcağa ve dondurucu soğuğa rağmen topraklarını terk etmedi.
Bugün de aynı kararlılıkla, yağan yağmurun altında haklarını aramaya devam eden İkizköylüler, hukukun ve vicdanın sınırlarını zorlayan yeni bir hamleyle karşı karşıya. Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş'nin (YK Enerji) kömür madeni sahalarını genişletebilmesi için alınan acele kamulaştırma kararına karşı başlatılan bilirkişi keşfinde yaşanan protestolar, dün direnişin öncü isimlerinden Esra Işık'ın tutuklanmasıyla sonuçlandı.
Bir gecede çıkan karar ve yangından mal kaçırırcasına habersiz keşif
Sürecin başlangıcında, Akbelen Ormanı'nın çevresinde yer alan Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi için Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırma kararı verilmişti.
Bu kararın ardından 96 yurttaş konuyu yargıya taşıyarak iptal davası açtı.
Dün bölgede yapılması planlanan bilirkişi keşfi ise ne köy muhtarına ne dava avukatlarına ne de parsel sahiplerine haber verilmeden, adeta yangından mal kaçırırcasına başlatıldı.
Habersiz yapılan bu keşfe ve jandarma ablukasına karşı gösterilen haklı tepkiden sonra gözaltına alınan İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık, dün hakim karşısına çıkarılarak mahkeme heyetine görevini yaptırmama ve hakaret suçlamalarıyla tutuklandı.
Yaşanan bu hukuksuzluğun ardından Esra Işık'ın annesi ve aynı zamanda İkizköy Mahallesi Muhtarı olan Nejla Işık soL'a konuştu.
Günlerdir direnişe devam eden köylüler adına konuşan Nejla Işık, bir gecede alınan acele kamulaştırma kararına nasıl isyan ettiklerini ve hukuki sürecin tıkanmışlığını şu sözlerle anlattı:
Topraklarımızla ilgili bir gecede acele kamulaştırma kararı çıkartıldı. Bu karara isyan ettik, mahkemeye başvurduk. İptal davaları açtık. Bir yandan Danıştay'da, bir yandan Anayasa Mahkemesi'nde süreç devam ediyor ancak gelinen noktada ne bir yürütmeyi durdurma kararı var ne de başka bir şey. Biz kendimizi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, memleketin gerçek sahipleri olarak görüyoruz. Bu kararlar bizi sindirmeyecek.
Yağmur altında çadır direnişi: Köylüler tek yumruk
Akbelen'in sadece İkizköy'ün meselesi olmadığını, tüm Türkiye için kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Nejla Işık, yağmur çamur demeden sürdürdükleri zorlu bekleyişi ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:
Herkesin bu mücadeleye destek çıkması, el vermesi lazım. Burada bu köylüler aylardır yalnız kaldı, kendi kendine toprağına, vatanına sahip çıkmaya çalışıyor.
Bu sadece bizim meselemiz değil, biz yıllardır bunu söylüyoruz.
Burası bir emsal. Akbelen'de bu işi bitirirlerse Türkiye'nin her yerine yayacaklar.
Geldiğimiz nokta bu ama köylü şu anda umutsuz değil. Köylü şu anda hâlâ tek yumruk, birbirimize sarıldık. Şu an yağmur olmasına rağmen toplandığımız bir alan var. Yağmurun altında bir tane çadırın altında bekliyoruz. Keşif heyetine bir gittik baktık ne yapıyorlar diye, bir sürü jandarmayla keşfi yapmaya çalışıyorlar. Çünkü az değil, 679 parsel var. Bir günde bitmeyecek, bir hafta mı sürecek, ne kadar sürecek belli değil.
Akbelen'de ve yurdun dört bir yanında süren haklı direnişlerin sesini daha gür duyurabilmemiz için soL Haber'e abone olun. Bağımsız gazeteciliğe destek vererek gerçeğin ve mücadelenin yanında saf tutun.
'Beni parayla satın alamadılar, evladımla sınıyorlar'
Şirketin çalışmalarına tüm hızıyla devam ettiğini, kendilerinin ise haksız tutuklamalarla sindirilmeye çalışıldığını belirten Işık, kızı Esra'nın asılsız iddialarla alıkonulduğunu belirterek isyanını şu cümlelerle dile getirdi:
Şirket çalışmasına devam ediyor. Şirket hem kazı çalışmasına devam ediyor hem de maden çalışmasına. Onlar çok iyi örgütlenmişler, güç onlarda, para onlarda.
Burada bir avuç insanı susturmaya çalışıyorlar.
En kötüsü neydi, tutukladılar. Gerisi de insanlara aba altından sopa göstermek, bizi de alırlar mı diye korkutmak. Zaten herkesi öyle susturmadılar mı, şu an hapishanelerde suçsuz insanlar yok mu? Biz buradayız, yıldırma çabası var ama sonuna kadar götüreceğiz.
Esra o bayrağı devralmıştı, o bayrağı zaten 7 yıldır taşıyoruz.
Esra hep 'anne seni vermeyeceğiz' diyordu, kendisini aldılar, engel olamadık.
Ortada bir hakaret yok, bir müdahale yok. Görev yaptırmama gibi bir şey mümkün mü? Bir tane kız çocuğu ve önümüzde onlarca asker var. O gün yüz kişi olsak ne olacak, daha fazlasını yığıyorlar önümüze. Bir kılıf bulmuşlar jandarmaya hakaret, mukavemet diye. Başka bir şey yok zaten.
Verilen kararın vicdanları yaraladığını ifade eden Nejla Işık, onca baskıya ve davaya rağmen yedi yıldır geri adım atmadıklarını hatırlatarak sözlerini kararlılıkla şöyle noktaladı:
O kadar saçma bir sebeple aldılar ki içeride tutamazlar, tutmamaları lazım.
Hiçbir ahlaka, hiçbir vicdana sığmaz bu.
Ben bu ülkeye bu evladı bu yüzden yetiştirmedim. Ben iki çocuk annesiyim. Bir anne bununla nasıl sınanır? Beni bununla düşürmeye çalışıyorlar. Beni parayla satın alamadılar, beni korkutmayla hapsedemediler. Üstüme cezalar kestiler, hakkımda davalar açtılar, benim bu mücadeleden söküp atamadılar.
Şimdi beni evladımla sınamaya çalışıyorlar.
Ama yıldıramayacaklar. Yılmayacağız, pes etmeyeceğiz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.