Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan'dan 'komisyon' açıklaması: 'İki toplantıda da kararların oy birliği ile alınması ümit verici'

Kabine Toplantısının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun bugüne kadar yapılan iki toplantısında da kararların oy birliğiyle alınmasını "ümit verici" olarak nitelendirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 11.08.2025 , 22:56

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde saat 15.57'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 2 saat sürdü. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının ardından gündeme dair çeşitli açıklamalarda bulundu.

"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun bugüne kadar yapılan iki toplantısında da kararların oy birliğiyle alınmasını "ümit verici" olarak nitelendiren Erdoğan, "Bu yapıcı yaklaşımın sürdürülmesini temenni ediyoruz" dedi.

"Son haftalarda yaşanan tartışmalar, Türkiye'nin halen en büyük sorununun siyasi rekabeti yıkım siyasetine çeviren, hükümeti yıpratmak için devletin kurumlarını itibarsız hale getirmeyi meşru gören çarpık muhalefet anlayışı olduğunu bir kez daha teyit etmiştir" iddiasında bulunan Erdoğan, e-imza skandalı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ülke genelinde başlayan protestoları kıyasladı:

"Suç örgütü üyelerini aklamak için kimse sokağa çıkmadı, protesto eylemi düzenlemedi, milli markaları boykot çağrısı yapmadı, Batılı medya kuruluşlarına kimse şikayette bulunmadı. Hele hele tehdit ederek, hakaret ederek kimse mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmadı. Yani her şey kanuna, nizama ve hukuk devleti ilkelerine uygun yürütüldü."

Deprem açıklaması: 'Merkezi idarenin tek başına altından kalkabileceği bir yük değil'

Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

Dün akşam saatlerinde merkez üssü Balıkesir'in Sındırgı ilçesi olan 6,1 büyüklüğündeki deprem hakkında konuşan Erdoğan, "Yaşanan her deprem ve sarsıntıyla depreme hazırlık konusunun önemini tekrar hatırlıyoruz" dedi.

Erdoğan, hükümetin kentsel dönüşüm başta olmak üzere yapı stokunun yenilenmesi içi gayret ettiğini iddia etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak hep söylediğimiz gibi bu merkezi idarenin tek başına altından kalkabileceği bir yük değil. İktidarı, muhalefeti, yerel yönetimleri ve elbette şehir sakinleri ile beraber ele verip bu mücadeleyi seferberlik ruhuyla yürütmemiz şart. Bu konuda artık bir mutabakat oluşmalı, ideolojik ön yargılar terk edilmeli, herkes elini taşın altına koymaktan kaçmamalıdır. Biz bunu sağlamak için her türlü işbirliğine açığız."

'Komisyon toplantısında kararların oy birliği ile alınması ümit verici'

Erdoğan, PKK'nin sembolik silah bırakma töreninin ardından 5 Ağustos'ta TBMM'de çalışmalarına başlayan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" hakkında da konuştu.

Komisyonun muhalefet partilerinin de katılımıyla kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, "Meclisimizin süreci sahiplenmesi ve desteklemesi bakımından son derece kıymetliydi. Bu sahiplenmenin gerçekleşmesinden memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.

Erdoğan, komisyonun bugüne kadar yapılan iki toplantısında da kararların oy birliğiyle alınmasına dair "ümit verici" yorumunda bulundu ve "Bu yapıcı yaklaşımın sürdürülmesini temenni ediyoruz" dedi.

Erdoğan, "Milli meselelerde milli duruş sergilemesi siyaset kurumunun millete karşı görevidir. Türkiye hepimizin ortak yurdudur. Bu devlet Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Alevisi ve Sünnisi ile 86 milyonun her bir ferdinin devletidir" yorumunu yaptı.

"Siyasi görüşler, hayat tarzları, kökenler ve fikirler farklı olsa bile herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin asli sahibi ve aynı evin ferdi olduğunu" söyleyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne farklılıklarımız ne siyasi rekabetimiz ne de günlük tartışmalar bunun önüne geçemez, geçmemelidir. Hiçbirimiz buna izin vermemeliyiz. Komisyon çalışmalarında ehem mühim tercihinin çok iyi yapılması, süreci enfekte edecek söylemlerden uzak durulması şüphesiz çok mühimdir. Milletin yeşeren umutları ümit ederiz gündelik siyasetin mevzi kazanma hesaplarına kurban edilmez. Gerek Cumhur İttifakı gerekse hükümet olarak bizler de komisyonun çalışmalarına her türlü desteği veriyoruz."

