Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Eric Fischl’in resimlerinde iki dünya

''Rift/Raft' resmine baktığımızda, uçurumla birbirinden ayrılmış iki dünya olduğunu, bunun bir tarafının zenginlerden diğer tarafının yoksullardan oluştuğunu görmemek mümkün değil.'

Fide Lale Durak

Yayın Tarihi: 27.08.2023 , 08:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Eric Fischl, 2016, “Uçurum/Sal (Rift/Raft)”

 Eric Fischl, 1948 yılında New York’ta doğar ancak Long Island banliyölerinde büyür. Hayatı ABD’nin kırsal bölgelerinde geçer, çokça şehir değiştirdiği gençlik yıllarında sanat eğitimine Arizona’da başlar ve sonunda Kaliforniya Güzel Sanatlar Okulundan mezun olur. 1974 yılında Kanada’da (Nova Scotia) bir kolejde öğretmenlik işi bulana kadar Şikago’da Çağdaş Sanat Müzesi’nde bekçilik yapar. Banliyöde yaşadığı dönemlerde, gökdelenlerin gölgesinde kalmış, görünmeyen ve hakkında konuşulmayan hayatlara dair izlenimler ve anılar biriktirir. Bu yüzden, özellikle erken çalışmalarında kırsal kültür imajlarına takıntılıdır. Kendi deyimiyle “yaşananlar ile söylenemeyenler arasındaki uçuruma” odaklanır. 

1979 yılında New York’ta açtığı ilk kişisel sergisinde, Amerika’nın şatafatlı yaşantısı yerine, onun gölgesinde şekillenen kenar mahalle yaşamlarını ele alır. Bu yüzden resimleri bazı çevreler açısından rahatsızlık vericidir. Fischl acımasız bir gözle gerçekçi resimler yapar; bazen genç bir erkeğin bastırılmış cinselliğinin dışavurumunun konu edindiği, bazen de insan vücudunun kusurlarına odaklanılan resimlerdir bunlar. Gündelik hayatın içinden çekip çıkardığı konular, çoğu zaman banal gerçeklerin abartılmış halidir ama asla karikatüre dönüşmezler. İzleyiciye rahatsızlık verici bir yanı ise hep vardır. 

Fischl’in 2016 yılında yaptığı “Uçurum/Sal”, ressamın gerçekçi gözü ve konunun rahatsız ediciliği bakımından dikkat çekici bir resimdir. Resimde sol tarafta bir sergi mekânında olduğunu düşünebileceğimiz ama sergiyle ilişkisiz duran bir grup; sağ tarafta ise bindikleri sal devrilmiş, büyük ihtimalle göçmen olan ve yaşam mücadelesi veren insanlar yer alır. 

Fischl, resimdeki iki ayrı mekânı birbirinden keskin bir şekilde ayırır. Birbiri ile alakasız duran bu iki resmin yan yana kurgulanması ister istemez izleyiciyi karşılaştırma yapmaya iter. Bu karşılaştırma sayesinde resmin sözü belirginleşir. Sol taraftaki çeşitli fotoğrafların kolajı gibi duran kompozisyonda sahilden fırlamış çıplaklar, sanatçısına poz veren bir nü, takım elbiseli adamlar ve sadece telefonu ile ilgilenen bir çift vardır. Bu çeşit çeşit insanlar olup bitenlerle ilgilenmeyen, kendine dönük ve hatta samimiyetsiz görünürler. 

Eric Fischl, 2016, “Uçurum/Sal” Resmin sol paneli 

Sağ tarafta ise haberlerden aşina olduğumuz, çıktıkları yolculukta şişme botları battığı için kıyıya çıkmaya çalışan göçmenleri görürüz. Resmin sol tarafına, sağ taraftaki bu ölüm kalım mücadelesi ile birlikte bakıldığında, sol taraftaki insanların bakışlarını resmin sağında yaşananlardan bilerek kaçırdığını fark ederiz. Böylece dünyanın sessiz kaldığı göçmen ölümlerine olan kayıtsızlık sol taraftaki insanlarla simgeleşir.

