Breadcrumb
Erdoğan: Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması temel politikamızdır
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.07.2025 , 21:56 Güncelleme Tarihi: 17.07.2025 , 22:57
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından çeşitli gündemlere dair basın açıklaması yaptı.
İmralı süreci hakkında konuşan Erdoğan, "Riske girilmesi gerekiyorsa giriyoruz, mücadele edilmesi gerekiyorsa ediyoruz, kuvvet kullanılması gerekiyorsa kullanıyoruz, konuşulması, görüşülmesi gerekiyorsa bunu da çekinmeden yapıyoruz" dedi.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ilişkin şaibe iddialarına ilişkin de açıklamada bulunan Erdoğan, şaibe iddialarını reddetti ve "Ortaokul öğrencisinin duygularını manipüle ederek siyaset yapan zihniyet aciz, özellikle de kötücül, siyaseten müflis ve müfsit bir zihniyettir" iddiasında bulundu.
Erdoğan, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları hakkında ise "Komşumuz Suriye’nin toprak bütünlüğünün, millî birliğinin, üniter yapısının ve çok kültürlü kimliğinin korunması bizim temel politikamızdır. Suriye’nin parçalanmasına dün rıza göstermedik, bugün de yarın da kesinlikle rıza göstermeyiz" dedi.
'Biz asla siyasi ikbal peşinde değiliz'
İmralı sürecine atıfta bulunan Erdoğan, "Türkiye’nin itibarını artırmak, Türkiye’yi kardeşlikle büyütmek, Türkiye yüzyılını menziline suhuletle ulaştırmak, bölücü terör gibi ülkemizi yarım asırlık prangalarından kurtarmak için çok boyutlu bir çaba içerisindeyiz. Bunun için riske girilmesi gerekiyorsa giriyoruz, mücadele edilmesi gerekiyorsa ediyoruz, kuvvet kullanılması gerekiyorsa kullanıyoruz, konuşulması, görüşülmesi gerekiyorsa bunu da çekinmeden yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Biz asla siyasi ikbal peşinde değiliz" iddiasında bulunan Erdoğan, "Biz, milletin ve memleketin istikbalini garantiye almanın peşindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecimizle evlatlarımıza üzerinde mutlu, müreffeh ve huzurla yaşayacakları bir ülke bırakmanın peşindeyiz" dedi.
'Sanki suçmuş gibi bizi ümmetçilikle itham ettiler'
PKK'nin silah bırakma töreninin ardından yaptığı açıklamada Türk, Kürt, Arap ortaklığı vurgusu yapan Erdoğan "Ne zaman ittifak yaptık o zaman tarihi çizdik" demişti. CHP Genel başkanı Özgür Özel ise "CHP olarak durmamız gereken yerde dururuz ama Türkiye’ye ümmetçilik mezhepçilik üzerinden bu coğrafyada sana hesap yaptırmayız" diye karşılık vermişti.
Bu açıklamanın ardından yaptığı birkaç konuşmada Özel'i hedef alan Erdoğan, yine bahse konu sözlere işaret etti ve Özel'i hedef aldı. Erdoğan, şöyle konuştu:
"Konuşmamızda ayrıca yeni dönemin tarihî, siyasi, fikri çerçevesini çizdik, tabi bundan yine birileri rahatsız oldu. Bilhassa Türk-Kürt-Arap ittifakına yönelik mesajlarımız dışarıda kandan ve çatışmalardan beslenenleri, içeride ise tek parti faşizminin günümüz temsilcilerini ciddi manada tedirgin etti. Çıktılar, sanki suçmuş, kabahatmiş gibi bizi ümmetçilikle itham ettiler. Cumhuriyet tehdit altında diyerek korku yamaya çalıştılar. Son 5 gündür öyle saçma argümanlar, öyle absürt iddialar duyduk ki, bütün bu saçmalıkları anlatmaya cehalet ifadesi bile yetersiz kalıyor. Ne millet kavramından ne ümmet mefhumundan haberdarlar, ikisini birbirinin zıddı görecek kadar da bilgisizler. Türk milletinin birliğini, beraberliğin savunurken, Müslümanların evrensel kardeşliğini de savunmanın mümkün olduğunu, hatta bunun bizim için bir görev olduğunu anlamayacak kadar izansızlar, milletten ve milletin inanç dünyasından kopuk durumdalar."