'Ülkemizin Afrika'daki yatırımları 10 milyar dolara ulaştı'

Son kabine toplantısından bu yana "durmadan, dinlenmeden koşturduklarını" söyleyen Erdoğan, 29 Temmuz'da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Beşinci Toplantısı münasebetiyle Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i ve heyetini Ankara'da misafir ettiklerini hatırlattı. Ziyaret vesilesiyle farklı alanlarda 20 anlaşma imzaladıklarını belirten Erdoğan, ticaret hedefleri olan 15 milyar dolara ulaşmakta kararlı olduklarını belirtti..

Erdoğan, AKP'nin bir süredir patronlarla, devlet kurumlarıyla, derneklerle, cemaat ve tarikatlara faaliyetlerine hız verdiği Afrika kıtası hakkında da konuştu. Erdoğan, "20 yıldır titizlikle hayata geçirdikleri Afrika açılımı ve Türkiye-Afrika ortaklık politikalarının meyvelerini çeşitli alanlarda topladıklarını" belirterek şunları söyledi:

"Örneğin 2002 yılında kıtada 12 büyükelçiliğimiz varken, bugün bu sayı 44'e yükseldi. Ankara'daki Afrika büyükelçiliklerinin sayısı ise 38'e ulaştı. 2002 yılında 4,3 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, tam 9 kat artışla 2024 yılı sonu itibarıyla 36,6 milyar dolara çıktı. Türk müteahhitleri Afrika'da toplam 97 milyar dolar değerinde 2031 proje üstlendi. Ülkemizin Afrika'daki yatırımları 67 milyon dolardan 10 milyar dolara ulaştı. Geçmişinde sömürgecilik utancı bulunmayan bir ülke olarak 'kazan kazan' anlayışına dayalı bir işbirliği modelinin mümkün olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Kıtaya beyaz adamın gözünden bakan içimizdeki sömürgeleştirilmiş kafalara rağmen bütün bunları başardık. Şimdi bunu karşılıklı ziyaretlerle bir üst aşamaya taşıyoruz."

Gabon Cumhurbaşkanı Oligui Nguema'nın 31 Temmuz'daki ziyaretinde 8, Senegal Başbakanı Ousmane Sonko'nun 7 Ağustos tarihli ziyaretinde 4 tane olmak üzere toplam 12 anlaşma imzalandığını hatırlattı.

Erdoğan, 1 Ağustos Cuma günü İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'yi İstanbul'da misafir ettiklerini ve üçlü işbirliği zirvesinde her üç ülkeyi ilgilendiren konuları ele aldıklarını anımsattı.

'Washington'da varılan mutabakat tarihi bir adım oldu'

ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Beyaz Saray'da düzenlenen zirvede bir araya geldiğini hatırlatan Erdoğan, zirvenin ardından Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirtti.

Erdoğan, "8 Ağustos tarihinde Washington'da varılan mutabakat, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın tesisine giden o yolda tarihi bir adım oldu. Azerbaycan'a yönelik kısıtlamaların artık gündemden düşecek olması da sevindiricidir. Bütün bunlardan duyduğumuz memnuniyeti İlham kardeşime ifade ettim, Türkiye olarak her zaman yanlarında olacağımızı vurguladım. Bugün de aynı konuyu Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan'la görüştük. Barış ortamının tesisi ile birlikte bölgemizde kara ve demir yollarının ihyası, sınır kapılarının açılması ve ticaretin serbest akışının mümkün hale gelecek olması bölgedeki tüm ülkelerin menfaatine olacaktır" diye konuştu.

Yarın Gürcistan Cumhurbaşkanı Mikheil Kavelaşvili'yi Ankara'da ağırlayacaklarını belirten Erdoğan, "Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Afrika'dan Orta Asya'ya bu coğrafyada sulhü sükunun hakim olması için mücadelelerini sürdüreceklerini" öne sürdü.

