Sayfa yolu
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'nun 'arınma' mesajına destek: 'Yılanlardan rahatsız olmuş ve isyan etmiş'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.11.2025 , 13:47
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nden dönüşünde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, İmralı'ya gidilmesine yönelik kararın ardından MHP ile BBP arasında yaşanan gerilimi yok saydı ve Cumhur İttifakı'nın eşgüdüm içinde hareket ettiğini savundu.
Erdoğan, sessizliğini bozarak CHP'nin rüşvet ve yolsuzluk iddialarından "arınması" gerektiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verdi ve "Sayın Kılıçdaroğlu da görüyoruz ki; koyunlarında besledikleri yılanlardan rahatsız olmuş ve isyan etmiştir" dedi.
Komisyon kararı hakkında konuştu: 'Terörsüz Türkiye çalışmalarını eşgüdüm içinde yürütüyoruz'
Erdoğan dönüş yolunda uçaktaki gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Büyük Birlik Partisi'nin "Milli Birlik ve Dayanışma Kardeşlik Demokrasi Komisyonu"nun İmralı'ya gitme kararına tepki göstermesine karşın, Erdoğan "Cumhur İttifakı olarak, Terörsüz Türkiye çalışmalarını eşgüdüm içinde yürütüyoruz" iddiasında bulundu.
Komisyonun aldığı kararın sürece katkı sağlayacağını ve "terörün tasfiyesini" hızlandıracağını öne süren Erdoğan, "Terörsüz Türkiye menziline varana kadar sabırla, samimiyetle, cesaretle ve kararlılıkla hareket etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
"CHP'nin İmralı'ya gidecek heyette yer almama kararını, tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" soruna net bir cevap vermedi ve "Mecliste kurulan komisyon, farklı siyasi partilerin sürece dahil olması ve katkı vermesi açısından çok mühimdi. Komisyon Sayın Meclis Başkanımızın riyasetinde önemli işlere imza attı. Biz de Komisyona her türlü katkıyı, desteği verdik. Terörsüz Türkiye sürecini, gündelik siyasetin yıpratıcı tartışmalarının uzağında tutmaya özen gösterdik" dedi.
'Kılıçdaroğlu yılanlardan rahatsız olmuş ve isyan etmiştir'
Erdoğan'ın değindiği konulardan biri de CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin rüşvet ve yolsuzluk iddialarından "arınması" gerektiğine yönelik açıklaması oldu.
"Milletin bir kuruşunu dahi, kimsenin çetelerine, çıkar gruplarına peşkeş çekmesine izin vermedik, bundan sonra da vermeyiz. Şayet birileri mevcut sistemden tünel kazarak, hırsızlıklarına, yolsuzluklarına, rüşvet çarklarına su taşıyan bir yol açmışlarsa, kimsenin şüphesi olmasın, o yolları da keseriz" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
Sayın Kılıçdaroğlu da görüyoruz ki; koyunlarında besledikleri yılanlardan rahatsız olmuş ve isyan etmiştir. CHP'yi rüşvet, irtikap, hırsızlık, yolsuzluk girdabına sürükleyen anlayıştan rahatsız olduğunu söylüyor. Demek ki; bir rüşvet çarkı var. Onu kendisi de kabul ediyor. Bugün, CHP yönetiminin tek gündemi yargının önündeki korkunç iddiaları perdelemek, dikkatleri başka yönlere çekmek, gürültü çıkartarak partinin içine düştüğü bataklığın görülmesini engellemektir. Umarız CHP'liler, partilerini çepeçevre kuşatan bu ahtapottan kurtarabilir.
'Ekonomilerimizi krize karşı dirençli hale getirmeliyiz'
Erdoğan, "G20'nin ilk toplantısının konusu 'Kimseyi geride bırakmadan kapsayıcı ve sürdürülebilir iktisadi büyüme' idi. Bu bağlamda kervanın yolda kalmaması ya da geride kalanların olmaması amacıyla hem Türkiye hem dünya için yeni iktisat tedbirleri nelerdir?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
Öncelikle oturum başlığı sadece bir slogan değil, küresel adalet arayışının ta kendisidir. Maalesef dünya ekonomisi son birkaç yılda yaşadığımız sıkıntılardan çok çok yara aldı. Salgından tutun sıcak çatışmalara, adına “ticaret savaşları” denilen zorlayıcı süreçlerden göçlere, iklim krizi ve doğal felaketlere kadar birçok ağır sınama ile karşı karşıya kaldık. Türkiye olarak tüm bu süreçlerden biz de etkilendik. Ancak bütün zorlu imtihanlardan başarıyla çıkmasını bildik ve hızla toparlanıyoruz. Ülkeler günümüzde dünyanın herhangi bir yerindeki menfi gelişmelerden, krizlerden çok kolay etkileniyor. Bu nedenle küresel anlamda sürdürülebilir kalkınmayı bir ya da iki ülkenin gayretleriyle değil, topyekûn ve kararlı adımlarla sağlayabiliriz. Bu nedenle hem uluslararası platformlarda hem de ikili görüşmelerimizde daima iş birliğini önemsiyor, ülkelerin ekonomik anlamda da “kazan-kazan” anlayışıyla birbirlerine yaklaşmasının gerekliliğini ortaya koyuyoruz. Ekonomilerimizi çeşitlendirmeli, krizlere karşı dirençli hale getirmeliyiz. Enerji güvenliği artık bir lüks değil, stratejik bir zorunluluktur. Bu noktada altını çizdiğimiz önemli bir kavram da kapsayıcılıktır. Sadece “ben ve çevremdeki kalbur üstü ülkeler kazansın” anlayışı da bize göre sakattır ve sürdürülebilir olmaktan uzaktır. Daha adil bir dünya mümkün. Yeter ki büyük devletler, insanı merkeze alan politikaları samimiyetle yürütsün.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.