Sayfa yolu
Erbil–Süleymaniye hattında kopuş: KYB hükümetten çekildi, kendi başkanını ilan edebileceğini duyurdu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.11.2026 , 12:51 Güncelleme Tarihi: 06.11.2026 , 13:28
Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu, 20 Ekim 2024 seçimlerinden iki yıldan fazla süre sonra 4 Kasım'da ilk kez toplandı.
Oturuma 52 milletvekili katıldı. KDP'li Vala Farid başkan, Erbil'den Hristiyan milletvekili Rami Nuri başkan yardımcısı, Türkmen Reform Partisi'nden Muna Nebi Kahveci de sekreter seçildi. Üçü de 52'şer oy aldı. Oturumu boykot eden Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise ertesi gün lideri Bafıl Talabani'nin video mesajıyla hükümetten çekildiğini açıkladı.
Hükümet iki yıldır neden kurulamadı?
Seçimde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 39, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) 23, Yeni Nesil Hareketi 15, Kürdistan İslami Birliği 7, Helwest 4, Komal 3 sandalye kazanmıştı. Aralık 2024'teki açılış oturumunda yeter sayı sağlanamadı ve başkanlık divanı seçilemedi.
KDP ve KYB heyetleri, geçtğimiz ay itibarıyla en az 31 kez bir araya geldi ama sonuç çıkmadı.
Tıkanıklık bölge başkanlığı, başbakanlık, meclis başkanlığı ve stratejik bakanlıkların, özellikle İçişleri'nin paylaşımında yaşandı. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) İçişleri Bakanlığı vali, belediye başkanı ve polis şefi atamalarında belirleyici durumda. Bakanlığı elinde tutan KDP'li Rebar Ahmed, Mesrur Barzani'nin en yakın müttefiklerinden.
Barzani'ler bu konuda geri adım atmıyor.
KDP, makamların sandalye sayısına göre paylaşılmasını savunuyor ve seçim sonrası ittifakların sonucu değiştirmemesi gerektiğini söylüyor. KYB ile Yeni Nesil'in toplamı ise 38 sandalye sahip. KYB kabinenin yarısını istiyor. KYB Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani ise sorunun makam sayısı değil, "ortaklık felsefesi" olduğunu ifade ediyor.
KDP çoğunluğu nasıl yakaladı?
KDP meclise 39 sandalyeyle girdi, 51'lik mutlak çoğunluk için dışarıdan ek destek gerekiyordu.
3 Kasım Salı gününe kadar KDP, KSDP ve beş azınlık temsilcisinden oluşan blok 45 sandalyede kalıyordu. Bağdat merkezli Şafak Haber'e göre oturuma KDP'nin 39 milletvekilinin yanı sıra boykota rağmen KYB'den 3 ve Yeni Nesil'den 3 milletvekili katıldı. Ayrıca 2'si Ulusal Duruş Hareketi'nden, 1'i Halk Cephesi'nden, 1'i KSDP'den olmak üzere dört milletvekili, 1 Türkmen ve 2 Keldani-Süryani-Asuri temsilcisi de oturumdaydı. Toplam 52 ediyor.
KYB'li Hardi Salih ve Muhammed Faysal Karimhan oturumdan önce partilerinden ayrılıp bağımsız olduklarını açıkladı. Salih, baskı iddialarını reddedip katılımını bölgeyi tehlikeye atan tıkanıklıkla gerekçelendirdi. KYB ise oluşumun "rüşvet, tehdit ve psikolojik baskı" ile sağlandığını savundu. KYB ayrıca KDP'nin Erbil ve Duhok'taki nüfuzuyla azınlık vekillerini kendi yörüngesine çektiğini ileri sürüyor.
KDP lideri Mesud Barzani, meclis açılışının hiçbir partiye karşıt bir faaliyet olmadığını söyleyip boykot eden partileri meclise dönmeye çağırdı. KDP Sözcüsü Mahmud Muhammed ise KYB ve Yeni Nesil'i meclisi iki yıl boyunca felç etmekle suçladı.
KYB meclisten neden ayrıldı?
Talabani, parlamentonun KYB katılımı olmadan yeniden açılmasını gerekçe göstererek "bu başarısız hükümetten" derhal çekildiklerini söyledi. Süleymaniye ve Halepçe'deki halka ellerindeki tüm imkanlarla hizmet götüreceklerini ekledi. Bir tür "sine-i millet" çağrısı olarak yorumlanan bu tavrın ardından Bafıl Talabani meclisi ve ondan çıkacak hiçbir hükümet ya da makamı tanımayacaklarını belirtti. Talabani Erbil'e 15'den fazla kez gittiğini ve sonuç alamadığını da anlattı. KDP'yi suçladığı konuşmasında "Orada ne yaparlarsa, burada biz yaparız" dedi ve bu ifade ikinci bir meclis kurma iddiası olarak yorumlandı.