'Türkiye sınav güvenliği konusunda parmakla gösterilen bir ülke'
Erdoğan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ilişkin şaibe iddiaları hakkında da konuştu.
"Bütün bu hazımsızlığın işaretlerini sadece Kızılcahamam konuşmamıza verilen histerik tepkilerde değil, LGS tartışmasında da gördük" diyerek konuya giren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sınavda başarı gösteren öğrenci sayısı üzerinden günlerdir söylemedik yalan bırakmadılar. Burada da tartışma hemen imam hatip düşmanlığına evrildi. İmam hatipliyim ya, buralara kadar işi savurdular. Öyle ki, Bursa’daki bir imam hatip ortaokulunun astığı tebrik pankartı çarpıtarak pırıl pırıl evlatlarımız maalesef hedef gösterildi. Bakanlığımız gerekli bilgileri şeffaf bir şekilde paylaşmasına rağmen, 13-14 yaşındaki çocuklarımızın temiz, saf, masum duygularını istismar ettiler.
Bir defa şunu açık açık söylemek durumundayım: Bütün sınavlarda güvenliğin en üst düzeyde sağlanması bizim olmazsa olmazımızdır. Hiçbir evladımızın emeğinin, umutlarının heba edilmesine izin vermeyiz. Bu hususta her zaman dikkatli olduk, çok titiz davrandık, tavizsiz bir duruş sergiledik. Türkiye, sınav güvenliği konusunda parmakla gösterilen bir ülkedir. Her yıl milyonlarca evladımızın, gencimizin, insanımızın girdiği sınavları hamdolsun hiçbir sorunla karşılaşmadan yapıyoruz. Hâl böyleyken, ortaokul öğrencisinin duygularını manipüle ederek siyaset yapan zihniyet aciz, özellikle de kötücül, siyaseten müflis ve müfsit bir zihniyettir."
'Su uyur, FETÖ uyumaz'
15 Temmuz darbe girişimine atıfta bulunan Erdoğan "15 Temmuz’a oyun diyenleri, tiyatro diyenleri, danışıklı dövüş diyerek çamur atanları da hiçbir zaman affetmeyecek, daima esefle hatırlayacağız" dedi.
"Su uyur, FETÖ uyumaz gerçeğinden hareketle örgütle mücadelemiz kararlılıkla sürüyor" diyen Erdoğan, bugüne kadar yüzde 30’u İçişleri Bakanlığı, yüzde 24’ü Millî Savunma Bakanlığı ve yüzde 18’i Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere toplam 155 bin kişinin kamuyla ilişiğinin kesildiğini aktardı.
Erdoğan, 155 bin kişiden 28 bininin sonrasında görevlerine iade edildiğini söyledi ve "289 fiili darbe davasının tamamında karar verildi. Bu davalarda 1634 kişi ağırlaştırılmış müebbet, 1366 kişi müebbet, 1891 kişi ise süreli hapis cezası aldı. Hâlihazırda ceza infaz kurumlarında 11 bin civarında örgüt mensubu var. Örgütün finans, ticaret, eleman devşirme, bürokrasi ve özellikle mahrem yapılanmasına yönelik operasyonlarımız devam ediyor" dedi.
Gülen'le dostluğunu unuttu: 'Vesayet odakları FETÖ’nün serpilmesine göz yumdu'
Erdoğan darbe girişime kadar sıkı ilişki içinde bulunduğu Fethullah Gülen Cemaati'nin kuruluşundan itibaren yabancı güçlerin himayesinde büyüdüğünü söyledi.
