Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan’ın eski metin yazarı Aydın Ünsal 10 Kasım’da Atatürk’ü hedef aldı

Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal, bugünkü 10 Kasım yazısında Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef aldı. Ünal’ın baştan sona çarpıtmalarla dolu yazısındaki imaları dikkat çekti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.11.2025 , 10:22 Güncelleme Tarihi: 10.11.2025 , 11:12

Aydın Ünal adlı kişi Yeni Şafak gazetesinde köşe yazıyor. Gazete Erdoğan ailesine en yakın patron gruplarından Albayraklar’a ait.

Öte yandan Ünal bilindiği üzere Erdoğan’ın eski metin yazarlarından biri, bir dönem AKP’de vekillik de yaptı.

Sonra gözden düşünce köşe yazarlığıyla devam etti hayatına, tabii cebi para görsün diye bu vasat karaktere bir de TÜBİTAK Yönetim Kurulu üyeliği verdiler.

Ünal, bugün 10 Kasım dolayısıyla kendi karakteriyle uyumlu bir köşe yazısı kaleme aldı.

“5186 Sayılı Kanun’a da muhalefet etmeden hakiki bir Mustafa Kemal yazısı yazmak mümkün mü? Haydi deneyelim…” diye başladığı yazısını baştan sona Mustafa Kemal hakaretleriyle bezedi.

Ona göre Mustafa Kemal’in askeri safahatı başarısızdı, Çanakkale dışında bir başarısı yoktu, Filistin’de ağır zaiyat vermişti, hatta savaş varken görevi reddetmiş, kaplıcaya gitmişti.

Bunları sıralayan Ünal, vatandaşı olduğu ülkenin 18 Mart ve 30 Ağustos’ta neleri kutladığını biliyor mu acaba?

Bu iki savaşın liderliğini kimin yaptığını?

Sonra da klasik gerici uydurması, hiç şaşmaz:

Sultan Vahdettin tarafından Anadolu direnişini örgütlemek için gönderildiğinde ordudaki en müsait yüksek rütbeli subaydı; vazife doğal olarak ilk ona teklif edilecekti. İstiklal Savaşı’nın altyapısı zaten hazırdı; zafer, tek adamın değil, kolektif bir çabanın neticesiydi.

Gerçekten bu kadar utanmazlık Ünal için bile fazla.

Vahdettin haini ülkeyi yabancılara parsel parsel satarken, bu yalanı yüzü kızarmadan söyleyebilmek Ünal gibi gericilere pek yakışıyor gerçekten.

Devam ediyor ve “Mustafa Kemal bir düşünce adamı, bir mütefekkir değildi. Nitekim ne çağını, ne başka toplulukları etkileyebildi. Fikirleri bugüne de ulaşmadı” diyor Ünal.

Köhnemiş saltanatı tarihe gömmesi, halifeliği ortadan kaldırması, Cumhuriyet’i ilan etmesi, laikliğin inşası belli ki çok büyük yara olmuş Ünal gibilerinde.

Belki de Mustafa Kemal’in “Mevzubahis olan 'Millete hakimiyetini bırakacak mıyız bırakmayacak mıyız?' meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Aksi takdirde yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir” çıkışına boyun eğmiş olmalarıdır asıl canlarını sıkan…

Sonra da Mustafa Kemal’in nasıl oluyor da hâlâ bu kadar önemli olduğuna dertleniyor Ünal. Ardından da bu yerlerde sürünen tezlerini daha da kötü hale getiren şu tezleri öne sürüyor:

Bir: Mustafa Kemal’in ölümü sonrasında İsmet İnönü onu tarihten tamamen silme, hatta kazıma yoluna gitti. 1950 sonrasında Celal Bayar ve Adnan Menderes ise, İnönü’ye tepki olarak Mustafa Kemal’i bir meşruiyet aracı olarak dirilttiler. O kötü istismar geleneği işlevselliğini koruyor.

İki: Mustafa Kemal, yen bir toplum, yeni bir nesil “yaratmak” istedi; devletin tüm imkanları Batılı, modern, çağdaş, seküler, pozitivist, dinden ve dindarlıktan uzak nesiller yetiştirmek için seferber edildi. Toplumun genelinin itiraz ve hatta isyan ettiği bu proje yürümedi ama arkasında hasar ve kutuplaşma bıraktı. Mustafa Kemal bugün ne fikirleriyle ne de eserleriyle var; sadece Batılı yaşam tarzlarının muhafazası için istismar edilen bir isim olarak varlığını sürdürüyor. Atatürk ismi, Batılı yaşam tarzlarının, örneğin alkol kullanmanın, teşhirciliğin, valsin, cadılar bayramının, örneğin LGBT sapkınlığının, İslâm’a ve Müslümanlara husumetin ve daha nicesinin bir istismar vasıtası, bir meşrulaştırma bahanesi olarak araçsallaştırılıyor.

Üç: Türkiye’yi asla kendilerinden görmeyen ama kapılarında tutmak isteyen dış dinamikler için de Atatürk ismi kendilerine sonsuz fayda sağlayan bir araç olarak başarıyla korunuyor, kollanıyor ve kullanılıyor.

Ünal, 10 Kasım’da bir kez daha saltanatın, hilafetin, her türden gericiliğin, ülkesini emperyalistlere satan hainlerin temsilciliğine soyunup üzülmüş.

Bugün onun için gerçekten bir yas günü, anlıyoruz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.