Erdoğan, "Üç kıtanın merkezinde yer alan Türkiye, farklı cephelerde gelecek asrını şekillendirecek çok çetin bir mücadele yürütmektedir. Biz buna, Türkiye Yüzyılı'nın inşası mücadelesi diyoruz. Bir kere daha şunu açık ve net söylemek isterim, Türkiye'nin yükselişine Allah'ın izniyle kimse engel olamayacaktır" diye konuştu.

Sahte e-imza skandalı: 'Kimse sokağa çıkmadı, milli markaları boykot çağrısı yapmadı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda yaşanan tartışmaların, "Türkiye'nin halen en büyük sorununun, siyasi rekabeti yıkım siyasetine çeviren, hükümeti yıpratmak için devletin kurumlarını itibarsız hale getirmeyi meşru gören çarpık muhalefet anlayışı olduğunu" iddia etti.

LGS sonuçları üzerinden İmam Hatip Okullarına yönelik bir "linç kampanyası" yürütüldüğünü, Bursa'daki bir okulun duvarına asılan tebrik mesajının çarpıtılarak sınav üzerinde şüphe oluşturmaya çalışıldığını öne süren Erdoğan, "Yüz binlerce gencimizin umutlarıyla, hayalleriyle, tertemiz duygularıyla oynadılar. İddialarının hepsinin yalan olduğu ortaya çıkınca erdemli davranıp, özür dilemek yerine hiçbir şey olmamış gibi sessizce köşelerine çekildiler" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, e-imza ve sahte diploma skandalına işaret ederek, "Şimdi aynı koroyu, yargıya intikal etmiş soruşturma dosyasının başına üşüşmüş halde, sahnede görüyoruz. Basın etiğiymiş, gazetecilik ilkeleriymiş, siyasi mesuliyet duygusuymuş, insanların onuruymuş, devlet kurumlarının itibarı, Türkiye'nin kazanımlarıymış, bunların hiçbiri umurlarında dahi değil. Ellerine almışlar bir iftira fırçası, önlerine gelene kara çalıyorlar" dedi.

Soruşturma konusu suçu tespit edenin de yargıya intikal ettirip şüphelilerin yakalanmasını sağlayanın da ilgili devlet kurumları olduğunu söyleyen Erdoğan, "Soruşturma kapsamında 220 şüpheliye yönelik adli işlem başlatılmış ve 199 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. İki dalga halinde yürütülen operasyonlarda 37 kişi tutuklanmış ve 150 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Tıpkı İstanbul merkezli yolsuzluk ve sahtekarlık soruşturmasında olduğu gibi devletimiz burada da milletin hakkını yiyen haramzadelere acımamış, hepsini kulaklarından tutup adalete teslim etmiştir" diye konuştu.

"30 yıl sonra İstanbul'da yakayı ele verenlerin konumlarına ve unvanlarına nasıl bakılmadıysa bu dosyada da kimsenin gözünün yaşına bakılmadı" diyen Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ülke genelinde başlayan protestolara işaret ederek şu iddialarda bulundu:

"Daha önemlisi suç örgütü üyelerini aklamak için kimse sokağa çıkmadı, protesto eylemi düzenlemedi, milli markaları boykot çağrısı yapmadı, Batılı medya kuruluşlarına kimse şikayette bulunmadı. Hele hele tehdit ederek, hakaret ederek kimse mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmadı. Yani her şey kanuna, nizama ve hukuk devleti ilkelerine uygun yürütüldü. Şunu herkesin, özellikle de bağıran çağıran ve tetikçileri vasıtasıyla devlet kurumlarına saldıran hadsizlerin bilmesini istiyorum: Ne yaparsanız yapın, Türkiye'nin rüşvetçilerle, suç örgütleriyle, milletin malına çöken siyasi tefecilerle mücadelesini sulandıramazsınız. Kendinizi ve suç ortaklarınızı temize çıkarmak için gençlerimizi, masum çocuklarımızı kullanmaktan vazgeçin. Ekmeğini yediğiniz devletinize karşı asgari seviyede de olsa mesuliyet duygusuyla hareket edin. Her kim milletin hakkına giriyor, malına mülküne el uzatıyorsa yakasına yapışmaya devam edeceğiz."

Gabon'la işbirliği anlaşmaları imzalandı: Erdoğan'dan 'patronlarımız görev almaya hazır' mesajı
erdogan

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.