Darbeler ve anti demokratik müdahalelerin ise "FETÖ’nün önünü açtığını" söyleyen Erdoğan, "Özellikle 1980 darbesiyle, 28 Şubat müdahalesi FETÖ’yü palazlandırmış, örgüt bu iki darbeden sonra asimetrik olarak devlete sızmayı başarmıştır. Vesayet odakları irtica fobisiyle organik yapılara adeta kan kustururken, FETÖ’yü desteklemiş, korumuş, serpilmesine göz yummuşlardır. Gerek 17-25 darbe girişiminin aktörlerine, gerekse 15 Temmuz ihanetinin elebaşlarına baktığımızda bunu rahatça görebiliyoruz. Bunun doğal mecrasında gerçekleşmediği gayet açıktır" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Küresel emperyalizm 15 Temmuz’da Türkiye içindeki en sadık müttefikini kaybetmiştir. Mücadele henüz bitmiş değildir, örgütün kökünü kurutuncaya kadar azimle, sabırla, titizlikle, suçlu masum ayrımını çok iyi yaparak inşallah mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
'Suriye’nin toprak bütünlüğü temel politikamızdır'
İsrail'in Filistin, Lübnan, Yemen ve İran'a saldırılarını hatırlatan Erdoğan, "Bütün bunlar yetmezmiş gibi İsrail Dürzileri bahane ederek haydutluk sahasını son iki gündür komşumuz Suriye’ye taşıdı" dedi.
Erdoğan, İsrail'in hukuk tanımaz, kural tanımaz, ilkesiz, şımartılmış ve gözü dönmüş bir terör devleti olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gelinen aşamada bölgemizin en büyük sorunu İsrail’in saldırganlığıdır. Bütün bölgeye yaşatılan bu acı, bu vahşet, bu soykırım, bu saldırganlık hiçbir zaman unutulmayacak, vicdanlarda derin izler kalacak. Eğer canavar bir an evvel durdurulmazsa önce bölgemizi, sonra dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyecektir. Şunu bir kere daha altını çizerek ifade etmek istiyorum: Komşumuz Suriye’nin toprak bütünlüğünün, millî birliğinin, üniter yapısının ve çok kültürlü kimliğinin korunması bizim temel politikamızdır. Suriye’nin parçalanmasına dün rıza göstermedik, bugün de yarın da kesinlikle rıza göstermeyiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü özellikle ramına, güneyiyle kuzeyi arasında koridor açma hayali kuranlar emellerine Allah’ın izniyle ulaşamayacaklardır. Suriyeli kardeşlerimizle birlikte biz buna izin vermeyeceğiz.
Şunun da bilinmesini isterim: Tıpkı sınırlarımız içindeki Kürt vatandaşlarımız gibi, Suriye’deki Kürtler de bizim özbeöz kardeşimizdir, canımızdan bir parçadır, evelallah onların da Siyonizmin sofrasında meze olmalarına müsaade etmeyeceğiz. Arap, Türkmen, Kürt, Hristiyan, Sünni, Nusayri, Dürzi demeden tüm kesimleriyle Suriye halkının sulh içinde yaşaması bizim en büyük arzumuzdur. Suriye’nin esenliğine giden yol da bundan geçmektedir. İstikrarlı bir Suriye, çevresindeki tüm ülkeler için de istikrar üretecektir. Tersi bir durumda Allah korusun bunun yükünü herkes taşıyacaktır. Buradan Suriye hükûmetine ve halkına en içten dayanışma mesajlarımızı iletiyorum."
'Memurlara doğum sonrası yarı zamanlı çalışma hakkını hayata geçiriyoruz'
AKP'nin 2025'i ilan ettiği "Aile Yılı" hakkında da konuşan Erdoğan, "Bu sene aile kurumunu destekleyici adımlar atıyoruz. Kadın ve erkek memurlara tanınan doğum veya evlat edinme sonrası yarı zamanlı çalışma hakkını hayata geçiriyoruz" dedi.
Erdoğan, "Bu akşam yayımlanacak yönetmelikle memurlar, doğumdan itibaren ilköğretim çağına başlayana kadar yarı zamanlı çalışabilecek. Haftalık 20 saatlik çalışma esasına dayalı bu düzenleme, ebeveynlerin çocuklarının gelişimine daha fazla zaman ayırmalarına ve aile içi bağların güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı.
| Erdoğan'dan 15 Temmuz töreninde 'yeni anayasa' çağrısı: 'Meclis'in destek vereceğine inanıyorum' |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.