Talabani, KDP bir bölge başkanı ya da başbakan atarsa kendilerinin de atayacağını söyledi. IKBY'nin KYB ve mücadelesinin eseri olduğunu vurguladı. Maaşların iyileştirilmesi için Bağdat'ta çaba gösterdiklerini, bölgede kan dökülmesine izin vermeyeceklerini de belirtti. Hükümetin iki yıldır geçici yönetim gibi çalıştığını, Bağdat'la petrol ve benzin fiyatı farklarının bunun göstergesi olduğunu söyledi.
Ancak Talabani, KYB'nin kendi yönetimini kuracağını net biçimde ilan etmedi, buna kapıyı açık bıraktı. KDP cephesinden ise henüz bir açıklama yok.
Önümüzdeki dönemde neler olabilir?
Çözüm bulunmazsa Süleymaniye ve Erbil büyük ölçüde ayrı iki hükümet gibi işleyecek gibi görünüyor. ABD'ye yakın kaynaklara göre krizin bir nedeni de uzlaşmaları eskiden sık sık sağlayan Washington'un bu kez ilgisiz kalması ve bölgeden çekilmesi.
Bağdat'ın bu süre zarfında bölünmeden yararlanıp merkezi kuvvetini arttırması bir diğer ihtimal olarak beliriyor. Süleymaniye'nin ayrılması için Irak Anayasası'nın 119. maddesi, il meclisinin üçte biri ya da seçmenlerin onda biri tarafından başlatılacak referandumu öngörüyor.
KDP, KYB'nin birleşik yönetimdeki yerini kaybetmektense uzlaşacağını öngörüyor. KYB ise Süleymaniye ve Halepçe'yi dışlayan bir KDP'nin bölgeyi sürdürülebilir bir şekilde yönetemeyeceğini düşünüyor. Hafızalarda bir diğer örnek ise 1994-98 yıllarında KDP ve KYB arasındaki çatışma ve savaş döneminde Erbil ve Süleymaniye arasındaki "iki yönetim" döneminin geri dönme ihtimali.
Üstelik tüm sorunların merkezinde yer alan iki yıldır hükümet kuramama sorunu, erken seçimle işlerin yoluna giremeyeceğini de gösteriyor.
Geçtiğimiz aylarda ABD'nin bölgeden çekileceği dönemde KDP ve KYB'ye bağlı askeri güçler olan Peşmerge kuvvetleri tek çatı altında birleştirilmişti. Krizin bu adımı nasıl etkileyeceği de bir diğer sorun başlığı olarak ortada duruyor.
Patronların değil, emekçilerin yanında durmak için soL’a abone ol.
Tartışmanın tek nedeni koltuk mu?
Kabine pazarlıklarının asıl düğümü İçişleri Bakanlığı. KYB bakanlığı istiyor, çünkü başbakanlık ve bölge başkanlığı zaten KDP’de. KDP ise hem İçişleri’ni hem de Güvenlik Konseyi’ni vermeyi kategorik olarak reddediyor. Bu ısrar, bakanlığın vali ve belediye başkanı atamalarından ibaret olmamasından kaynaklanıyor. Resmen bakanlığa bağlı olan Asayiş, pratikte KDP ve KYB şubelerine bölünmüş durumda. Partilerin kendi istihbaratları da tarihsel olarak resmi denetimin dışında çalışıyor.
Bu güç, ekonomik bir karşılık da taşıyor. Analizlere göre KDP, Doğal Kaynaklar, İçişleri ve Belediyeler bakanlıklarını elinde tutarak kaynakların ve rantların dağıtımında ciddi nüfuza sahip. MEI’nin bir raporuna göre Ocak 2020'de KYB'nin Asayiş ve Petrol-Gaz Güçleri, Çemçemal’den Erbil’e KDP’li bakanlığın sözleşme verdiği bir şirketin gaz sevkiyatını durdurdu. Bugünkü krizde de KDP’ye yakın KAR Group çalışanlarının Çemçemal’deki ofislerinden çıkarılması, KYB'nin öfkesinin ilk işaretleri arasında yorumlanıyor.
Rant iki tarafın da meselesi.
Kerkük-Ceyhan hattı kapalıyken Kürt petrolü İran’a yönlendirildi ve bu, iki partinin liderlerine ciddi gelir sağladı. KDP'ye göre KYB bundan orantısız biçimde daha çok yararlandı.
Petrolün satışı 917 gün sonra Bağdat denetiminde yeniden başladı. Dolayısıyla tartışma bir makam pazarlığından öte, gelirin kimde toplanacağına dair bir mücadele. Bölgeyi araştıran uzmanlar bu mücadelenin bugün özellikle gaz, sözleşmeler, yerel atamalar ve güvenlik hizmetleri üzerinden yürüdüğünü belirtiyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.