Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan 'depremzedelere faizsiz ev' demişti ama rakamlar öyle demiyor? İşte faiz demeden alınan faizin gerçek tablosu

Depremzedeler için peşin fiyatı 484 bin lira olan ev 18 yıl taksitle 1,89 milyona dayanıyor. Avukat Alkan'ın "düpedüz faiz" dediği tablo Vakıfbank ve İş Bankası oranlarıyla yarışırken altyapı müjdesi yasal zorunluluk çıkıyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 12.02.2026 , 12:34 Güncelleme Tarihi: 12.02.2026 , 13:20

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Meclis’te yaptığı konuşmada, deprem konutları için ödenen miktarların sembolik olduğunu savunarak İzmir, Elazığ ve Giresun’daki deprem konutları için ödenen rakamları örnek gösterdi. Bugünün ekonomik krizi ve hızlı fiyat artışları içinde bu iller için ödenen rakamların sembolik kaldığı bir gerçek. Ancak sahadaki güncel durum, ve 6 Şubat depremleri sonrası yıkılan evler için sunulan güncel rakamlar bu tabloyla ne kadar uyuşuyor? 

Gelin, detaylara yakından bakalım.

Erdoğan konuşmasında, yapılan 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti. 

Su, kanalizasyon, yol, doğalgaz ve elektrik gibi altyapı giderleri halihazırda Türkiye’nin her yerinde zaten devletin ilgili kurumları tarafından karşılanıyor. Yani deprem bölgesi için bu konuda yapılan uygulama, özel bir ayrıcalıktan ziyade yasal bir gereklilik. 

Kaldı ki 6 Şubat depremlerinin ardından 11 kent afet bölgesi ilan edilmişti. Yasaya göre afet bölgelerinde altyapı giderleri devlet tarafından karşılanıyor ve bu masraflar için vatandaşlardan ücret talep edilmiyor.

Yüzde 50 indirim ve ödeme tablosundaki çelişkiler

Erdoğan’ın bir diğer önemli açıklaması ise fiyatlar üzerindeki indirimlerle ilgiliydi. 

Erdoğan zaten devlet tarafından karşılanması gereken altyapı maliyetlerini çıktıktan sonra kalan fiyat üzerinden yüzde 50 indirim yapıldığını, altyapı dahil konut maliyetinin yüzde 65’inin devletçe karşılandığını ve 2 yıl ödemesiz, 18 yıl vadeli bir sistem kurulduğunu belirtti. 

Konutların ortalama 1 milyon 890 bin liralık bir fiyatla sunulacağı ifade edildi. Erdoğan ayrıca sosyal medya paylaşımında, evlerin peşin alınması durumunda fiyatın 484 bin lira, köy evlerinin ise 448 bin lira olacağını duyurdu.

Ancak basit bir matematik hesabı yapıldığında durumun pek de söylendiği gibi olmadığı görülüyor. Peşin fiyatı 484 bin lira olan bir ev için 18 yıl boyunca yapılacak ödemeleri inceleyelim. 

18 yıl toplamda 216 ay ediyor. 

Eğer bu tutar faizsiz bir şekilde taksite bölünseydi, aylık ödemenin yaklaşık 2 bin 240 lira olması gerekirdi. 

Oysa paylaşılan listede taksitli satışlarda aylık ödemenin 8 bin 750 lira olacağı belirtiliyor. Bu rakam üzerinden 216 ay boyunca yapılan toplam ödeme ise 1 milyon 890 bin liraya ulaşıyor. Bu da peşin fiyatın neredeyse 4 katına tekabül ediyor. 

Avukat Ecevit Alkan, bu durumu açıkça faiz olarak yorumluyor.

Sosyal medyada duyurulan tabloda peşin fiyatına 484 bin lira olan evlerin 18 yıl sonunda aylık 8.750 lira ödendiği takdirde 1 milyon 890 bin lira olacağı anlaşılıyor. Oysa 484 bin liralık bir evin faizsiz olması durumunda aylık taksidinin 2.240 lira olması gerekiyor.

Avukat Ecevit Alkan'dan faizsiz iddiasına yanıt: 'Bu bir kelime oyunu'

Konuya dair soL’a konuşan Hatay Barosu'ndan Avukat Ecevit Alkan, afet yasasındaki detaylara dikkat çekiyor. 

Alkan, yasaya göre altyapı masraflarının zaten devletin yükümlülüğünde olduğunu hatırlatıyor. "Şimdi siz Ankara ya da İstanbul'da ev aldığınızda belediyeye ayrıca yol ya da kanalizasyon yapsın diye para mı ödüyorsunuz?" diye başlıyor söze.