Fischl resimlerinde birden fazla fotoğraftan yararlanır. Her ne kadar fotoğraflardan çalışıyor olsa da fotogerçekçilerin önemsediği hassasiyette, gerçeğe yakın görüntüler üretmekle ilgilenmez. Fischl’ın fırçası dışavurumcu diyebileceğimiz bir serbestlikte kendini hissettirir ve büyük renk lekeleri ile fotogerçekçi üsluptan oldukça uzaktır. Diğer taraftan ise fotoğraf sayesinde elde ettiği görüntülerin kolajıyla sanki yeni bir fotoğraf oluşturmuş gibidir ve fotogerçekçilere bu açıdan yaklaşır. Her durumda Fischl’ın tavrı gerçekçidir. Fischl’ı özel kılan bir diğer önemli fark, kamera merceğinin yarattığı deformasyonlar yerine kendi deformasyonlarını kullanması ve böylelikle özgün bir gerçekçiliğe ulaşmasıdır. 

Her iki resmin kompozisyonu da kendi içinde üçgenler oluşturur, figürlerin hareketleri bir diğer tuvalde tekrar edilerek hareket izleyicinin gözünde güçlendirilir. Sağda, sudan çıkmakta olan turuncu yelekli çocuk ile solda, çıplak güneşlenen kadının vücut posturları aynıdır. Yine sağda, yürüyerek sudan çıkan gencin vücut eğimi, soldaki sakallı takım elbiseli ile; sağda arkada ayakta duran ve öne eğilmiş çıplak adam ile solda ayakta duran çıplak kadın ve arkada telefonu ile ilgilenen takım elbiseli adamın duruşları benzerdir. Bu hareket benzerlikleri resmi bir ahenk içerisinde görmemizi kolaylaştırır. Ancak bu biçimsel estetik aslında resmin içeriği ile çelişir. Resmin anlatısında bir ahenk değil, çatışma vardır. Fischl, bu noktada seyirciyi yabancılaştırır. Seyircinin yabancılaşması, sorgulamanın da başladığı noktadır.

Eric Fischl, 2016, “Uçurum/Sal” Resmin sağ paneli 

Resimde anlatılan bu iki dünya, resmin adıyla birlikte daha manidar bir yere oturur. Ressam, “Rift/Raft” adını koyarak bir kelime oyunu yapmaktadır. Resmin orijinal adının çevirisi “Uçurum/Sal” anlamını taşır ve aynı zamanda “Ayak takımı” anlamına da gelen bir kelimenin (riffraff) ufak bir bozulmayla tekrarıdır. Hem iki dünyanın arasındaki uçuruma hem de ressamın asıl anlatmak istediği “sınıfa” bir gönderme vardır. Fischl’ın politik görüşü hakkında bir bilgi olmasa da resimlerinde hissedilen muhalif tavır, bazen lümpen bir deşifre etme hali bazen de ezilenlerden yana bir duyarlılık gösterir.   

“Rift/Raft” resmine baktığımızda, uçurumla birbirinden ayrılmış iki dünya olduğunu, bunun bir tarafının zenginlerden diğer tarafının yoksullardan oluştuğunu görmemek mümkün değil. Peki izleyici bunun neresinde? Salı batmasına rağmen bir şekilde o saldan sağ çıkan, muhtemelen yakınlarını kaybetmiş ve göçmen olarak hayatta kalmanın kanıksanan bir yolu olarak kimsenin çalışmayacağı ücretlere çalışanlar mı? Ya da kendi dertleri dışında hiçbir şey görmeyen, bencil, tek amaçları sınıf atlamak ve daha konforlu bir yaşama kavuşmak isteyenler mi? Fischl böyle bir soruyu sormak için resim yapmadı şüphesiz ama onun açtığı zorlayıcı başlığı bir adım daha ileri taşıdığımızda bu soru anlamlı olacaktır; Biz bu resmin neresindeyiz?

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.