Alkan aynı zamanda peşin fiyat ile taksitli fiyat arasındaki bu devasa farkı ise faiz olarak nitelendiriyor. 

Alkan’a göre faiz alınmadığı söylenmesine rağmen rakamların bu denli artması doğru bir yaklaşım değil. Eğer sistem gerçekten faizsiz olsaydı, peşin fiyatın doğrudan taksit sayısına bölünmesi gerektiğini vurguluyor. Alkan, bu ödeme planına itiraz edenlerin hukuki yollarla davayı kazanabileceğini, çünkü bu uygulamanın afet yasasına aykırı olduğunu belirtiyor.

İnşaat maliyetlerine de değinen Alkan, Türkiye genelinde bir inşaatın metrekare maliyetinin 20 ile 25 bin lira arasında olduğunu söylüyor. Bu hesapla 85 metrekarelik bir deprem konutunun maliyeti yaklaşık 1 milyon 700 bin liraya denk geliyor. Devletin talep ettiği 1 milyon 890 bin liralık tutar, altyapı maliyetleri de dahil edildiğinde bile maliyetin üzerinde kalıyor. 

Bu durum, faiz adı verilmeden faiz alınması anlamına geliyor.

Bankaların kredi oranları ile karşılaştırma

484 bin liralık bir evi 216 ay taksitle almak istediğimizde piyasadaki faiz yükünü anlamak için bankaların güncel verilerini sorduk. 

İş Bankası telefonla yaptığımız görüşmede, bünyesinde 10 yıldan fazla vadeli konut kredisi bulunmadığı için hesaplamayı 10 yıl üzerinden yaptı. 

Buna göre 484.000 TL kredi için yüzde 2,60 faiz oranıyla aylık ödeme 13.191 TL, toplam geri ödeme ise 1.582.920 TL olarak hesaplanıyor. VakıfBank ise konut kredisini yüzde 2,54 faiz oranıyla veriyor. Bu oranla 10 yıllık 484 bin liralık kredinin aylık taksiti 12.931 TL, toplam geri ödemesi ise 1.551.724 TL tutuyor.

İktidarın sunduğu modelde ise vade 18 yıla yayılarak toplam ödeme 1 milyon 890 bin liraya ulaşıyor. 

Bu veriler ışığında devletin evleri yıkılmış insanlara kendi evlerini borçlandırarak verdiği ve bunu yaparken 18 yıllık vade farkını ana paraya eklediği görülüyor. Zaman içinde enflasyonun etkisiyle bu rakamlar sembolik değerlere düşecek olsa da bu durum iki gerçeği değiştirmiyor: Zaten ev sahibi olan insanlar kendi mülkleri için yeniden borçlandırılıyor ve devlet enflasyonun kalıcı olacağını zımnen itiraf ediyor. 

Deprem bölgesinin yakıcı gerçekliği

Dışarıdan bakıldığında 484 bin lira gibi bir rakamla ev sahibi olmak uygun görünebilir. 

Ancak Avukat Ecevit Alkan bu duruma da bir açıklık getiriyor. 

"Bölgedeki insanlar her şeylerini kaybetti. Birçok depremzedenin cebinden bir anda çıkarıp 500 bin lira verecek gücü bulunmuyor. Ankara veya İstanbul koşullarına göre değerlendirme yapmak sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor. İnsanların gelirlerini ve varlıklarını kaybettiği bir ortamda, zaten ev sahibi olan kişileri kendi evlerine kavuşmaları için yeniden borçlandırmak ciddi bir yük oluşturuyor." 

Üstelik bölgedeki evler mukayese edildiğinde öyle çok ucuz da kalmış olmuyor evler. Bugün deprem bölgesinde depremden etkilenmiş kentler arasında yer alan ancak günlük rutinin Hatay-Maraş-Malatya gibi yerler bir olmadığı kentlerden biri Adana. 

Adana'da yine deprem sonrası yapılan evler gibi şehrin dışında, ulaşımın zor ve henüz sosyal hayatın tesis edilmediği yerlerde de evler zaten benzer fiyatlarda. 

Özetle iktidar, evleri yıkılmış insanlara kendi evlerini borçlandırarak veriyor ve bunu yaparken 18 yıllık bir vade farkını ana paraya ekliyor. Zaman içinde enflasyonun etkisiyle bu rakamların sembolik hale geleceği söylenebilir. Ancak bu durum, devletin enflasyonun kalıcı olacağını itiraf etmesi ve mülkiyet hakkı olan insanları yeniden borçlandırması gerçeğini değiştirmiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.